T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/373 Esas
KARAR NO : 2025/799
DAVA : İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ : 18/04/2025
KARAR TARİHİ : 09/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile işbu davaya konu çekin keşidecisi olan... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak, müvekkili şirket tarafından ...Bankası A.Ş, Merkez Şubesi, 750.000,00 TL bedelli, 11.11.2024 tarihli,...No'lu çek alındığını, akabinde belirtilen çek müvekkilinin rızası hilafında kaybolduğunu, bu nedenle taraflarınca İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi... E. Sayılı dosya üzerinden hasımsız olarak kıymetli evrakın zayi olmasından kaynaklı olarak çek iptal davası açıldığını ve işbu dilekçe ekinde sunulan tensip zaptı ile çek hakkında ödeme yasağı kararı verilmiş ve ilgili çek hakkında Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan yayınlandığını, yayınlanan ilan sonucunda...tarafından ilgili çekin davalı şirket tarafından takas sistemi kapsamında ibraz edildiğinin belirtilmiş olup müvekkili şirket ilgili çekin gerçek hamili olduğundan ve davalı şirket ilgili çeki haksız olarak iktisap ettiğinden işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu,... Bankası A.Ş, Merkez Şubesi, 750.000,00 TL bedelli, 11.11.2024 tarihli,... No'lu çek müvekkili şirketin rızası hilafında elinden çıktığını, belirtilen çekin müvekkili şirket tarafından ciro edilmemiş olduğunu, arka kısımda bulunan imza da müvekkili şirkete ait olmadığını, işbu davaya konu çek keşidecinin ...Ticaret Anonim Şirketi tarafından ticari faaliyet kapsamında keşide edilerek müvekkili şirkete verildiğini, ancak çekin arka yüzü incelendiğinde, müvekkili şirketin lehdar yetkili hamil olduğu çekin arka yüzüne, başka bir kişi tarafından imza atıldığı ve sonradan imzanın üzerine iptal yazıldığının görüldüğünü, müvekkili şirket çekin lehdarı olduğundan, ilgili çekin yalnızca müvekkili şirketçe ciro edilmesi gerekirken, başka bir kişi tarafından çekin arkasına imza atılmış sonradan atılan imzanın üzerine iptal yazıldığını, lehdar olan müvekkilinin şirketin cirosu belirtilen imzadan sonra geldiğini, bu hususun açıkça göstermektedir ki işbu davaya konu çekin ciro zinciri bozuk olduğunu kötüniyetli olarak yarar sağlamak isteyen kişilerce tahsil edilmeye çalışıldığını, öyle ki çekin arka yüzünde bulunan imza da kesinlikle müvekkili şirkete ait olmadığını, bu hususta dosyanın grafoloji uzmanına tevdi edilmesini ve çekin arka yüzünde bulunan imzanın müvekkili şirketçe atılmadığının tespit edilmesini talep ettiklerini, bununla birlikte işbu davaya konu çekin ciro zinciri incelendiğinde çekin müvekkili şirket tarafından... Süt Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne ciro edildiğinin görülmekte olduğunu, ancak bu husus kesinlikle doğru olmadığını, müvekkili şirketin... Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile arasında ticari ilişki bulunmadığını, müvekkil şirketçe ilgili çekin ciro edilmediğini, belirtilen şirkete verilmediğini, bu hususta müvekkili şirketin ve... Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ticari defter kayıtlarının karşılaştırılmalı olarak bilirkişi vasıtasıyla incelenmesini talep ettiklerini, yapılacak olan inceleme sonucunda iki şirket arasında hiçbir ticari faaliyet olmadığı görüleceğini, bu hususta müvekkili şirket tarafından, arasında hiçbir ticari ilişki ve faaliyet olmayan bir şirkete çek ciro edilmesinen hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ilgili çekin yetkili ve gerçek hamil olan müvekkili şirkete iade edilmesi gerektiğini, işbu davaya konu çekin müvekkili şirkete iade edilmemesi durumunda müvekkili şirketin telafisi mümkün olmayan zararlara uğrayacağını, ayrıca davalı şirketin çeki haksız ve ağır kusurla iktisap ettiğini, davalı şirket çekin yetkili hamilli olmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3048 E., 2020/1090 K. Sayılı kararında; " Bu itibarla TTK’nin 792. maddesi kapsamında açılan çek istirdadı davasında arabulucuya başvurmak dava şartı değildir. Bu itibarla ilk derece mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin çek istirdadı davasında arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu yönündeki değerlendirmeleri hatalıdır." şeklinde hüküm kurulduğunu, işbu çek istirdat davasında arabuluculuğun dava şartı olmadığının açıkça belirtildiğini, açıklanan sebeplerle, fazlaya ilişkin talep ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla;... Bankası A.Ş, Merkez Şubesi, 750.000,00 TL bedelli, 11.11.2024 tarihli, ... No'lu çekin davalı şirketten istirdadı ile müvekkili şirkete teslim edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu çek, müvekkilin ticari ilişki içinde bulunduğu ...) unvanlı firmadan ciro yoluyla iktisap ettiğini, dava konusu çek müvekkili şirket tarafından bankaya ibraz edilmiş olduğunu, çekin karşılıksız çıkınca müvekkili şirketin kendisinden önceki ciranta olan Atmaca ...) unvanlı firmaya çeki iade ettiğini, bildikleri kadarıyla dava konusu çekin ...) unvanlı firma tarafından icra takibine konulduğunu, müvekkili şirketin, çeki iyi niyetle iktisap etmediğini, dava konusu çekin alihazırdaki hamili...) firması olduğunu, netice itibariyle; davanın müvekkili şirket yönünden reddinin gerektiğini, davanın ...) unvanlı firmaya ihbarının talep olunduğunu, delillerini sunma hakları saklı kalmak kaydı ile; açıklanan nedenlerle ve sayın Mahkemece re'sen nazara alınacak hususlar dairesinde; davanın reddine, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Ödemiş Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 14/05/2025 tarihli yazı cevapları, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkmesi'nin 25/04/2025 tarihli yazı cevabı, İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 28/04/2025 tarihli yazı cevabı dosyamız arasındadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre yapılan inceleme neticesinde; davacının yapmış olduğu ticari iş ve işlemlerde kullanmak üzere davaya konu...Bankası Merkez Şubesine ait 11/11/2024 vade tarihli, ... seri numaralı, 750.000,00.-TL bedelli çekin rızasında hilafında kaybolması nedeniyle açılan İzmir...ATM'nin... E sayılı çek iptali dosyasında çekin bankaya üçüncü kişi tarafından ibraz edilmiş olması nedeniyle çeki elinde bulunduranlara yönelik olarak açılan çek istirdadı talebine ilişkin olduğu tespit edildi.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde öncelikle talebin dava şartları yönünden incelenmesi gerekmiştir.
7155 sayılı yasanın 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.maddesiyle eklenen 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesinde "(1)Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmüne yer verilmiştir.
7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinde "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2)Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir..." düzenlemesi getirilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde yer alan; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmündeki "paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibarelerinin, 28/03/2023 tarihli 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31. maddesinde yer alan; ''6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.'' hükmü çerçevesinde "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında," şeklinde değiştirildiği, yine aynı Kanunun Geçici 1. maddesinde; ''Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 1/9/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır.'' hükmüne yer verilerek, zorunlu arabuluculuk müessesesinin İstirdat davaları için 01/09/2023 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceğinin kararlaştırıldığı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 25/12/2024 tarih 2024/1595Esas 2024/9423Karar sayılı ilamı ile;....davalının çeki nasıl iktisap ettiğinin bilinmediğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 792 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava konusu çekin istirdadı ile müvekkiline iadesine karar verilmesi talepli davada, arabuluculuk başvrusunun dava şartı olarak olarak kabul edilmesi gerektiğine ilişkin ilamı nazara alındığında;
Mahkememiz davasının dava konusu nun çekin istirdadı ile davacının borçlu olmadığının tespiti ile çekin davacıya iadesine karar verilmesi olduğu davanın 6102 sayılı TTK m. 792 hükmü uyarınca çek istirdadı talebine ilişkin olduğu ve menfi tespit talebini de içerdiği, 6102 sayılı TTK m. 4(1)-a kapsamında mutlak ticarî dava olduğu ve konusunun da bir miktar para olduğu, kanunda istisna belirtilmeden istirdat davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edildiği, bir miktar paranın tahsilini amaçlayan istirdat davaları gibi, somut olayda parasal değeri olan bir şeyin aynen iadesi talebini içeren istirdat davalarının da 01/09/2023 tarihinden itibaren dava şartı (zorunlu) arabuluculuk kapsamında olduğu, dava konusu çekin de üzerinde yazılı meblağ kadar parasal değer içerdiği ve çek istirdadı davasının aynı zamanda konusunun bir miktar para olduğu, bu hali ile menfi tespit talebinin de arabuluculuk sürecine dahil olması gerektiğinin kanuni bir düzenlemeden ileri geldiği dolayısı ile dava dosyası incelendiğinde arabuluculuk son anlaşamama tutanağı aslının mahkememize sunulmadığı gibi, dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurulduğu hususunda herhangi bir beyan ve iddianın da bulunmadığı, belirtilen gerekçeler dahilinde dava açılırken zorunlu dava şartının yerine getirilmediği, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1. ve 18/A. maddeleri gereğince dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmasının dava şartı olmasına rağmen davacı tarafından zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi talep açısından zorunlu arabuluculuk dava şartına başvurulmadığı anlaşılmakla, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve bu doğrultuda hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulması prosedürünün yerine getirilmeden ve anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslı veya onaylı örneği sunulmadan dava açılması nedeniyle, zorunlu arabuluculuk yoluna başvuru koşulunun usulüne uygun yerine getirilmemiş olması nedeniyle HMK'nun 114(2) ve 115(2) maddeleri uyarınca; davanın, DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3- Davalı taraf kendini bir vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesap edilen ve takdir olunan maktu 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde bakiye kalan gider avansının davacı tarafa iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dava tarihindeki istinaf sınırı dikkate alınarak İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 09/09/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza