T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/541
KARAR NO: 2024/1281
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07.01.2022
NUMARASI: 2017/317 E. - 2022/8 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 02.07.2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 02.07.2024
İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.01.2022 tarih 2017/317 E. - 2022/8 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, 04/09/2012 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı olan, dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklette yolcu olarak bulunan davacının ağır şekilde yaralandığını, İzmir 4 SCM 2013/205 esas dosyasında yargılama yapıldığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine müvekkiline bir kısım ödeme yapıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 14.12.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile davacı ... için talep etmiş oldukları 50,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatını 88.505,728 TL'ye çıkartmıştır.
CEVAP :Davalı vekili, davalı sigorta şirketine müracaat şartının yerine getirilmediğini, davacının başvurusu üzerine 18/12/2013 tarihinde 24.718 TL ödeme yapıldığını, poliçede sadece sürekli malüliyet hallerinin teminat altına alındığını, bilirkişi incelemesi yapılırken 18/12/2013 ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak işlemiş faizin güncellenmesi gerektiğini, SGK'dan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun tazminattan düşülmesi gerektiğini, şirketin dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olabileceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alınan kusur bilirkişi raporu ile davalının itirazları doğrultusunda İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan 27/06/2019 tarihli raporda davalı sigorta şirketine sigortalı olan araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının maluliyetinin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinden alınan 23/10/2019 tarihli maluliyet raporuna göre, davacının %8.1 oranında sürekli iş göremez olduğu ve 18 ay geçici iş göremez olduğunun bildirildiği, aktüer bilirkişinin 17/08/2021 tarihli raporunda TRH 2010 Yaşam tablosu esas alınarak progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamada davacının kaza tarihinde 13 yaşında olduğu, kazanç kaybı söz konusu olmadığından geçici iş göremezlik tazminatı hesabı yapılmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncellenmiş haliyle mahsubu ile sürekli iş göremezlik zararının 110.632,16 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilinin belirsiz alacak davası olarak dava açtığı 14/12/2021 tarihli dilekçesiyle değer arttırım dilekçesiyle talebini toplam 88.555,72 TL olarak bildirdiği, davacının dava dilekçesinde 100 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, 06/03/2020 tarihli duruşmada maddi tazminat taleplerinin sürekli iş göremezliğe ilişkin olduğunu bildirdiği, geçici iş göremezlik taleplerinin olmadığını beyan ettiği, ancak 14/12/2021 tarihli değer arttırım dilekçesinde dava dilekçesindeki 100,00 TL maddi tazminat taleplerinin 50,00 TL'sinin kalıcı iş göremezlik, 50,00 TL'sinin ise geçici iş göremezliğe ilişkin olduğunu bildirdiği, bu nedenle davacının talebinin değer arttırım dilekçesiyle birlikte 88.505,72 TL sürekli iş göremezlik ve 50,00 TL geçici iş göremezlik olarak değerlendirildiği, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alındığı, ayrıca Anayasa Mahkemesinin iptal kararına göre kaza tarihine göre teknik faizin hesaplamada kullanılmadığı, progresif rant yöntemine göre aktüer hesabının yapıldığı, davalı sigorta şirketinin sürücüsünün kusurunun gözetildiği ve dava tarihinden önce davalı sigorta tarafından davacıya yapılan ödemenin hesap tarihi itibariyle güncellenerek mahsup edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 88.505,72 TL'nin dava tarihi olan 15/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, tazminat hesabında TRH 2010 değil, PMF-1931 yaşam tablosunun kullanılması gerektiğini, TRH-2010 yaşam tablosunun ancak 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen poliçeler bakımından dikkate alınması gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre destekten yoksun kalma tazminatının hesabında gelirde %10 artırım, % 10 iskonto uygulanması gerektiğini, 18/12/2013 tarihinde yapılan 24.718,00 TL ödemeden 2 yıl sonra açılan davanın KTK’nun 109. Maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, öğrenme tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının müterafik kusurunun tazminattan düşülmesi gerektiğini, mahkemece davacının kaza sırasında kask ve motorsiklet gözlüğü takıp takmadığına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapmadığını, yerel mahkemece hatır taşıması değerlendirmesi yapılmadığını, davacının kazayı yaşadığı sırada motosiklette hangi amaçla bulunduğu ve bu taşımanın esasen hatır taşımasına binaen mi yapıldığı hususunun tespit edilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE :Dava, davacının yolcu olarak bulunduğu motorsiklet ile davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı bulunan aracın çarpışması nedeniyle davacıda oluşan sürekli ve geçici iş görmezlik tazminatının ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) Buna karşın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 90. maddeleri kapsamında davacıların manevi zararından işleten sıfatına haiz araç maliki ile araç sürücüsünün kusuru oranında sorumludur.
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/6173 E. - 2021/3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K. )
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusurun olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosuna ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının ve olayda hatır taşıması bulunduğunun davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, davacının yaralanmasının kafa travmasına bağlı olmaması nedeniyle kask takıp takmamasının müterafik kusura etkisinin bulunmadığı, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 6.045,82 TL'den peşin alınan 1.512,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.533,82 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.