T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/424 Esas
KARAR NO : 2025/426
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/05/2025
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
Mahkememize tevzi edilen ve yukarıda tarafları yazılı dava dosyasında yapılan inceleme sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; taraflar arasında 20/09/2023 tarihinde yapılan sözleşme ile müvekkilinin... Hatları deplase işlerinin yapımını üstlendiğini ve sözleşme şartları gereğince işini yaptığını, hak edişlerine davalı tarafından bir itirazda bulunulmadığını, 29/12/2023 tarihli ve 2.774.711,21.-TL bedelli faturanın tanzim edilerek davalıya gönderildiğini, fatura bedelinin süresi içinde ödenmemesi nedeniyle 20/05/2024 tarihli ihtarnamenin keşide edilerek ödemenin yapılmasının talep edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine davaya konu icra dosyasında ilamsız takip yapıldığını, ancak davalı tarafından borca itiraz edildiği için takibin durduğunu, müvekkilinin 04/11/2023 tarihinde iş bitirmesi nedeniyle geçici kabulün yapıldığını ve 04/11/2024 tarihinde kesin kabulün yapıldığını, zorunlu arabuluculuk başvurusu sonrasında anlaşamama tutanağının tanzim edildiğini bildirmiş, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava; ihaleye bağlı olarak taraflar arasında düzenlenen sözleşme nedeniyle davacı yüklenicinin sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirdiği, geçici ve kesin kabule bağlı olarak düzenlenen fatura bedelinin bir bölümünün ödenmediği iddiası ile davacı tarafın, davalı hakkında yapılan icra takibinde davalı tarafın borca ve ferilerine ilişkin itirazının iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu Torbalı İcra Müdürlüğünü... sayılı icra dosyasında, davacı taraf, davalı hakkında ilamsız icra yolu ile takip yapmış, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi nedeniyle takip durdurulmuştur.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnız bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruptan oluşur.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın yasal düzenlemelerce ticari sayılan davalardır. Bu davalar TTK'nun 4(1), Kooperatifler Kanunu'nun 99, İİK'nun 154, Finansal Kiralama Kanunu'nun 31, Ticari İşletme Lehine Kanunu'nun 22. maddelerinde sayılmış olup, bu nitelikteki davaların mutlak ticari dava sayılabilmesi için ilgili özel kanunlarda nitelendirilmesi ya da TTK'nun 4(1) maddesinde sayılmış olması yeterlidir.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili ve tarafların tacir olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Uyuşmazlığın nispi ticari dava sayılabilmesi için bu iki koşulun birlikte varlığı zorunludur.
Üçüncü grup ticari davalar yalnız bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirilen havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu davalar TTK'daki yasal düzenleme gereği uyuşmazlığını bir yanı tacir olmasa dahi bir yanının tacir olması halinde ticari dava sayılmıştır.
6335 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun ikinci maddesi ile değişik TTK'nun 5(1) maddesi gereğince ticaret mahkemesi ticari nitelikli davalara ve çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlendirilmiş olup, buna göre Asliye Ticaret Mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki görev ilişkisidir.
Dava, niteliği itibariyle mutlak ticari dava değildir. Buna göre nispi ticari dava niteliği bulunması halinde uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde çözülmesi mümkündür.
Davacı tarafın, ticaret şirketi olması nedeniyle tacir olduğu açıktır. Davalı ise tacir sıfatı bulunmayan belediye başkanlığıdır.
Davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için TTK'nun 4(1) maddesi uyarınca; davacı ve davalı tarafın tacir olmaları ile birlikte uyuşmazlığın ticari işletmeleri ile ilgili bulunması zorunludur. Davalı tarafın tacir olmadığı gibi bu sıfatıyla ticari işletmesinin bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın ticari işletmesi ile ilgili bulunmadığı, buna bağlı olarak TTK'nun 4(1) maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Ticaret Mahkemesi olmasının mümkün olmadığı, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde çözülmesi gerektiği ve mahkememizin görevsiz olup, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesinin zorunlu olduğu, görevin dava şartlarından olup, HMK'nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın, dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
1-Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2-HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.07/05/2025
Başkan ...
e-imza
Üye...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip...
e-imza