Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 Sayılı CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Sanığın suç tarihinde 2,24 promil alkollü vaziyette, emniyetli şekilde araç sevk ve idare edemeyecek durumda, seyir halinde iken bisiklet sürücüsü müşteki A. A.'a çarparak Dokuz Eylül Üniversitesi Acil Tıp Anabilim Dalı'nın 29/01/2016 tarih ve 3533 Sayılı geçici hekim raporu uyarınca bilinçli taksirle yaralanmasına sebebiyet verdiği;
Müştekinin 20/11/2016 ve 28/06/2018 tarihli beyanlarında şikayetçi olduğu, katılmak ve uzlaşmak istediğine yönelik beyanda bulunduğu;
Sanığın, görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçlarından zarar gören müştekilerden H. Y.’ın 21/02/2018 tarihli beyanı ile şikayetçi olduğu ve katılmak istediğini beyan ettiği görülmekle;
İlgililerin açık katılma talepleri uyarınca CMK'nın 237. maddesi gereğince karar verilerek CMK'nın mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 233, 234, 237, 260, 188/1, 289/1-e maddelerine;
Taksirle yaralama suçu yönünden A. A.'ın Adli Tıp Şube Müdürlüğünden kati hekim raporunun aldırılıp, eylemin TCK'nun 89/1, 22/3 maddesi kapsamında kalması halinde uzlaşmaya tabii suçlardan olması karşısında,
6763 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 35. maddesiyle CMK'nın 254/1. maddesinde yapılan değişiklik ile kovuşturma aşamasında mahkemece uzlaşmanın kaldırıldığı, uzlaşma işleminin her halde uzlaştırma bürosunca yapılması öngörüldüğü ve uzlaşmanın dava şartı haline getirildiği dikkate alındığında kovuşturma aşamasında CMK'nın 254/2. maddesi kapsamında sanık ile katılan arasında uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma işlemlerinin yapılması sağlanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirmesi gerektiği, CMK'nın 280/1-f maddesine muhalefet edilmesi nedenleriyle;
Kabule göre de;
Taksirli yaralama suçu yönünden, TCK'nun 22/3 maddesinin tatbikinin tartışılmaması,
Sanık hakkında taksirle yaralama suçundan verilen hükümde tekerrür uygulaması yapılırken, tekerrüre esas alınan ilamın kasıtlı suça ilişkin olduğu, TCK'nın 58/4. maddesi uyarınca kasıtlı suça ilişkin mahkumiyetin, taksirli suç açısından tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret iddiası ile alakalı, sanığın sarf ettiği kabul edilen hangi beyanların hakaret suçunu oluşturduğuna yönelik gerekçe ve kabulün bulunmaması,
Bu nedenlerle mahkeme hükmünün CMK'nın 280/1-f, 289/1-e maddeleri dikkate alınarak mutlak hukuka aykırılık hali nedeni ile sair hususlarda mahallinde ikmal edilmek üzere BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nın 284/1, 286/1 maddeleri gereğince KESİN olmak üzere 25/12/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)