T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/111
KARAR NO: 2024/125
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26.12.2023
NUMARASI: 2023/473 E. - 2023/856 K.
DAVANIN KONUSU: Kıymetli Evrak İptali
KARAR TARİHİ: 19.01.2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 19.01.2024
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.12.2023 tarih 2023/473 E. - 2023/856 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, başkan ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin evrak çantası ile birlikte, hamili olduğu, ... tarafından keşide edilen 15.000,00 TL bedelli 29.11.2014 tarih ...bank Menemen Şubesinden verilme C3-5689540 nolu, 31.12.2014 tarih aynı şubeden verilme 16.000,00 TL bedelli C3-5689541 nolu çekleri kaybettiğini ve bulamadığını ileri sürerek zayi nedeniyle iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama, iddia ve toplanan tüm delillere göre, davaya konu çeklerin dava dışı şirket tarafından ibraz edildiği, davacı tarafa istirdat davası açmak üzere süre verildiği ancak dava açılmadığı gerekçesiyle istirdat davası açılmayan talep konusu çekler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU NEDENLERİ: Davacı vekili, her iki çekin de ibraz aşamasında alınan suretlerinin dosya arasına alındığını, dava dışı şirketin cirosunun net şekilde ortaya çıktığını, bunun devir kaşesi anlamı taşıdığını, son lehtarın cirosu çekin de devri anlamına geldiğini, her iki çekin de ... Ltd Şti tarafından ciro yolu ile devrediliğini, bunun kabul de edildiğini, çeklerin müvekkili elinde bulunduğunun açık bir şekilde anlaşıldığını, yargılamada bu şirket tarafından iki adet çekin devredildiğinin beyan edildiğini, bu bakımdan dava ile elde edilecek neticenin şirket tarafından kabul edilmiş olduğundan hukuki yararlarının olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE: Dava 2 adet senedin kaybolması sebebiyle iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, yargılama aşamasında dosyaya celp olunan ... Bankası Kemalpaşa Şubesi yazı cevabında, 15.000,00 TL tutarlı çekin ... Şti. tarafından Kemalpaşa İzmir şubelerine ibraz edilip karşılıksız işleminin yapıldığı, aynı şekilde ... Bankası Pınarbaşı Şubesinin yazı cevabnın da diğer dava konusu 16.000,00 TL'lik çek için aynı dava dışı şirket tarafından bankaya ibraz edildiği bilddrilmiş olup somut olayda dava konusu çeklerin dava dışında üçüncü bir şirketin eline geçtiği ve ciro silsilesi çerçevesinde bunların bankaya ibraz edildiği açıkça anlaşılmıştır. Bu durumda dava konusu çeklerin ciro silsilesi çerçevesinde 3.kişinin eline geçtiği hususu sabit olmuştur. TTK'nın 758. maddesinde poliçeyi eline geçiren kişi bilindiği takdirde, mahkeme, dilekçe sahibine iade davası açması için uygun süre verileceği, dava açılmaz ise ödeme yasağının kaldrılacağı düzenlenmiştir.TTK'nın anılan hükmüne ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, yapılan yargılama sırasında çek hamilinin ortaya çıkması durumunda, çek iptali davasını açan davacıya, mevcut çek hamiline karşı çek istirdadı davası açması konusunda süre verilmesi, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına, dava açılmaması halinde ise çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulması gerekmektedir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2016/8764 Esas 2017/5619 Karar). Hasımsız olarak açılan senet iptali davaları, üçüncü kişilerin davaya müdahaleleri halinde çekişmeli hale gelemeyeceğinden, alacağın varlığına ve hukuki ilişkiye yönelik inceleme yapılamaz. Somut olayda ilk derece mahkemesince bu yasal prosedür çereçvesinde ibraz edilen dava konusu çekler yönünden istirdat davası açmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği halde bu davanın açılmadığı hatta açılmayacağı da beyan edilmiş olup açıklanan bu durumlar sabittir. Tüm dosya kapsamına göre davaya konu çeklerin ortaya çıkmış olup ciro silsilesi çerçevesinde hamili tarafından bankaya ibrazının da yapıldığı ve davacı tarafça da konuyu düzenleneyen TTK 758.madde gereğince mahkemece süre verildiği halde istirdat davası açılmadığına göre muhatap banka ile ödeme yasağının kaldırılacağı ve davanın reddine karar verilceği yasal düzenlemenin sonucu olup davanın bu nedenle reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusu nedeni ile davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere 19.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.