T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/387 Esas
KARAR NO: 2025/658
DAVA: Ticari Şirkete Temsil Kayyımı Atanması
DAVA TARİHİ: 24/04/2025
KARAR TARİHİ: 02/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirkete Temsil Kayyımı Atanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında görülen davanın, 09.04.2025 tarihli duruşmasında, davalı şirkete temsil kayyımı atanması konusunda ihtarlı süre verildiğini, ticari sicil kayıtlarından görüldüğü üzere davalı şirkette organ boşluğu bulunduğunu, TTK'da anonim şirketlere kayyum atanmasına ilişkin özel bir düzenleme olmadığını, anonim şirketin kanunen gerekli organlarından birinin yokluğu halinde Medeni Kanun hükümlerine göre mahkemece kayyum atanacağını,TTK'nun 530. maddesi hükmünün, anonim şirketin feshi ile ilgili bir düzenleme olup ikinci fıkra kapsamında alınabilecek önlemler arasında şirkete yönetim kayyımı atanmasının da mümkün olduğunu, bu kapsamda kayyım tayini için açılacak davada şirketin feshinin de istenmiş olduğu kabul edileceğinden şirkete husumet yöneltilerek dava açılması gerektiğini, bu şekilde husumet yöneltilmesi gerekli olsa da organı olmayan bir şirkete tebliğ yapılarak davada temsilinin sağlanabilmesi mümkün olmadığından bunun sağlanabilmesi için ise açılan davada temsili sağlamak üzere 4721 sayılı TMK'nun 426. maddesinin kıyasen uygulanarak şirkete temsil kayyımı atanmasının gündeme geleceğini, sözü edilen TTK'nun 530. maddesi kapsamında açılmış bir dava olmaksızın şirkete husumet yöneltilen bir hukuk davasında ise organ eksikliği nedeniyle şirketin davada temsil edilememe durumunun ortaya çıkacağını, bunun aşılabilmesi için TTK'nun 530. maddesinden yararlanılmasının mümkün olmadığını, zira şirkete karşı dava açan şirket ortakları dışındaki üçüncü kişilerin organ yokluğu nedeniyle şirketin feshini isteyebilecekleri veya istemiş sayılacaklarının düşünülemeyeceğini, bu durumda şirketin açılan davada nasıl temsil edileceği, üçüncü kişiler için hak arama yolunun tıkanmaması, yargılamanın ilerleyebilmesi ve bu anlamda önlerinin açılabilmesi için şirkete tebliğin sağlanması gerektiğini, bu kapsamda temsil kayyımı atanması için TTK’da getirilmiş bir düzenleme bulunmadığını, kişiler için TMK'nun 426. maddesinde temsil kayyımı atanacak hallerin gösterildiğini, bu hallerin varlığı halinde vesayet makamının, ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atayacağını, bu hallerden birisinin de; ergin bir kişinin, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisinin görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda olmaması olduğunu, tüzel kişi şirketlerin organ eksikliği halinde, bir davada temsil edilebilmesinin sağlanması için de kıyasen bu hükmün uygulanabileceğinin kabul edilmesi gerektiğini bildirmiş, davalı şirketin, davalarda temsilinin sağlanabilmesi için şirkete temsil kayyımı atanmasına, temsil kayyımının görev ve yetkilerinin mahkeme tarafından belirlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı şirkete TK 35.maddesine göre tebligat yapılmış olup, davalı şirket cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmaya da katılmamıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, davacı ile davacının ortağı olduğu davalı şirket arasında mahkememizin ... esas sayılı dosyasında görülen genel kurul kararının iptali talepli davada, TMK'nun 426 ve 427.maddeleri kapsamında davalı şirketin yönetim organından yoksun olmasına bağlı olarak davada temsil edilememesi nedeniyle davalı şirketin, temsil kayyımı tarafından temsil edilmesi amacıyla davalı şirkete temsil kayyımı atanmasına ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı, mahkememizin ... esas sayılı dosyasının içeriği, ticaret sicil kayıt örneği ile; davacının ortağı olduğu davalı şirket hakkında mahkememizin ... esas sayılı dosyasında, genel kurul kararının iptali istemli dava açtığı, davanın derdest olduğu, davalı şirketin ticaret siciline kayıtlı en son tescil edilen ve 3 Temmuz 2014 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan 25.05.2014 tarihli olağan genel kurul toplantısı ve aynı tarihli yönetim kurulunda alınan kararlarla ...'nun 3 yıl süre ile şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olarak seçildiği, bu karardan sonra tescil ve ilan edilmiş bir başka kararın bulunmadığı, buna göre şirketi münferiden temsile yetkili yöneticinin görev süresinin 25.05.2017 tarihinde sona erdiği, şirketin bu tarihten sonra organsız kaldığı, buna bağlı olarak dava dosyasında, şirketi temsil edebilecek bir yöneticinin bulunmaması nedeniyle taraf teşkilinin sağlanamadığı, davalı şirkete, TMK'nun 427(4).maddesi ve 426.maddesi hükümleri gereği temsil kayyımı atanmadan tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanmasının mümkün bulunmadığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin sağlanıp davanın, görülüp sonuçlandırılabilmesi için davalı şirkete temsil kayyımı atanmasında usul ve yasal hükümleri gereği zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile; davalı şirkete, görülmekte olan genel kurul kararının iptali istemli dava ile sınırlı olması ve bu davada davalı şirketi temsil etmek üzere temsil kayyımı atanmasına, davanın niteliği ve taraflar arasındaki menfaat çatışması dikkate alınarak, taraflarla ve şirketle yakınlığı ve hukuki bir bağı bulunmayan ve davada şirketi temsil etme bilgi ve yeteneğine sahip niteliği olan İzmir bilirkişi kurulu listesinde yer alan Av. ...'in temsil kayyımı olarak atanmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
1-Davanın KABULÜ ile;
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Merkez-... sicil numarasında kayıtlı ...ne mahkememizin ... esas sayılı dosyasında görülen genel kurul kararının iptali talepli davada temsil edilmesi için ... T.C.kimlik numaralı Av. ...'in temsil kayyımı olarak atanmasına,
2-Kayyımın sarf edeceği emek ve mesaisi, davanın niteliği ve kapsamı dikkate alınarak kayyım için 13.000,00 TL maktu ücret takdirine,
3-Hükmedilen kayyımlık ücretinden nihai olarak davalı şirket sorumlu olmak üzere bu aşamada kayyım ücretinin avans olarak davacı tarafça yatırılmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden ve kesinleşmeden itibaren on günlük süre içinde kayyım ücretinin davacı tarafça avans olarak yatırılmasından sonra gerekçeli kararın kayyıma tebliğ edilerek kayyımın görevinin başlamasına,
5-Avans olarak davacı tarafça yatırılacak kayyımlık ücretinin yarısının kayyımın göreve başlaması ile diğer yarısının görevinin tamamlanması ile birlikte kayyıma ödenmesine,
6-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harcın, peşin alınması nedeniyle başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
7-Davacı yararına AAÜT hükümleri uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin, davalı şirketten alınarak, davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafça yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL maktu peşin harç, 30,00 TL iki adet elektronik tebligat gideri, 2,50 TL bir adet kep müzekkeri gideri ve 420,00 TL iki adet posta giderinden oluşan toplam 1.683,30 TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından arta kalan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02.07.2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza