Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık Ç. A.'nın yaşı küçük katılan K. C. K.'a yönelik eylemi nedeniyle verilen karara karşı:
Sanık Ç. A. vekili Av. Z. D.'nin ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü vekili Av. P. M.'nin istinaf başvuruları gereğince yapılan incelemede;
a) İzmir 19.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/11/2016 tarih, 2014/1017 Esas- 2016/869 Karar sayılı dava dosyasında davaya katılma ve 5271 Sayılı CMK.nın 260. maddesi uyarınca kurulan hükme karşı istinaf yoluna başvurma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü vekili Av. P. M.'nin 15/02/2017 tarihli davaya katılma talebini içerir istinaf başvuru dilekçesi gereğince yapılan incelemede;
İlk derece mahkemesi tarafından verilen hükümlerin 5271 Sayılı CMK.nın 35/2, 260, 6284 Sayılı Yasanın 2/1-d ve 20/2 maddeleri gözetilerek Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın tebliği üzerine kurum tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, sanık Ç. A.'nın yaşı küçük katılan K. C. K.'a yönelik yaralama suçu nedeniyle açılan kamu davasında 6284 Sayılı Yasanın 2/1-d ve 20/2 maddeleri uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK.nın 233 ve 234 maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden davaya katılma ve CMK.nın mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan hüküm kurulması, (Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 07/06/2016 tarih, 2016/3188-20966 Esas ve Karar sayılı içtihadı da göz önüne alınarak)
b) Anayasanın 141/3, 5271 Sayılı CMK'nun34 ve 230. maddelerine göre; gerekçelerle tutarlılık denetiminin yapılabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianamenin, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçe ile diğerine üstün tutulduğunun açık olarak kurulacak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanıkların hangi eylemlerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu eylemlerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin yasal bağlamında tartışılması gerekir.
Somut olayda;
CMK'nun 230.maddcsi uyarınca delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alman ve reddedilen delillerin belirtilmesi suretiyle sanığın eyleminin saptanması ve nitelendirilmesi ona göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden delillerin sayılması ile yerinilerek sanık Ç. ve katılan K. C. K.'ın ifadelerinden hangisine niçin itibar edildiği ya da edilmediği, denetime imkan verecek şekilde tartışılmadan gerekçesiz olarak yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle 5271 Sayılı CMK'nun 34. ve 230. maddelerine aykırı şekilde hükmün gerekçesiz bırakılmış olması,
2-Sanık Ç. A.'nın katılan A. K.'e yönelik eylemi nedeniyle verilen karara karşı:
Sanık Ç. A. vekili Av. Z. D.'nin istinaf başvurusu gereğince yapılan incelemede;
Anayasanın 141/3, 5271 Sayılı CMK'nun 34 ve 230. maddelerine göre; gerekçelerle tutarlılık denetiminin yapılabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianamenin, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçe ile diğerine üstün tutulduğunun açık olarak kurulacak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanıkların hangi eylemlerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu eylemlerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin yasal bağlamında tartışılması gerekir. Somut olayda;
CMK.nın 230.maddesi uyarınca delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alman ve reddedilen delillerin belirtilmesi suretiyle sanığın eyleminin saptanması ve nitelendirilmesi ona göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden delillerin sayılması ile yetinilerek sanık Ç. ve katılan A. K.'in ifadelerinden hangisine niçin itibar edildiği ya da edilmediği, denetime imkan verecek şekilde tartışılmadan gerekçesiz olarak yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle 5271 Sayılı CMK'nun 34. ve 230. maddelerine aykırı şekilde hükmün gerekçesiz bırakılmış olması,
SONUÇ: Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık Ç. A. vekilinin ve kurum vekilinin istinaf başvuru nedenleri bu itibarla yerinde görülmekle CMK'nın 289/1-e-g, 280/1 -b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Kesin olmak üzere, 19.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)