Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile karar tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Mahkemece, Milas C. Başsavcılığı'ndan 21/03/2016 tarihli, 2016/506 esas sayılı iddianame içeriğinde sanıkların müştekilere karşı kasten yaralama suçu işlediklerinden bahsedildiği ancak olayda sopa sandalye vb. alet kullanıldığına dair bir ibarenin geçmediği, dosya kapsamındaki kamera kaydında bir şahsın elinde sandalye olduğu görüldüğü nazara alınarak, CMK 225/1. maddesi gereğince iddianamede belirtilmeyen bu hususun mahkemece re'sen dikkate alınamayacak olması nedeniyle ile birleştirme talepli iddianame düzenlenmesi talebi üzerine Sanık B. K. hakkında 5237 Sayılı TCK'nun 86/1, 86/3-e, 87/3. maddeleri gereğince cezalandırılması için 30/05/2017 tarihli ek iddianame ile kamu davası açıldığının anlaşılmasına göre;
Ek iddianame sanığa tebliğ edilmeden, ek iddianame duruşmada okunmadan ve ek iddianameye göre sanığın sorgusu yapılmadan 5271 Sayılı CMK'nun 176. ve 191. maddelerine aykırı olarak hüküm kurulması suretiyle duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken sanığın yokluğunda duruşma yapılması,
Kesin hukuka aykırılık nedeni olduğundan ayrıca;
2- Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde "sanıkların kastı, adli sicil kayıtları, dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları ve kişilik özelikleri nazara alınarak sanıkların takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmalarına" dendiği halde hüküm fıkrasında ve kısa kararda alt sınırdan cezalandırılmalarına karar verilerek çelişkiye düşülmesi,
3- Sanıklar haklarında katılan O. Y.'ı basit yaralama suçundan hükümler kurulduğu sırada lehlerine olacak şekilde 5237 Sayılı TCK'nun 62. maddesinin tatbikiyle indirim yapıldığı halde, katılan S. Y.'ı yaralama suçundan kurulan hükümlerde anılan maddenin uygulama dışı bırakılması suretiyle çelişkiye düşülmesi,
4- Sanık B. K. hakkında katılan S. Y.'ı yaralama suçundan hüküm kurulurken TCK'nun 86/1. maddesi uyarınca tayin olunan 1 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden kemik kırığı nedeniyle TCK'nun 87/3. maddesi gereğince (1/2) oranında artırım yapılırken “1 yıl 15 ay” hapis cezası yerine hesap hatası sonucunda “2 yıl 3 ay” hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini,
5- )Sanıklar B. K. ve M. A. B. hakkında katılan O. Y.'ı basit yaralama suçundan kurulan hükümlerde;
Mahkemece, Milas Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21/03/2016 tarihli, 2016/506 Esas sayılı iddianamesiyle kemik kırığı oluşacak şekilde kasten yaralama suçundan iddianame düzenlenmesinden sonra, CD çözümünden sanık B. K.'nın teşhisi ile olayda sandalye kullanıldığının anlaşılması karşılığında Milas Cumhuriyet Başsavcılığı'na olay anlatımında olmayan silahla kemik kırığı oluşacak şekilde yaralama suçundan iddianame düzenlenmesi talebi üzerine, Milas Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/594 esas sayılı birleştirme talepli iddianamesinde sadece sanık B. K. hakkında silahla kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanma suçunda iddianame düzenlendiği anlaşılmakla, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği hususlarının tartışılması gerektiği dikkate alınarak diğer sanık M. A. B. hakkında da birleştirme talepli iddianame hazırlanması hususunda suç duyurusunda bulunulmasından sonra, Milas Cumhuriyet Başsavcılığı'nca sanık M. A. B. hakkında katılan S. Y.'a yönelik eylemle ilgili 06/11/2017 tarihli "kovuşturmaya yer olmadığına" karar verildiği, katılan O. Y.'a yönelik eylemle ilgili olarak da ek iddianame düzenlenmediği, Sanık B.K. hakkında ise sadece katılan S. Y.'a yönelik yaralama suçundan 5237 Sayılı TCK'nun 86/1, 86/3-e, 87/3. maddeleri gereğince cezalandırılması için 30/05/2017 tarihli ek iddianame ile kamu davası açıldığının anlaşılmasına göre;
5271 Sayılı CMK'nn 225/1. maddesi gereğince hükmün konusu, iddianamede gösterilen eylem olduğundan iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması hukuka aykırı olduğundan,
Sanıkların, katılan S. Y.'a yönelik eyleminden tamamen bağımsız nitelik taşıdığından CMK'nun 253/3. maddesi kapsamında olmayan katılan O. Y.'a yönelik basit yaralama eyleminin TCK'nun 86/2. maddesi kapsamında kasten basit yaralama suçunu oluşturması ve bunun uzlaştırma hükümlerine tabi suçlardan olmasına göre, 5271 Sayılı CMK'nun 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında bulunan suç nedeniyle taraflara 5271 Sayılı CMK'nun 254/1. maddesi uyarınca 5271 Sayılı CMK'nun 253. maddesindeki esas ve usule göre uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun bu kapsamda belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Hukuka aykırı, katılanların ve C. Savcısının istinaf nedenleri yerinde görülmekle CMK'nun 289/1-e, 280/1-d, 280/1-f maddeleri uyarınca HÜKÜMLERİN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
KESİN olmak üzere 14.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)