Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 Sayılı CMK'nun 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek aynı Kanunun 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında yapılan inceleme sonucunda;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, deliller, gerekçe ve istinaf dilekçesi incelendi:
TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe istinaf bulunmadığından eleştiri nedeni yapılmakla yetinilmiştir.
Cumhuriyet Savcısının sanıklar hakkında 4483 Sayılı yasa gereğince verilmiş soruşturma izni bulunmadığına dair istinaf itirazları, sanıklar hakkında Banaz Kaymakamlığının 28.01.2016 tarih ve 2016/04 Sayılı soruşturma izni kararı bulunduğu anlaşılmakla yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasanın 141, CMK'nın 34, 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının kanun yolu denetimine olanak verecek biçimde açık olması ve kanun yolu inceleme ve denetim merciniin bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı ve varsa itibar etmediği ya da hukuka aykırı kabul ettiği tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere dair değerlendirmelerin, eylemin ve yüklenen suçun yasal unsurlarının ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken;
442 Sayılı Kanuna göre yapılması gereken işlerin yapılması ve 2016 yılı tahmini (Geçici) bütçenin imzalanması konusunda yazı yazılmasına rağmen imzalamamaktan ibaret eylemlerinin ihmali hareketten ibaret kaldığı ve bu hali ile TCK'nın 257/2. madde ve fıkrasında düzenlenen ihmali hareketle görevi kötüye kullanma suçunun (iddianamede talep edilmemekle) CMK'nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı da tanınmak suretiyle değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, atılı suçu hangi icrai hareketle işledikleri de izah edilmeksizin yasal olmayan ve dosya kapsamı ile bağdaşmayan gerekçe ile TCK'nın 257/1. madde ve fıkrasında düzenlenen icrai hareketle görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetlerine dair yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle Anayasanın 141, CMK'nın 34, 230, 289/1-g maddelerine muhalefet edildiği anlaşılmakla,
Bu sebeplerle Anayasa'nın 141 ve CMK'nın 34 ve 230. maddelerine muhalefetle tesis edilen mahkeme hükmünün CMK'nın 280/1-d, 289/1-g maddeleri dikkate alınarak mutlak hukuka aykırılık hali nedeni ile sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK'nın 284/1, 286/1 maddeleri gereğince KESİN olmak üzere, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)