T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/358 Esas
KARAR NO : 2025/436
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/11/2024
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında elektrik aboneliği ilişkisinin bulunduğunu, davalının...sözleşme hesap numaralı ... muhatap numaralı abonelikten kaynaklı ... tesisat numaralı elektrik tesisatında usulsüz kullanımının tespit edildiğini, davalı aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, takip çıkışı miktarının 9.232,39.-TL olduğunu, davalının haksız ve mesnetsiz itirazı ile icra takibini durdurduğunu, borç ödenmediğinden takibin devamı için itirazın iptalinin gerektiğini, davalının itirazının haksız olduğunu belirterek açtıkları davanın kabulü ile İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama gideri, vekalet ücreti ve %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesinin ve duruşma gününün tebliğ edildiği, ancak davaya ilişkin herhangi bir cevap dilekçesinin verilmediği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Dava dosyasının ilk olarak mahkememize İzmir 5.Tüketici Mahkemesi'nden davalının davaya konu elektrik aboneliğinin ticarethane aboneliği olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı ile geldiği tespit edilmiştir.
Mahkememizce öncelikle karşı taraf davalının tacir olup olmadığı hususunda araştırma yoluna gidilmiş, bu kapsamda İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve İzmir Balçova Vergi Dairesi'ne yazı yazılmış ve ilgili yazı cevapları gelmiştir.
Taraflar arası uyuşmazlığın esasına girilmeden önce gelen yazı cevapları göz önüne alındığında; öncelikli olarak dava şartlarından olan görev yönünden uyuşmazlığın değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup, bu kapsamda dosyanın yapılan incelemesi neticesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
Ticarî davalar; mutlak ticarî davalar, nispi ticarî davalar ve yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticarî davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin ticarî bir işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticarî sayılan davalardır. Mutlak ticarî davalar, TTK’nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu m. 99, İcra ve İflas Kanunu m. 154, Finansal Kiralama Kanunu m. 31, Ticarî İşletme Rehni Kanunu m. 22 gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticarî davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticarî dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticarî işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK’nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticarî dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticarî dava sayılan davalardır.
Nispi ticarî davalar, her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticarî nitelikte sayılan davalardır. TTK’nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları“ticari dava” sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî iş sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. Ticarî iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan bir işin diğeri için de ticarî iş sayılması davanın niteliğini ticarî hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiştir.
Yukarıda belirtilen hususlar kapsamında somut uyuşmazlığın değerlendirilmesi neticesinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı şirket tarafından davalı şahsa sağlanan elektrik tedariki kullanımında davalının kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı, kaçak elektrik kullanılmış ise kullanım bedeli tahakkuk ettirildiği halde ödenmeyen faturanın tahsiline yönelik İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyalarında davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, davalı yönünden yapılan tacir araştırmasında davalının tacir kaydının bulunmadığı, esnaf kaydının Kahvehanecilik olarak geçtiği, vergi kayıtlarına göre davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu, 1.sınıf tacir sayılmadığı, bu haliyle davalının tacir sıfatına haiz olmadığı ve ticari işletmesinin de bulunmadığı ve uyuşmazlığın davalının ticari işletmesi ile ilgili de olmadığı, nitekim İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin... sayılı kararında "dava konusu elektrik aboneliğinin ticarethane aboneliği olduğu, davalının işyerini "Kahvehane ve Kafelerin İşletilmesi" olarak kullandığı, tacir olduğuna ilişkin dosyada bir bilgi bulunmadığı, esnaf kaydı bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalının abone grubu ve faaliyeti nedeniyle mesleki amaçla hareket ettiğinden 6502 sayılı Kanun'da tarif edilen tüketici sıfatı bulunmamaktadır. Buna göre ticarethane aboneliğine dayalı uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemelerince görülüp sonuçlandırılması gerekir." şeklinde karar verildiği nazara alınıp bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiğinden, açıklanan tüm gerekçeler dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, usul ekonomisi ve yargılamanın süratle bitirilmesi ilkeleri nazara alınarak ve takdiren dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3- 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
4- Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE,
Dair davacı vekili ile davalı tarafın yokluklarında gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 13/05/2025
Katip ...
E İMZA
Hakim...
EİMZA