(5271 S. K. m. 34, 223, 230, 279, 280, 286, 289, 324) (5237 S. K. m. 50, 53, 54, 58, 62, 151, 167) (6136 S. K. m. 15) (6183 S. K. m. 106)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 Sayılı CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından aynı Kanunun 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında incelemeye geçilerek;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, deliller, gerekçe ile istinaf dilekçeleri incelendi:
Sanık hakkında Tavşanlı C. Başsavcılığı'nın 04.08.2016 tarih 2016/862 esas numaralı iddianamesi ile babası katılan İ. T.'ın sahibi olduğu işyerinin camını 6136 Sayılı Yasa kapsamında yasak niteliğe haiz bıçak ile kırarak mala zarar verdiği iddiası ile TCK'nın 151/1, 53, 54 ve 6136 Sayılı Kanunun 15/1-1.fıkra ve TCK'nın 53, 54. maddeleri gereğince cezalandırılması için kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucu sanığın her iki suçtan da cezalandırılmasına ve tekerrüre esas sabıkası bulunduğundan TCK'nın 58.maddesi hükmünün uygulanmasına karar verildiği görülmekle;
1-Mala zarar verme suçunda, sanığın üst soyuna karşı mala zarar verme suçunu işlediğinin kabulü ile mahkumiyet hükmü tesis edildiği, oysaki katılan ile sanık arasında alt soy-üst soy ilişkisi bulunduğunun kabul edilmesi nedeniyle nüfus aile tablosu getirtilip tespit edilerek TCK'nın 167/1-b maddesi gereğince mutlak şahsi cezasızlık sebebi bulunduğundan mala zarar verme suçu yönünden CMK'nın 223/4-b, TCK'nın 167/1-b maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yasal olmayan gerekçe ile mahkumiyet hükmü tesis olunarak CMK'nın 289/1-g maddesine muhalefet edilmesi,
2-Mahkumiyet hükümlerinde TCK'nın 58. madde uygulamasında her ne kadar tekerrüre esas kabul edilen karar gösterilmemiş ise de; sanığın sabıkasına esas ilamlar incelendiğinde Adli Sicil silinme şartlarına sahip kararların veya ceza aldığı hükümlerin kesin nitelikte adli para cezası olduğu, 5237 Sayılı TCK'nın 50/5 maddesine göre "Uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir" denilmesi suretiyle ve 14/04/2011 tarihinden sonra da doğrudan hükmolunan 3.000,00TL'ye kadar sonuç adli para cezalarının tekerrüre esas teşkil etmediği gözetilmeden, tekerrüre esas sabıkası bulunmayan sanık hakkında yasal olmayan gerekçe ile TCK'nın 58. madde uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi uyarınca hapis cezalarının çektirilmesine karar verilmesi,
Sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunmadığı halde "tekerrüre esas sabıkası olduğu" gerekçesi ile TCK'nın 62/1 ve hakkında seçenek yaptırımların uygulanmamasına ilişkin gerekçelerinin yasal dayanağının bulunmadığı,
3-Yargılama gideri olarak sanıktan tahsili gereken miktarın CMK'nın 324/4 maddesine 6352 sayılı kanunun 100.maddesi ile eklenen değişiklik doğrultusunda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkında kanunun 106.maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00TL'nin altında kaldığının anlaşılması karşısında Hazine'ye yükletilmesi gerekirken sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Bu nedenlerle Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 230 maddelerine muhalefetle tesis edilen mahkeme hükmünün CMK'nın 289/1-g maddesi atfı ile CMK'nın 280/1-b maddesi dikkate alınarak mutlak hukuka aykırılık hali nedeni BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair CMK'nın 286/1 maddesi gereğince kesin olmak üzere 07.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)