(5271 S. K. m. 231, 238, 253) (5237 S. K. m. 157)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanığın 13.09.2013 tarih ve 20112/416 Esas, 2013/444 Karar sayılı ilamla hükümlülüğüne karar verilip, CMK'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetim süresi içinde yükümlülük yüklenmemesine, hükmün kesinleşmesinden sonra denetim süresi içinde 22/03/2014 tarihinde dolandırıcılık suçunu işlediğinden ve bu eyleminden dolayı Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/208 E.-2015/1171 K. sayılı ve 13.10.2015 tarihli ilamıyla adli para cezasına mahkum edilmesi, dolandırıcılık suçundan hükümlülüğünün 17.12.2015 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle, hükmün CMK'nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde işlediği ve hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/208 E.-2015/1171 K. sayılı ve 13.10.2015 tarihli ilamıyla TCK'nun 157/1. maddesi uyarınca hükmolunan dolandırıcılık suçu olması, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nun 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, hükmün açıklanmasına neden olan TCK'nun 157/1. maddesi kapsamındaki dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması,
UYAP kayıtlarından Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15.12.2016 tarihli ek kararı ile adı geçen mahkeme ilamının uzlaşma kapsamında olan suçlardan olması nedeniyle infazının durdurulduğunun anlaşılması karşısında,
Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/208 E.-2015/1171 K. sayılı ve 13.10.2015 tarihli ilamına konu dolandırıcılık suçu yönünden, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2) Sanık hakkında temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin yazılmaması,
3) Müşteki H.G. vekilinin 13.09.2013 tarihli oturumda sanık A. 'in cezalandırılmasını talep ettiği halde, müşteki vekilinin bu talebinin kamu davasına katılma talebi niteliğinde olduğu gözetilmeden katılma hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi suretiyle CMK'nun 238. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirdiğinden,
İstinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf nedenleri yerinde görülmekle başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
KESİN olmak üzere 21.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)