T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/720 Esas
KARAR NO : 2025/923
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 23/07/2025
KARAR TARİHİ : 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin lojistik sektöründe faaliyet göstermekte olup Türkiye'nin önde gelen lojistik firmaları arasında yer aldığını, Türkiye'nin birçok limanından yük taşıma işleri organize eden Müvekkili Şirket ile davalı şirket arasında taşıma işi kaynaklı ticari ilişki bulunduğunu, söz konusu ticari ilişki kapsamında davalı şirketin müvekkili firmadan hizmet aldığını, taraflar arasında taşıma ilişkisi kurulmuş ise de yazılı sözleşme bulunmadığını, uygulamada söz konusu taşımalara ilişkin yazılı şekilde sözleşme yapılmasının da pek mümkün olmadığını, kırkambar taşımalarında konşimento kural olarak aynı zamanda navlun sözleşmesinin de içeriğini ispat eden bir belge olup, bu nedenle konteyner taşımacılığında ayrı bir navlun sözleşmesi düzenlenmediği taktirde konşimentonun navlun sözleşmesi hükmünde olduğunun kabulünün gerektiğini, davalı firmanın 3 konteyner ambalajlı suyun Gölcük limanından Antwerp üzerinden...Hollanda)'ya taşınması hususunda müvekkil firmadan navlun teklifi aldığını, sunulan navlun teklifinin kabul edilmesi sonrasında müvekkil firma tarafından taşıma operasyonlarının organize edildiğini, taşıma işleminin eksiksiz yerine getirildiğini, davacı müvekkil tarafından işbu taşıma işine ilişkin16.06.2025 tarihli ... no.lu 17.535,00 Euro bedelli fatura kesildiğini, davalıya gönderildiğini ve davalı tarafından faturaya itiraz edilmediğini, ancak davalı şirketim faturaya dayalı borcunu ödemediğini, bunun üzerine İzmir... İcra Dairesi ... Esas dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına, talep edilen bedel üzerinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca Devlet bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle husumet yönünden itiraz ettiklerini, davacının davayı yanlış kişiye/kuruma yönelttiğini, işbu dava konusu olan taşıma ilişkisinde taşıtan şahsın ... isimli şahıs olduğunu, davacının dava dilekçesinde konşimentonun navlun sözleşmesinin içeriğini ispat eden bir belge olduğunu ileri sürdüğünü, TTK Madde 1120'ye göre "Navlunun Borçlusu Taşıtandır" iş bu taşıma ilişkisinde müvekkilinin taşıtan sıfatına haiz olmadığını, müvekkilinin dava konusu yapılan taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığını, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini, öte yandan esasa ilişkin olarak ise müvekkili şirket ile davacı şirket arasında taşıma ilişkisinden kaynaklı herhangi bir ticari ilişki bulunmayıp, müvekkilinin ... ile aralarında yapılan anlaşma doğrultusunda 3 konteyner ambalajlı içcek temin ettiğini, bu temin edilen ürünlerin yurt dışına gerçek satıcısı olan yani taşıtanın ... olduğunu, müvekkilinin davacı tarafla konşimento ya da navlun sözleşmesi olmadığı gibi herhangi bir yazılı taşıma anlaşması dahi olmadığını, tüm bunlara rağmen davacının parayı sürecin başından beri muhatap oldukları yükü kendilerine taşıtan bu şahıstan tahsil edemediği için ya da daha fazla tahsilat yapabilmek için müvekkilinden haksız yere alacaklarını almaya çalıştığını, davacının kötü niyetli olduğunu, kabul etmemekle birlikte bir an taşıma ücreti davalıya ödetilecek olsa dahi talep edilen tutarın fahiş olduğunu, davacı tarafın kendi çıkarı doğrultusunda konişmento düzenlediğini, yine borcu kabul etmemekle birlikte istenilen faiz oranının da fahiş olduğunu, ayrıca alacağın likit olduğu iddiasının da doğru olmadığını, her şeyden önce ortada davalının taraf olduğu bir taşıma sözleşmesi ve kararlaştırılmış bir taşıma ücreti tutarının bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre yapılan inceleme neticesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı ve davalı şirket arasında gerçekleştirildiği iddia edilen navlun sözleşmesi adı altında gerçekleştirilen taşıma işine ilişkin olarak, taraflar arasında iddia edildiği gibi bir ticari ilişki olup olmadığı, ticari ilişki mevcut ise tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, işbu bu taşıma işinden kaynaklı olarak davacı yanca kesilen faturanın davalı tarafça ödenip ödenmediği, davacı tarafça başlatılan İzmir... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası nazarında davalı yanca yapılan itirazın haklılık içerip içermediğine yönelik itirazın iptali davası olduğu görülmüştür.
Her ne kadar taraflar arasındaki uyuşmazlığın yukarıda belirtilen şekilde oluştuğu anlaşılmış ise de; dosya kapsamına göre yapılan taşımanın deniz yolu ile yapıldığı görüldüğünden bu şekilde yapılan taşımalar yönünden konşimento kapsamında ileri sürülen talebin değerlendirilebilmesine yönelik inceleme ve değerlendirme yapılmadan evvel görev yönünden dosyanın incelenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları, yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gereklidir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık esastan sona erer ve hüküm kesinleşince ise artık o uyuşmazlık hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir. (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005)
Diğer kanunlarda yer alanlar hariç olmak üzere genel olarak dava şartları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinde belirtilmekle "görev" hususu söz konusu yasa maddesinin c bendinde olumsuz dava şartı olarak belirtilmiştir. Yine söz konusu yasının 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır.
Bununla birlikte 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/2. maddesi gereği, Türk Ticaret Kanunu ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalara 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Beşinci Kitabında düzenlenen Deniz Ticaretine ilişkin hükümlerin uygulanmasının gerekmekle birlikte HSK tarafından da İzmir İli, il mülki sınırları yargı çevresinde yetkili olmak üzere İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin iş bu uyuşmazlıklar yönünden görevlendirildiği tespit edilmiştir.
Dava dilekçesi ve ekli taşıma belgeleri, faturalar vs. nazara alındığında; taşıma işine ilişkin düzenlenen konşimentonun, iddia edilen 3 konteyner ambalajlı suyun Gölcük limanından Antwerp üzerinden Hengelo (Hollanda)'ya taşınmasına yönelik olup, deniz taşımacılığından kaynaklı yapılan taşıma işine ilişkin olduğu, davalının cevap dilekçesinde 6102 sayılı TTK 1120. ve 1237.madde kapsamında savunma ileri sürdüğü, ilgili maddelere ilişkin hususun kanunda Beşinci Kitap olan Deniz Ticareti başlığı altında düzenlenmesi , taşıma ilişkisinin doğrudan deniz yolu ile olması nedeni ile deniz ihtisas mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği, HSK'nın ilgili kararı ile İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Deniz İhtisas Mahkemesi olarak görevlendirildiği, Mahkememiz ile İhtisas Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup görevin dava şartlarından olması nedeniyle HMK'nın 114/c.,115 (1) maddesi uyarınca dava şartı noksanlığı tespit edildiği takdirde davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak, taraflar arasındaki taşıma işleminin deniz taşımacılığı kapsamında konşimento hükümleri uygulanarak Deniz Ticareti İhtisas Mahkemesi olan İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden Mahkememizin iş bu davaya bakmaya görevli bulunmadığı anlaşılmakla davanın görev sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle;
1-HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ ile davanın görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2-HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli İZMİR 5.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (Deniz Ticareti İhtisas Mahkemesi)ne GÖNDERİLMESİNE,
3-Yargılama giderlerinin görevli mahkemede değerlendirilmesine,
4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 01/10/2025
Katip...
E imza
Hakim ...
eimza