(5271 S. K. m. 34, 230, 279, 280) (5237 S. K. m. 53)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 Sayılı CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; Dairenin yetkisi, başvuranların hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek aynı Kanunun 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında yapılan inceleme sonucunda;
1-) Sanıklar hakkında kamu görevlisinin suçu bildirmeme suçundan kurulan mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf taleplerinin değerlendirilmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, deliller, gerekçe ve istinaf dilekçeleri incelendi;
Adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceğinden, hüküm fıkrasındaki TCK'nın 52/4. maddesi gereğince yapılan hapse çevirme ihtaratları sonuca etkili görülmemiştir.
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
İstinaf başvurusunda bulunan başvuranların ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla İSTİNAF BAŞVURULARININ CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince KESİN OLMAK üzere;
2-) Sanık H. K. hakkında rüşvet alma suçundan kurulan mahkumiyet kararına yönelik istinaf taleplerinin değerlendirilmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, deliller, gerekçe ve istinaf dilekçeleri incelendi;
Anayasanın 141, CMK'nın 34, 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının kanun yolu denetimine olanak verecek biçimde açık olması ve kanun yolu inceleme ve denetim merciniin bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, eylemin ve yüklenen suçun yasal unsurlarının ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken;
TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında; iddianamede ve sanığın hazır bulunduğu celse okunan iddia makamının esas hakkındaki mütaalasında talep edilmemekle CMK'nın 226. maddesi gereğince uygulanması yönünden ek savunma hakkı tanınarak TCK'nın 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin gerekçesiz olarak yazılı şekilde uygulama yapılması suretiyle Anayasanın 141, CMK'nın 34, 230, 289/1-g maddelerine muhalefet edildiği anlaşılmakla,
Bu nedenlerle Anayasa'nın 141 ve CMK'nın 34 ve 230. maddelerine muhalefetle tesis edilen mahkeme hükmünün CMK'nın 280/1-d, 289/1-g maddeleri dikkate alınarak mutlak hukuka aykırılık hali nedeni ile sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nın 284/1, 286/1 maddeleri gereğince KESİN olmak üzere;
3-) Tüm hükümler yönünden OYBİRLİĞİ ile olmak üzere 18/09/2017 tarihinde karar verildi. (¤¤)