(5271 S. K. m. 188, 189, 233, 234, 237, 260) (1163 S. K. Ek. m. 2)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 Sayılı CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; Dairenin yetkisi, başvuranların hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna ve esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek aynı Kanunun 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında yapılan inceleme sonucunda;
Suçtan zarar gören T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına izafeten Aydın İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nün kovuşturma aşamasında CMK'nın 234/1-b-1 maddesi gereğince usulüne uygun duruşmadan haberdar edilmemekle CMK'nın 233, 234, 237, 260 ve 3628 sayılı yasanın 17, 18. maddeleri ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun Ek 2/son maddesi gereğince kamu davasına katılma hakkının bulunduğu dikkate alındığında istinaf başvurusunda bulunma hakkının olduğu gözetilerek;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, deliller, gerekçe ve istinaf dilekçeleri incelendi;
1) Ceza Genel Kurulunun 28/05/2013 tarih, 2012/7.MD - 1423 esas - 2013/260 karar, 23/09/2014 tarih, 2014/13 - 113 esas - 2014/399 karar, 09/12/2014 tarih 2013/14 - 215 esas - 2014/547 karar, 17/03/2015 tarih, 2013/11 - 602 esas - 2015/44 sayılı kararları ile 7. Ceza Dairesinin 27/01/2014 tarih ve 2013/7406 esas - 2014/1996 karar, 29/01/2014 tarih, 2013/7539 esas - 2014/1172 karar, 11. Ceza Dairesinin 24/02/2014 tarih, 2009/21774 esas - 2010/1866 karar, 5 . Ceza Dairesinin 25/04/2014 tarih, 2013/454 esas - 2014/4590 karar ile 1. Ceza Dairesinin 29/02/2016 tarih, 2015/4976 esas - 2016/861 karar ve 30/03/2016 tarih, 2016/832 esas - 2016/1629 sayılı kararlarında belirtildiği üzere;
Suçtan zarar gören T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına izafeten Aydın İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nün bu sıfatının gereği olarak CMK'nın 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği, diğer yandan aynı kanunun 260/1. maddesine göre de kamu davasından haberdar edilmemiş ya da haberdar olmamış bulunup da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olanların kanun yollarına başvurma haklarının bulunduğu gözetilmeksizin suçtan zarar gören kurum kamu davası ve kovuşturmadan usulüne uygun şekilde haberdar edilmeden ve talebi halinde, aynı Yasanın 237 ve devamı maddelerine göre davaya katılması hususunda bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek, suçtan zarar gören kurumun davaya katılma ve CMK’nın mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 233, 234, 237, 260, 188/1, 289/1-e maddelerine muhalefet edildiği;
Kabul ve uygulamaya göre de;
2) Sanığın sabit görülen rüşvet alma eyleminin teşebbüs aşamasında kalduğu kabulüne göre rüşvet suçundan özel teşebbüs düzenlemesi olan TCK'nın 252/4. madde ve fıkrası gereğince yarı oranında ceza indirim yapılması gerekirken uygulama olanağı bulunmayan genel teşebbüs düzenlemesi olan TCK'nın 35. maddesi gereğince 1/4 oranında indirimi yapılarak sanık hakkında fazla ceza tayin edildiği,
3) Sanık hakkında tayin olunan ceza miktarı dayanak olarak belirtilerek TCK'nın 51. maddesinde düzenlenen erteleme ve CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığı, oysaki teşebbüs nedeni ile ceza indiriminin 2. numaralı bentte belirtilen şekilde yapılması halinde sonuç cezanın 2 yıl hapis cezası olacağı ve erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması sınırları içinde alacağı dikkate alındığında cezanın erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden TCK'nın 51. maddesindeki ve CMK'nın 231/6. maddesindeki diğer koşullar yönünden de değerlendirilmesi gerektiği,
4) 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 62. maddesi gereğince kamu görevlisi sayılan ve TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, asıl cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;
Bu nedenlerle mahkeme hükmünün CMK'nın 280/1-b, 289/1-e maddeleri dikkate alınarak mutlak hukuka aykırılık hali nedeni ile sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nın 284/1, 286/1 maddeleri gereğince kesin olmak üzere 20.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)