T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/405 Esas
KARAR NO : 2025/501
DAVA : Şirketin İhyası (TTK'nun Geçici 7.Maddesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/04/2025
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası (TTK'nun Geçici 7.Maddesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda:
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin inşaat teknikeri olup, 10.01.1999 tarihinde ... San.ve Tic. Ltd. Şti'nde işe başladığını, şirket tarafından bordroların SGK'ya bildirilmemesi sebebiyle, hizmet dökümünde yaptığı çalışmaların görünmemesi üzerine ihyası istenen şirket aleyhine İzmir ... İş Mahkemesi... esas sayılı dosyasında açılan hizmet tespiti davasında sicil müdürlüğünün cevabi yazısı ile şirketin 13/06/2014 tarihinde 6102 sayılı Kanunun geçici 7. maddesi uyarınca sicil kaydının resen silindiğinin bildirildiğini, mahkemenin 20.03.2025 tarihli duruşmasında, ihya davası açmak üzere kendilerine kesin süre verdiğini bildirmiş,... San.ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı cevap dilekçesinde; müdürlüğün Merkez-... sicil numarasında kayıtlı ...ve Tic. Ltd. Şti.'nin 14/02/1994 tarihinde tescil edildiğini, adres durumundan oda kaydının silinmesi sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7. maddesi uyarınca çıkarılan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyeleri Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ gereği 14/05/2013 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğunu, ihtarın sicil gazetesinde yayımlandığını, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 13/06/2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiğini, bu hususun da yayınlandığını, terkin işlemlerinin tebliğ'de belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, münfesih durumda olduğu tespit edilen şirketlere / yetkililerine ihtarnameler keşide edildiğini fakat TTK gereği basiretli tacir olan ilgiler tarafından yasal süresinde müdürlüğe herhangi bir bildirimde ve başvuruda bulunulmaması üzerine resen terkin işlemi sürecinin iletildiğini, müdürlük tarafından gerçekleştirilen işlemlerin yasada öngörülen usul ve esaslar dahilinde yerine getirilmiş olup kayıt silme işleminin tamamen kanun hükmünün uygulanmasından ibaret olduğunu, müdürlüğün davada zorunlu yasal hasım konumunda olup, müdürlük tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırı husus, kusur bulunmaması nedeniyle davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, Yargıtay'ın kararlarının bu yönde olduğunu, terkinin yapıldığı dönemde şirket leh ve aleyhine açılan derdest icra takibi, dava olup olmadığının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını bildirmiş, müdürlüğün yasal hasım konumunda olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, TTK'nun geçici 7.maddesi hükmü uyarınca ticaret sicilinden resen silinen ... Ticaret Limited Şirketi hakkında davalı sıfatıyla İzmir... İş Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında açılan hizmet tespiti istemli davanın görülüp sonuçlandırılabilmesi ve verilecek ilamın infazı amacıyla ve bu davayla sınırlı olmak üzere TTK'nun 547(2) maddesi gereği ek tasfiye işlemlerinin yapılması için terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
İhyası talep edilen İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün, Merkez ... sicil numarasında kayıtlı ... ve Ticaret Limited Şirketinin TTK'nun geçici 7.maddesi hükmü uyarınca, adres durumundan oda kaydının silinmesi nedeniyle davalı tarafça yapılan ihtar ve terkin işlemleri sonucunda, sicil kaydının 13.06.2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiği görülmüştür.
TTK'nın geçici 7(1).maddesinde; anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. 7.maddenin 1.fıkrası uyarınca 01/07/2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerinin ilgili kanunlardaki tasfiye usullerine uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacağı belirtilmiştir. Kanunda, resen terkin sebepleri bu madde de tadadi olarak sayılmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, 05/09/2022 tarih 2022/4251 esas ve 2022/5467 karar, 04/04/2022 tarih 2021/4453 esas ve 2022/2752 karar, 23/03/2022 tarih 2021/9156 esas ve 2022/2306 karar, 22/03/2022 tarih 2021/9037 esas ve 2022/2304 karar sayılı ilamlarında; TTK'nun geçici 7.maddesinde tadadi olarak sayılan sebepler dışında başkaca sebeplerle terkin işleminin yapılması halinde, terkinin usulsüz olarak yapıldığının kabulü ile Anayasa Mahkemesinin 22/06/2023 günlü 2023/33 esas ve 2023/117 karar sayılı ve 15/09/2023 tarihli 32.310 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan kararı ile TTK'nun 7(15).maddesinde düzenlenen beş yıllık hak düşürücü sürenin iptaline ilişkin kararından önceki kararlarında, böylesi durumda hak düşürücü sürenin uygulanmasının mümkün bulunmadığına karar verilmiştir.
Terkin edilen şirkete çıkarılan ihtar yazısı örneği ile ticaret sicil kayıt örneklerinden şirketin, adres durumundan oda kaydının silinmesi gerekçesiyle, TTK'nun geçici 7.maddesinin 1.fıkrasında sayılan sınırlı yasal bir sebebe dayalı olarak terkin edilmediği, buna göre terkinin yasada sınırlı olarak sayılan yasada sebepler dışında bir başka sebeple terkin edildiği anlaşılmaktadır.
TTK'nun 547(2).maddesinde ek tasfiye isteminin yerinde olduğuna kanaat getiren mahkemenin, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar vermesi ile birlikte ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettireceği düzenlenmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25.09.2023 günlü, 2023/4718 esas ve 2023/5260 karar sayılı ilamında; terkin edilen şirketin, usulsüz olarak terkin edilmesi halinde ihyanın şirket ve şirket ortakları tarafından talep edilmeyip, yasada sayılan üçüncü kişiler tarafından sınırlı bir konu ile ilgili olarak yapılan ihya taleplerinde, terkin edilen şirketin, tamamen ihya edilmesinde üçüncü kişilerin hukuki yararlarının bulunmaması nedeniyle talep edilen ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmesi yanında, TTK'nun geçici 7.maddesinin 15.fıkrasında ihya terimi kullanılmakla birlikte hükmün aynı kanunun 547.maddesine paralel ek tasfiye niteliğinde bulunduğu gözetilerek, TTK'nun geçici 7.maddesinin, tasfiye memuru atanması yönünde bir hüküm içermemekle birlikte aynı kanunun 547.maddesinde olduğu gibi mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verilmekle birlikte aynı zamanda tasfiye memuru atanması gerektiği, geçici 7.maddesinin amacının madde kapsamına giren şirketlerin bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilaflarının azaltılmasına yönelik bulunması nedeniyle aksi yöndeki uygulamanın yasanın amacına aykırı olacağı belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ile Yargıtay ilamları uyarınca, üçüncü kişi tarafından TTK'nun geçici 7(15) maddesine dayalı açılan ihya davalarında; davanın, şirket ortakları veya yetkilisi tarafından şirketin yeniden ihyası amacıyla açılmayıp, sınırlı bir ek tasfiye konusu ile üçüncü kişiler tarafından açılması halinde, üçüncü kişilerin açtıkları davada şirketin yeniden ve sınırsız olarak ihyasını talep etmedikleri yalnız kendileri ile ilgili uyuşmazlık konusu ile sınırlı ihya talebinde bulundukları göz önünde tutularak, bu nitelikteki talebin TTK'nun 547(2) maddesi uyarınca ek tasfiye niteliğinde olup, sınırlı olarak ihya kararı verilmesi yanında, tasfiye memuru atanması zorunludur.
Somut dava yönünden; davanın şirket yetkilisi ve ortağı tarafından açılmadığı, ilgili üçüncü kişi sıfatındaki terkin edilen şirket alacaklısı davacı tarafından, ihya talebine konu hizmet tespiti talepli davanın görülüp sonuçlandırılması ve ilamının infazı amacına yönelik ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak üzere TTK'nun 547(2).maddesi hükmü uyarınca açıldığı göz önünde tutulduğunda, toplanan tüm deliller, dosya kapsamı, dava dosyası içeriği, ticaret sicil kayıtları ile; davacı tarafın alacaklı sıfatıyla ihyası talep edilen şirket aleyhinde, İzmir... İş Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında görülmekte olan davanın sonuçlandırılabilmesi ve ilamının infazı ile sınırlı olarak ihyasının zorunlu bulunduğu dikkate alınarak, ... Ticaret Limited Şirketinin bu dosya ile sınırlı olarak ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yerine getirmek üzere TTK'nun 547(2) maddesi hükmü gereği terkin edilen şirketin, terkin tarihinden önceki yetkilisi ...un, ihya edilen şirketin temsil edilmesi ve dava dosyası ile ilgili ek tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna terkinden önceki şirket yetkilisi olması nedeniyle ücret verilmesine yer olmadığına, kararın tescil ve ilanına karar vermek gerekmiştir.
TTK'nun geçici 7(4/a) maddesinde; terkin edilecek şirketlerin sicilde kayıtlı son adreslerine ve şirketi temsile yetkili kişilere bir ihtar yollanacağı, ihtarın, ilan edilmek üzere Ticaret Sicili Gazetesine aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibari ile Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11. fıkrasında ihtar ve ilana rağmen süresi içinde cevap vermeyen veya tasfiye memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres veya kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketlerin ticaret sicilinden resen silineceği düzenlenmiştir.
Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından sunulan cevap dilekçesindeki açıklamalar, dilekçeye ekli sunulan belge örnekleri ve ticaret sicil kayıt örnekleri ile; yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere rağmen davalı tarafından yapılan terkin işleminin TTK'nun geçici 7.maddesinin 1.fıkrasında sınırlı olarak sayılan yasal bir sebebe dayalı olarak yapılmadığı gibi terkin işlemleri sırasında terkin işlemine ilişkin ihtarın yalnız şirket adına tebliğe çıkarıldığı, şirketi temsil ve izama yetkili kişilere usulüne uygun şekilde tebliğe çıkarılmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar cevap dilekçesinde, yasal düzenleme gereği, sicil müdürlüğünün yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı iddia edilmiş ise de, sorumsuzluk hali usulüne uygun şekilde yapılan terkin işlemleri yönünden söz konusudur. Somut davaya konu terkin işleminde, TTK'nun geçici 7(1) ve 7(4/a) maddelerine aykırı olarak terkin işleminin usulsüz şekilde yapılması nedeniyle davalı tarafın, dava açılmasına sebebiyet verdiği dikkate alınarak, yargılama giderleri ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
1-Davanın KABULÜ İLE;
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Merkez ...sicil numarasında kayıtlı iken resen sicil kaydı silinen ...Ticaret Limited Şirketi hakkında davacı tarafça, İzmir... İş Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında açılan hizmet tespiti istemli davanın görülebilmesi ve sonuçlandırılabilmesi ve ilamının infazı amacıyla ve bu amaca yönelik ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla TTK'nun 547.maddesi uyarınca Ticaret Sicili'ne tescili ile ihyasına,
2-Tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için ihyasına karar verilen şirketin terkinden önceki yetkilisi ...T.C.kimlik numaralı...'un tasfiye memuru olarak atanmasına,
Tasfiye memurunun, terkinden önceki son şirket yetkilisi olması nedeniyle tasfiye memuruna takdiren ücret verilmesine yer olmadığına,
3-Kararın Ticaret Siciline tescil ve ilanına,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken karar ve ilam harcının peşin alınması nedeniyle başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
5-Davacı yararına AAÜT hükümleri uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünden alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL maktu peşin harç, 45,00 TL üç adet elektronik tebligat gideri, 2,50 TL bir adet kep müzekkeri giderinden oluşan toplam 1.278,30 TL yargılama giderinin davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünden alınarak, davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2025
Başkan...
e-imza
Üye...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza