(5271 S. K. m. 231, 273, 280, 284, 289) (5237 S. K. m. 31) (5395 S. K. m. 35)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 Sayılı CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek aynı Kanunun 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında yapılan inceleme sonucunda;
İstinaf talebinin CMK'nın 273. maddesi uyarınca süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, başvuranın istinaf başvurusunda bulunma hakkının olduğu gözetilerek;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, deliller, gerekçe ve istinaf dilekçesi incelendi;
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibari ile 15 yaşından büyük olup, TMK hükümleri ve TCK'nın 31. maddesi gereğince kural olarak aksine somut bir savunma ve delilde bulunmamakla atılı eylemin farik ve mümeyyizi olup 5395 sayılı ÇKK'nın 35/1. maddesi kapsamında sosyal inceleme raporu alınmasında hukuki zorunluluk ve yarar bulunmadığı göz önüne alınarak sosyal inceleme raporunun alınmaması esasa etkili görülmemiştir.
Suça sürüklenen çocuk hakkında, arşiv kaydında mevcut “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karar için 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca mahkemesine yerinde ihbarda bulunulması olanaklı kabul edilmiştir.
6222 sayılı yasanın 18/6. maddesi gereğince seyirden yasaklama tedbirine ilişkin devam kararı verilirken kararın mahkumiyet olduğu halde HAGB olarak yazılması sonuca etkili olmayan mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür.
Ancak;
Suça sürüklenen çocuğun Aydın Çocuk Mahkemesinin 2016/95 Talimat sayılı evrakı üzerinden 01.11.2016 tarihinde istinabe yolu ile savunmasının alındığı, müştekinin maddi zararlarını karşılamayı kabul ettiğini beyan ettiği, 03.11.2016 tarihinde de ilk derece mahkemesince esasa dair karar verildiği dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk beyanı ile karar tarihi arasında sadece 1 günlük sürenin bulunması itibariyle makul süre tanınmadan, zararı karşılama yönünde talebi zımnen red olunarak Hakim kararı ile suça sürüklenen çocuk savunma hakkının kısıtlandığı, tesis edilen mahkeme hükmünün CMK'nın 280/1-b, 289/1-h maddeleri dikkate alınarak "Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması" itibariyle mutlak hukuka aykırılık hali nedeni ile sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nın 284/1 maddesi gereğince kesin olmak üzere 16.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)