(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 43, 50, 51, 53, 235) (5271 S. K. m. 34, 230, 231, 237, 260, 279, 280, 286) (YCGK. 06.10.2009 T. 2009/8-124 E. 2009/224 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 Sayılı CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna ve esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek aynı Kanunun 280. maddesi gereğince başvuruların esası hakkında yapılan inceleme sonucunda;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, deliller, gerekçe ve istinaf dilekçeleri incelendi;
Yargılama aşamasında davadan haberdar edilmeyen ve CMK'nın 260/1. maddesine göre ihaleye fesat karıştırma suçunda katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığı vekilinin kararın tebliğinden sonra katılım ve istinaf talebinde bulunduğu gözetilerek CMK'nın 237/2. maddesi gereğince davaya KATILAN olarak KABULÜ ile; katılan Hazine ve İçişleri Bakanlığı'nın kamu kurum ve kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırma suçlarından verilen beraat ile 2 numaralı rüşvet alma-verme eylemlerinden kurulan beraat ve 1 numaralı rüşvet alma-verme eyleminde dönüşen suç vasfı sebebi ile görevde yetkiyi kötüye kullanma ve bu suça iştirak etmekten kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf isteminde bulunmaları sebebiyle bu hususta katılanlar yönünden yapılan sınırlı incelemede;
Hüküm kısmında sanık H. Y.'in isminin "H.." olarak yazılması mahallince düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
4734 Sayılı Kamu İhale Kanununun 17/a-c maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 59/1. maddesi uyarınca ihaleye katılan ve mahkumiyetlerine karar verilen firma yetkilisi sanıklar hakkında yasaklama kararına hükmedilmemesi aleyhe istinaf talebi olmadığından eleştiri nedeni yapılmakla yetinilmiştir.
Anayasamızın 141 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 34 ve 230 maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur.
5271 sayılı CMK'nın 230. maddesinde belirtildiği üzere, mahkemenin karar gerekçesinde suç oluşturduğu kabul edilen fiil gösterilmeli, mevcut deliller tartışılıp değerlendirildikten sonra, hükme esas alınan ve reddedilen deliller belirlenmeli, delillerle sonuç arasındaki bağ üzerinde durularak, niçin bu sonuca ulaşıldığı anlatılmak suretiyle hukuki nitelendirmeye yer verilmelidir. Yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, kanun koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, verilen hüküm tarafları tatmin etmeyecek ve kararın sağlıklı bir şekilde denetim imkanını da ortadan kaldırmış olacaktır.
5271 sayılı CMK'nun 289/1-g maddesinde “hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi” hukuka kesin aykırılık halini oluşturmakta olup, mutlak bir bozma nedenidir.
Bu açıklamalar ışığında;
1- Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının kanun yolu denetimine olanak verecek biçimde açık olması ve kanun yolu inceleme ve denetim merciniin bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, eylemin ve yüklenen suçun yasal unsurlarının ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken; içeriğindeki telefon görüşme kayıtları hariç tutularak gerekçe olarak iddianame metninin yazılması suretiyle CMK'nın 230. maddesine muhalefet edilmesi,
2- Bir kısım sanıkların atılı bulunan suçu kabul etmemesi ve hükme dayanak yapılan telefon görüşmelerinin kendilerine ait olmadığını savunmaları karşısında, suç kanıtı olabilecek ses kayıtları sanıklara dinletilerek diyeceklerinin sorulması, görüşmelerin kendilerine ait olmadığını belirtmeleri halinde ses örneklerinin alınması ve bu kayıtların sanıklara ait olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas dairesi veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması, sonucuna göre tüm deliller birlikte irdelenerek suçların sübut ve niteliğinin tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kabule göre;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.10.2009 gün ve 8-124-224 sayılı kararında da açıkça işaret edildiği gibi, TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3/1. maddesindeki "suç işleyen kişi hakkında fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, olayın oluş şekli ve süresi, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun konusunun önem ve değeri göz önüne alınarak temel cezanın hak ve nesafete uygun bir şekilde belirlenmesi gerekirken, orantılılık ilkesine aykırı olacak şekilde hükmolunacak cezalarının bireyselleştirilmesi gerektiği de dikkate alınmadan, CMK'nın 230. maddesi gereğince denetime imkan verecek yeterli gerekçeden yoksun, yasadaki ifadelerin soyut tekrarından ibaret ve sanıkların hepsi için müştereken aynı gerekçelerle temel cezaların tayininde hataya düşülerek hak ve orantılılık kurallarının gözetilmemesi,
2- 6549 Sayılı Kanunun 12. maddesiyle TCK'nın 235. maddesinde yapılan değişiklik gerekçesinde "İhaleye fesat karıştırma suçu ile ilgili olarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması bağlamında TCK'nın 43. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gözönünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle tersi yönde yanlış uygulamalara sebebiyet vermemek için işbu önergeyle madde metninde yapılan değişiklik bağlamında, söz konusu suçla ilgili olarak zincirleme suç hükümlerinin ne suretle uygulanacağına dair bir düzenleme yapılmasına gerek duyulmamıştır." şeklinde bir açıklamaya yer verilmek suretiyle topluma, millete ve devlete karşı işlenen suçlarda bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda işlendiği hallerde, aynı mağdura karşı işlenmiş sayılacağından ve TCK'nın 43. maddesinin 1. fıkrasında "Mağduru belli olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır." ibaresi ile toplumu oluşturan herkesin mağdur olduğu suçlar bakımından da zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağı gözetildiğinde;
Manisa İl Özel İdare bünyesinde yapılan "Manisa Gölmarmara Şehit Özcan Yıldız İ.Ö.O Onarımı", "Manisa Merkez Atatürk Spor Kompleksi Kapalı 250 Seyirci Kapasiteli Antreman Spor Salonu yapımı", "Manisa Turgutlu 19 Mayıs İ.Ö.O Yapımı (28 Derslikli B+Z+3)", "Manisa Akhisar İlçe Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik İstasyon Amirliği Hizmet Binasının Bakım ve Onarımı", "Manisa Sarıgöl Anadolu Öğretmen Lisesi Okul Binası (B+Z+2) ve Spor Salonu Yapımı", "Manisa Akhisar Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Onarımı ve Bahçe Tanzim İşleri Yapım İşi", "Manisa Kırkağaç Devlet Hastanesi Prefabrik Ek İdare Binası Yapımı", "Manisa Salihli Akaydın İ.Ö.O Onarımı", "Manisa Saruhanlı Koldere Ş. Mehmet Burhan İ.Ö.O Genel Onarımı", "Manisa Sarıgöl Tırazlar Köyü İ.Ö.O Yemekhane Binası Yapım İşi", "Manisa Soma Spastik Engelli Çocuklar Eğitim Merkezi Güçlendirme ve İkmal İnşaatı Yapım İşi", "Manisa Akhisar Zübeyde Hanım İ.Ö.O A-B Blok Onarımı", "Manisa Demirci Ticaret Meslek Lisesi Onarım İşi", "Manisa Saruhanlı Koldere Ş. Burhan İ.Ö.O Onarım İşi", "Manisa Salihli Toplum Sağlığı Merkezi 112 Komuta Kontrol Merkezi İnşaat Yapımı", "Manisa Merkez Halıtlı İ.Ö.O Çevre Düzenleme ve WC Yapım İşi" olarak 16 adet ve Manisa Orman İşletme Müdürlüğü tarafından yapılan " Manisa Orman İşletme Müdürlüğü Sancaklı-Uzunçınar Yangın İlk Müdahale Ekip Binası, Elektrik Su İsale hattı, Kanalizasyon İnşaatı" olmak üzere toplam 17 adet ihaleye fesat karıştırdıkları kabul edilen sanıkların eylemlerinin bir suç işleme kararı cümlesinden olmak üzere değişik tarihlerde işlenmesi karşısında kül halinde "zincirleme tek suç" oluşturduğu dikkate alınıp buna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden ve eylemlerin neden bağımsız birer suç olarak kabul edildiği, suç kasdının nasıl yenilendiği karar yerinde denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle gösterilip tartışılmadan yazılı şekilde hükümler kurulması,
3- Her sanık için ayrı ayrı objektif ve subjektif değerlendirme yapılmaksızın tüm sanıklar için aynı, genel ve dayanaksız gerekçelerle TCK'nın 50 ve 51. maddeleri ile 5271 Sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer verilmemesi suretiyle CMK'nın 230/1-d maddesine muhalefet edildiği,
4- TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle rüşvet alma suçunda dönüşen suç vasfı kabulü ile görevde yetkiyi icrai hareketle kötüye kullandığı kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık H. Y. hakkında, aynı Yasanın 53/5. maddesi gereğince hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bu nedenlerle mahkeme hükmünün Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nun 34 ve 230 maddelerinde öngörüldüğü şekilde yasal ve yeterli gerekçeyi içermediğinden CMK'nun 289/1-g maddesi atfı ile CMK'nun 280/1-b maddesi dikkate alınarak mutlak hukuka aykırılık hali nedeni ile HÜKÜMLERİN BOZULMASINA,
Sanık C. T. ve M. A. müdafii, sanık M. K., C. Ö. A. ile sanık M. C. müdafii, sanık H. Y. müdafii, A. A., Ş. A., N. B. duruşma talepli istinaf incelemesi talebinde bulunmuş ise de; CMK'nın istinaf ile ilgili hükümlerinde duruşmanın sadece CMK'nın 280/1-c ve devamı maddelerinde düzenlenen davanın yeniden görülmesi halinde öngörüldüğü, diğer hallerde ise dosya üzerinden inceleme usulünün benimsenip duruşmanın düzenlenmediği dikkate alındığında ilgili kararda mahkeme hükmünün Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 230. maddelerinde öngörüldüğü şekilde yasal ve yeterli gerekçeyi içermediğinden kabule göre yapılan hukuka aykırılıklara ilişkin belirtilen sair hususlar da ikmal edilmek üzere CMK'nın 289/1-g maddesi atfı ile CMK'nın 280/1-b maddesi dikkate alınarak mutlak hukuka aykırılık hali nedeni ile bozulmasına karar verilmekle duruşmalı inceleme taleplerinin verilen kararın niteliği itibariyle REDDİNE,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 17.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)