(5271 S. K. m. 234, 237, 280, 289) (5237 S. K. m. 148) (5235 S. K. m. 12)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 Sayılı CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek aynı Kanunun 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında yapılan inceleme sonucunda;
Sanıklar K. Ö., M. T. E., H. C. hakkında tefecilik suçundan kamu davası açıldığı, Hazinenin bu suçun mağduru olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nın 234/1-b maddesi gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için Hazinenin duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, iddianamenin ve duruşma gününün tebliğ edilmediği, Dairemizin bu yöndeki tevdii kararı üzerine yoklukta verilen hükmün Maliye Hazinesine 06.01.2017 tarihinde tebliğ edildiği ve süresinde Maliye Hazinesi vekilinin 11.01.2017 tarihli istinaf dilekçesi verdiği, Maliye Hazinesi vekilinin istinaf başvuru iradesinin katılma talebine yönelik de kabul edilmesi gerektiği dikkate alındığında öncelikle CMK'nın 237/2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karara bağlanmamış katılma isteminin karara bağlanması gerektiği anlaşılmakla; Sanıkların üzerine atılı tefecilik suçuna münhasır, suçtan zarar görme ihtimaline binaen Maliye Hazinesine izafeten Gelir İdaresi Başkanlığı, İzmir Vergi Dairesi Başkanlığının CMK'nın 237. maddesi gereğince kamu davasına katılan, yasa gereği vekaletnamesiz genelde Hazine vekillerinin, özelde istinaf talebinde bulunan Avukat İrem Gürel'in katılan vekili olarak KABULÜNE oybirliği ile karar verilerek gereği görüşüldü;
1-) 2016/303 Esas, 2016/255 Karar sayılı 07.04.2016 tarihli karar ile iş bu dava dosyasında birleştirilen dava dosyası dayanağı iddianame kapsamına göre;
"Şüphelilerden M. T. E. ve K. Ö.'ün şüpheli H. C. aracılığı ile herhangi bir mal ve hizmet alımı olmadan verdikleri borç para karşılığı şikayetçiden aldıkları 4.000 TL ve 50.000 TL bedelli senetleri İzmir 15. İcra Müdürlüğü ve İzmir 20. İcra Müdürlüğünde icra takibine koydukları "iddiası ile sanıklar H. C., M. T. E. ve K. Ö. hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davası yönünden;
Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun kamu kurumu olan İzmir 15. ve 20. İcra Müdürlüklerini aracı olarak kullanarak işlendiği iddiasına göre; TCK'nın 158/1-d maddesinde düzenlenen "Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle" nitelikli dolandırıcılık suçuna uyduğu, bu suça ilişkin delillerin takdir ve tartışmasının, davaya bakmanın 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesinin görevi kapsamında bulunduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı biçimde hükümler kurulması suretiyle CMK'nın 289/1-d maddesinde belirtilen (Mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi) mutlak hukuka aykırılık halinin oluştuğu,
2-) Suça konu tefecilik suçundan elde edilerek dolandırıcılık suçu kapsamında icra takibine konu edildiği iddia edilen senetler hakkında icra takibine başlanması sonrası sanık H. C.'ın katılan Y. A. ve kızını ödemeye zorlama için ölümle tehdit etme eyleminin TCK'nın 148. maddesinde düzenlenen yağma suçuna uyduğu, bu suça ilişkin delillerin takdir ve tartışmasının, davaya bakmanın 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesinin görevi kapsamında bulunduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı biçimde hükümler kurulması suretiyle CMK'nın 289/1-d maddesinde belirtilen (Mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi) mutlak hukuka aykırılık halinin oluştuğu anlaşılmakla;
Bu nedenlerle ilk derece Mahkemesinin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli görmesi nedeniyle mahkeme hükmünün CMK'nın 280/1-b, 289/1-d maddeleri dikkate alınarak mutlak hukuka aykırılık hali nedeni ile sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 24.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)