(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 204, 230, 237, 260, 279, 280, 284, 286, 289) (3628 S. K. m. 18) (5237 S. K. m. 53, 53, 257)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 Sayılı CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna ve esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek aynı Kanunun 280. maddesi gereğince başvuruların esası hakkında yapılan inceleme sonucunda;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, deliller, gerekçe ve istinaf dilekçeleri incelendi;
Sanık hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasında CMK'nın 260/1. Maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazine'nin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve İlk Derece Mahkemesi kararının 17/04/2017 havale tarihli dilekçe ile vekili tarafından istinaf edilmesi karşısında, 3628 Sayılı Kanunun 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca Maliye Hazinesi'nin katılma talebinin KABULÜ ile;
Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının kanun yolu denetimine olanak verecek biçimde açık olması ve kanun yolu inceleme ve denetim merciniin bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, eylemin ve yüklenen suçun yasal unsurlarının ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken;
1-Sanığın; köy muhtarı olarak görev yaptığı dönemde köy tüzel kişiliği adına tahsil ettiği paraları zimmetine geçirdiği iddia olunmasına karşın, bu paraların köydeki çeşitli inşaat işlerinde ve köy yararına kullanıldığı yönündeki savunmalarının doğru olup olmadığının belirlenmesi bakımından maddi gerçeğin ortaya çıkartılabilmesi gerektiği gözetilmeden, katkı sağlamayacağı gerekçesi ile keşif talebinin red edilmesi ve Sayıştay emekli denetçileri tarafından oluşturan kurul tarafından da bu hususa işaret edilmesi sebebi ile yetersiz bilirkişi raporuna dayalı ve "hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması" itibarıyla, mahkeme kararı Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 230. maddelerinde öngörüldüğü şekilde yasal ve yeterli gerekçeyi içermediğinden CMK'nın 289/1-g-h maddesine muhalefet edilmesi,
2-Belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu cihetle, sahtecilik suçuna konu evrakların duruşmada incelenip özelliklerinin tutanağa yazılması ve denetime açık olması gerektiği gözetilmeyerek "hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması" itibarıyla CMK'nın 289/1-h maddesine aykırı davranılması,
3-Nitelikli sahtecilik suçunda TCK'nın 204/2. maddesinde belirlenen "Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen" failin kamu görevlisi olması yeterli olmayıp sahteciliğe konu belgeyi düzenleme yetkisinin de bulunması gerektiğine ilişkin madde unsurlarının tartışılmasız bırakılması,
4-Anılan bu eksikliklerin ikmaline müteakip sanığın görev yaptığı dönemler belirlenip köyün tüm gelir ve giderleri, banka ve kasa mevcutları da esas alınmak suretiyle zimmetinde kalan para olup olmadığı konusunda yeniden Sayıştay emekli uzman denetçilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan ayrıntılı rapor alınması, dosyada mevcut tahsilat makbuzları ve borç listelerinden köy tüzel kişiliğine ait borçlara karşılık sanığın görev yaptığı dönemde yapılan ödemeler ile savunmaya dayanak O. M. adına kesilen köy sarfiyat senetlerinin köy parasının zimmete geçirilmesi için mi yoksa yapılan giderlerin harcama yerlerini gösterebilmek amacıyla düzenlenmiş ya da temin edilmiş belgeler olup olmadığı hususları üzerinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken savunma hakkını kısıtlayacak şekilde yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Uygulamaya göre de;
TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçları işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince asıl cezanın infazından sonra başlamak üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bu nedenlerle Anayasa'nın 141 ve CMK'nın 34 ve 230. maddelerine muhalefetle tesis edilen mahkeme hükmünün CMK'nın 280/1-b, 289/1-g, 289/1-h maddeleri dikkate alınarak mutlak hukuka aykırılık hali nedeni ile sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 Sayılı CMK'nın 284/1, 286/1 maddeleri gereğince kesin olmak üzere karar verilmesi gerektiği takdirlerinize sunulur.15.05.2017 (¤¤)