(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 237, 253, 254, 279, 280, 284, 286, 289) (5237 S. K. m. 7, 62, 151)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 Sayılı CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; Dairenin yetkisi, başvuranların hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek aynı Kanunun 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında yapılan inceleme sonucunda;
Duruşmadan ve davadan haberdar edilmeyen ve yokluğunda hüküm kurulan T.C. İçişleri Bakanlığı adına vekilin gerekçeli kararın tebliği üzerine süresinde verdiği istinaf talebinin katılma iradesini de içerdiği göz önüne alınarak CMK'nın 237/2. maddesi gereğince T.C. İçişleri Bakanlığı'nın katılan, Avukat …'nın katılan vekili olarak KABULÜNE karar verilerek;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, deliller, gerekçe ve istinaf dilekçeleri incelendi;
Avukat P. S.'ın sanıklar müdafii olmamasına rağmen gerekçeli karar başlığında yazılması mahallinde düzeltilebilir nitelikte görülmüştür.
Ancak;
Anayasanın 141, CMK'nın 34, 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının kanun yolu denetimine olanak verecek biçimde açık olması ve kanun yolu inceleme ve denetim merciniin bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, eylemin ve yüklenen suçun yasal unsurlarının ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken;
1-) Sanıklar hakkında sabit görülen hakaret, görevi yaptırmamak için direnme ve kamu malına zarar vermek suçlarından mahkumiyet hükümleri tesis edilirken geçmişleri nedeni ile erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmazken TCK'nın 62. maddesi gereğince takdiren indirim gerekçesi olarak olumlu geçmişlerinin belirtilerek çelişkili gerekçelerle yazılı şekilde uygulama yapılarak,
2-) Sanık B. K.'nun tekerrüre esas alınan İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/222 Esas, 2015/275 Karar sayılı ilamının dosya suç tarihi olan 28.11.2014 tarihinden sonra 05.05.2015 tarihinden sonra kesinleştiği, bu itibarla tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeksizin yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde uygulamaya yapılarak,
3-) Ayrıntıları emsal nitelikteki Yargıtay 13. C.D.'nin 2016/7042 Esas, 2016/16945 Karar sayılı 26.12.2016 tarihli kararında da açıklandığı üzere; Sanık M. Ç.hakkında tekerrüre esas alınan İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/273 Esas ve 2014/387 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olması ve ilgili hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde uygulama yapılarak,
4-) Sanıkların kolluk görevi icra eden özel güvenlik görevlileri ile polis memurlarına yönelik görevi yaptırmamak için direnme eylemlerinin devam eden zincirleme tek suç oluşturduğu gözetilmeksizin yasal olmayan gerekçe ile ayrı ayrı ikişer kez tecziyelerine karar verilmek suretiyle yazılı şekilde uygulama yapılarak,
Hüküm tesis edilmek suretiyle Anayasanın 141, CMK'nın 34, 230, 289/1-g maddelerine muhalefet edildiği anlaşılmakla,
Bu nedenlerle Anayasa'nın 141 ve CMK'nın 34 ve 230. maddelerine muhalefetle tesis edilen mahkeme hükmünün CMK'nın 280/1-d, 289/1-g maddeleri dikkate alınarak mutlak hukuka aykırılık hali nedeni ile sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK'nın 284/1, 286/1 maddeleri gereğince KESİN olmak üzere 21.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)