(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 226, 230, 279, 280, 286, 289) (5237 S. K. m. 53, 257)
Yerel mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 Sayılı CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; dairenin yetkisi, başvuranlar hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından aynı Kanunun 280. maddesi gereğince başvuruların esası hakkında incelemeye geçilerek;
1-) Katılanın, sanık H. K. Ç. hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırma suçundan verilen beraat kararına yönelik istinaf talebinin değerlendirilmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, deliller, gerekçe ve istinaf dilekçesi incelendi;
Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmaları ve tüm dosya kapsamı ile sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen;
Atılı eylemin kanunda suç olarak tanımlanmadığına ilişkin mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında,
İstinaf başvurusunda bulunan başvuranın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla İSTİNAF BAŞVURUSUNUN CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair CMK'nın 286/2-f maddesi gereğince KESİN OLMAK üzere;
2-) Katılanın ve sanık K. İ. müdafiinin sanık K. İ. hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf taleplerinin değerlendirilmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, deliller, gerekçe ve istinaf dilekçeleri incelendi;
Sanığın üzerine atılı eylem görevi kötüye kullanmak olarak kabul edilerek sanık hakkında mahkumiyet cihetine gidilmiş ise de;
Anayasamızın 141 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur.
5271 sayılı CMK'nın 230. maddesinde belirtildiği üzere, mahkemenin karar gerekçesinde suç oluşturduğu kabul edilen fiil gösterilmeli, mevcut deliller tartışılıp değerlendirildikten sonra, hükme esas alınan ve reddedilen deliller belirlenmeli, delillerle sonuç arasındaki bağ üzerinde durularak, niçin bu sonuca ulaşıldığı anlatılmak suretiyle hukuki nitelendirmeye yer verilmelidir. Yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, kanun koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, verilen hüküm tarafları tatmin etmeyecek ve kararın sağlıklı bir şekilde denetim imkanını da ortadan kaldırmış olacaktır.
Ayrıca halen yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 289/1-g maddesinde “hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi” hukuka kesin aykırılık halini oluşturmakta olup mutlak bir bozma nedenidir.
Bu açıklamalar ışığında;
TCK'nın 257. maddesinde belirtilen suçun oluşması için görevin gereklerine aykırı davranış veya ihmal ve gecikmenin yanında “kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması ya da kişilere haksız bir menfaat sağlanması” öğelerinden birinin de gerçekleşmesi gerektiği gözetilerek, objektif cezalandırma şartlarından hangisinin ne suretle gerçekleştiği denetime imkan verecek şekilde tartışılmadan, gerektiğinde zarar hususunda Sayıştay Emekli Denetçilerinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden de rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yetersiz gerekçe ve eksik incelemeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulduğu,
Kabule göre de;
TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında iddianame de talep edilmemekle CMK'nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınarak TCK'nın 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmediği anlaşılmakla;
Bu nedenlerle Anayasa'nın 141 ve CMK'nın 34 ve 230 maddelerine muhalefetle tesis edilen mahkeme hükmünün CMK'nın 280/1-b,289/1-g maddeleri dikkate alınarak mutlak hukuka aykırılık hali nedeni ile sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK'nın 284/1, 286/1 maddeleri gereğince KESİN OLMAK üzere;
3-) Tüm hükümler yönünden OYBİRLİĞİ ile 20.04.2017 tarihinde karar verildi. (¤¤)