T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/314
KARAR NO: 2024/1642
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/12/2021
NUMARASI: 2021/187 Esas - 2021/687 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ : 03/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/10/2024
Taraflar arasındaki davadan dolayı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07/12/2021 gün ve 2021/187 Esas - 2021/687 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davalı sigorta şirketine sigortalı, davalı şirkete ait ve davalı ...’nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Bornova-Buca istikametine seyir halinde iken sol şeritte Pınarbaşı-Işıkkent Kavşağı Mevkiinde trafiğin yavaşlaması sebebiyle, önünde aynı şeritte seyreden sürücü ... idaresindeki davacı şirkete ait ... plakalı araca arkadan sert bir şekilde çarpması sonucu ...’ün hakimiyetini kaybederek önündeki ... idaresindeki ... plakalı araca, ...’un önündeki ... idaresindeki ... plakalı araca, ...’un önünde seyreden ... idaresindeki ... plakalı araca, ...’ın önünde seyreden ... idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarptığını, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ...’in yaralandığını, meydana gelen zincirleme trafik kazasında davacı şirket nezdinde en ufak bir kusur olmayıp tek ve asli kusurlunun ... plakalı aracın sürücüsü ...'nin olduğunu, kaza sebebiyle davacı şirketin sahibi olduğu araçta büyük maddi hasar, darbenin etkisi ile arka ve ön kısmında ağır hasar meydana geldiğini, aracın kullanamadığını, tamiri için uzunca bir süre uğraşıldığını ve onarımının davacı şirket tarafından yaptırıldığını, 2017 model ... ... ... paket cinsi, kaza anında 3 yaşında olan aracın kazaya kadar herhangi bir hasar kaydı, değişeni bulunmadığını, tamamen orijinal olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, hasar bedeli olarak 1.000,00-TL, değer kaybı bedeli için 1.000,00-TL toplamı 2.000,00-TL tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden 05.01.2021 temerrüt tarihinden itibaren, davalı ... Şti. yönünden 14.07.2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile, davalı ... yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 13.07.2021 tarihli sunmuş olduğu ıslah dilekçesi ile, 1.000,00 TL'lik hasar bedeli istemini 25.856,51 TL'ye, 1.000,00 TL değer kaybı bedeli istemini 4.000,00 TL'ye artırmıştır.
CEVAP : Davalılar ... ve ... Ticaret Limited Şirketi vekili, trafik kazasının netice itibari ile bir haksız fiil olduğunu, kazanın İzmir’de meydana geldiğini, davalı sigorta şirketinin yerleşim yerinin İstanbul Şişli, davalılar ... ve ... Limited Şirketi yerleşim yerinin Manisa, davacı şirketin yerleşim yerinin ise Aliağa olduğunu ileri sürerek, mahkemenin yetkisine itirazda bulunduğunu, yetkisizlik kararı ile dosyanın yetkili Manisa mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini istediğini, davacı onarım için işçilik ve parça maliyetlerine ilişkin 54.237,29-TL değerindeki faturaya dayandığından 1.000,00-TL üzerinden belirsiz alacak davası açmasında hiç bir hukuki yararının olmadığını, eksik harcın tamamlatılması gerektiğini, zincirleme kazanın oluşumunda davalılar ... ve ... Limited Şirketine atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, davacı tarafın ... plakalı aracının 02.12.2020 tarihinde satıldığını, dava tarihinden önce satılan ve dava tarihi itibariyle aracın maliki olmayan davacı tarafça dava açmasında hukuki yarar olmadığını, değer kaybının ispatlanması gerektiğini, davalılar ... ve ... Limited Şirketi aleyhine hatalı ve eksik olarak hazırlanan, kazanın oluşumundaki gerçeği yansıtmayan 14.07.2020 tarihli trafik kazası tespit tutağını kabul etmediklerini, birden fazla aracın zincirleme kazaya karıştığını, davalı ... Limited Şirketine ait ... plakalı aracın ise zincirleme şeklinde olan kazadaki en son araç olduğu dikkate alındığında önde meydana gelen trafik kazasına dahil olduğunun açık olduğunu, kazaya karışan diğer araçlarda ve davalı şirket adına kayıtlı araçta meydana gelen hasar dikkate alındığında davalı şirketin araç sürücüsünün mevcut bir kazaya iştirak ettiğinin anlaşıldığını, davalı şirkete ait aracın kaza sebebiyle 11.664,20-TL tutarında hasar onarım bedeli çıktığını, davalı şirket aracındaki hasar ile meydana gelen trafik kazası uyumlu olmayıp, kaza sebebiyle asli ve tek kusurlu bulunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı ...'nin kullandığı ... plakalı aracın ve önündeki ... plakalı davacı şirketin aracına arkadan çarpması nedeniyle oluşan kazayı tek bir kaza olarak ele almak gerektiğini, ... plakalı davacı şirket aracının ... plakalı araca arkadan çarpması sonucunda davacı şirket aracında meydana gelen hasardan davalıların herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalıların kusuru tespit edilse dahi davacıya ait ... plakalı aracın sadece arkasından aldığı darbeden davalıların sorumluluğunun bulunması gerektiğini, davacıya ait ... plakalı aracın ön tarafından aldığı darbeden davalıların herhangi bir sorumluluğu olmayıp ön taraftaki masraf ve değer kaybının sebebinin ... plakalı araç sürücüsün 2918 s. KTK.'nun 56/1-c maddesini ihlal etmesi olduğunu, ... plakalı araç sürücüsünün öndeki aldığı hasardan %100 olarak asli kusurlu olduğunu, trafik kazada ... / ... / ... / ... / ... plakalı araçların güvenli takip mesafesi kuralına riayet ederek durduğunu, ancak davalı araç sürücünün takip mesafesini ayarlayamayarak davacı şirkete ait ... plakalı araca arkadan çarpması ile 1. ve ilk çarpışmanın meydana gelmesi ve ardından domino taşı etkisi ile sırasıyla diğer araçların birbirine çarpması sonucu 2. 3. 4. ve 5. çarpışmaların meydana gelmesine bağlı zincirleme kazanın oluşumunun teknik olarak mümkün olmadığını, davalıların hiç bir kusuru olmadığını, davalı ...'nin kusurlu olduğu varsayılır ise zincirleme kazada çarpmada en arkadaki araçtan öndeki araçlara doğru azalan bir hasar/tahribat meydana gelmesi gerektiğini, zincirleme trafik kazasına karışan araçlardaki hasar/tahribat miktarına bakıldığında tam tersi bir durum görüldüğünü, zincirleme trafik kazasına karışan araçlarda hasar/tahribatın öndeki araçlara doğru artış gösterdiğini, davacı şirketin ... plakalı aracının önceki hasarının ve değişeninin olmadığı iddiasını doğrular nitelikte herhangi bir delil bulunmadığını, 2017 model aracın aktif olarak kullanıldığı takriben 4 yıllık süre içerisinde değer kaybına uğrayacak hiçbir hasar almamış olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ticari faiz talebinin tamamen haksız olduğunu, zira davacı yan açısından ticari işin söz konusu olmadığını, savunarak, davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekiline dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak davalı ... Sigorta A.Ş tarafından cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 11.07.2020 tarihinde ..., ..., ..., ..., ... ve ... plakalı araçların neden olduğu zincirleme trafik kazasında, hemen hemen tüm araçların birbiri ile temaslı olduğu veya aralarında çok az mesafe olduğundan ... plakalı araçla ... plakalı aracın karıştığı ilk çarpışmadan sonra araçların durduğu anda, hemen arkalarından gelen araçların duramayarak önlerindeki araçlara çarpmaları sonucu birbirinden bağımsız 5 ayrı kazanın oluştuğu, davaya konu kazanın 5. kaza olduğu, 4. kazaya karışan ve önündeki araca çarparak duran ... plakalı aracın arka kısımlarına, arkasından seyreden ... plakalı aracın ön kısımları ile çarpması sonucu meydana geldiği, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nin önünde kazaya karışan ve duran ... plakalı araca arkadan çarptığı, bu fiili ile 2918 s. KTK.'nun 56/1-c -sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar- maddesini ihlal ettiği ve 84/d -arkadan çarpma- asli kusurunu işlediği, ... plakalı araç sürücüsü ...'ün karıştığı kazadan sonra durduğu esnada henüz aracında iken arkadan gelen ... plakalı araç tarafından çarpıldığı, 5. kaza ile ilgili işlediği bir kural ihlali bulunmadığından kazada etkenliğinin bulunmadığı, aracın onarımı için ... tarafından düzenlenen 01.12.2020 tarihli e-arşiv fatura ve ekindeki parça ve işçilik listesinde belirtilen parça ve işçilik bedellerinin birbiri ile uyumlu olduğu, kazada davalıların aracın sadece arka kısmında oluşan hasardan sorumlu oldukları, aracın arka kısmında oluşan hasarın onarımı için gereken parça ve işçiliklerin değerlendirilmesi ile ... plakalı aracın arka kısmında oluşan hasarların parça ve işçilik olarak KDV dahil 26.856,5-TL olarak belirlendiği, 2017 model, ... marka, .... tipi, 1461 cm3 silindir hacimli, gri renkli, dizel, 62450 km civarında daha önce ön tampon, ön panel, motor kaputu, ön sol çamurluk, ön travers ve ön sol podya kısmından hasarlı bir otomobilin 11.07.2020 kaza tarihinde önceki ikinci el piyasa rayicinin 60.000,00-TL, modeli, markası, özellikleri, arka kısmındaki hasarı, yapılması gereken onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı dikkate alındığında tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerinin 55.000,00-TL civarında olabileceği, 5.000,00-TL değer kaybına uğradığı anlaşıldığı, sorumluluğu sigortalısının sorumluğu, kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olan davalı sigorta şirketinin, hasar ve değer kaybı tazminatından sorumlu bulunduğu kanaatine varıldığı, davanın kabulü ile, 26.856,51-TL hasar bedeli ile 5.000,00-TL değer kaybı bedeli toplamı 31.856,51-TL tazminatın, davalı sigorta şirketinden teminat limiti dahilinde 05.01.2021 temerrüt tarihinden itibaren, davalılar ... ile .... Ltd. Şti'nden 14.07.2020 kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda yürütülecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, ticari dava şartının arabuluculuğa tabi olduğunu, Mahkemede dava açılmadan önce ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu, toplam dört oturum neticesinde Karşıyaka Arabuluculuk Bürosu`nun 2021/18 bü numaralı, 2021/4057 arabuluculuk numaralı dosyasının anlaşamama şeklinde sonlandığını, yerel mahkemece verilen kararda davacı lehine arabuluculuk vekalet ücretine hükmedilmediğini, gerek kanun gerekse de sunulan Bölge Adliye Mahkemesi kararı gereğince davacı lehine arabuluculuk vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, mahkemece verilen kararın eksik ve hatalı bilirkişi incelemesi sonucunda kurulduğunu, davalı şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğuna ilişkin tespit detaylı bir şekilde inceleme yapılmaksızın belirlendiğini, kabul anlamına gelmemek kayıt ve şartıyla davalı şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve sigorta poliçe limiti ile sınırlı olacağını, bu kapsamda kusur oranları açısından en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, esas olarak gösterilen bilirkişi raporunda tayin ve tespit edilen yedek parça fiyatlarının fahiş oranda yüksek olduğunu ve bunun davalı tarafça kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu tazminatın uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, haksız başvuruyu kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirket aleyhine tazminata hükmedilecek olması ihtimalinde değer kaybı hesaplamasının zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlar ekinde yer alan formüle göre yapılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalılar ... ve ... Limited Şirketi vekili, usule ilişkin itirazları nedeniyle işbu davanın asıl hükümlerine aykırılığı sebebiyle yetkisizlik kararı verilerek yetkili Manisa mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini, ancak yerel mahkemece itirazlarımızın değerlendirilmeden usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, esasa ilişkin itirazlar nedeniyle yerel mahkemece davaya konu kazada davalının hakimiyetindeki aracın davacının hakimiyetindeki araca arkadan çarpması nedeniyle asli kusurlu olduğunun tespitinin yapılmış olduğunu, her ne kadar davacı tarafın aracının arka kısmında oluşan hasarların parça ve işçilik masraflarından davalıların sorumlu olduğunu tespit edilmişse de, söz konusu kazada davalının takip mesafesini koruduğunu, kazanın gerçekleşmemesi için gerekli önlemleri aldığını, ancak öndeki kaza nedeniyle davaya konu kazanın oluştuğunu, bu nedenle davaya konu kazada davalının hiçbir kusurunun olmamasına rağmen aslı kusurlu olarak atfedildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalılar kusurlu bulunsa dahi davalıya ait olan ... plakalı aracın sigorta poliçe kapsamında bulunması sebebiyle 3.kişilere verilecek zararlardan diğer davalı ... Sigorta A.Ş'nin sorumlu olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, KTK m. 91 hükmünde belirtildiği üzere işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları karşılamak amacıyla oluşturulmuş bir zarar sigortası türü olduğunu, sigortalı aracın üçüncü kişilere vermesi muhtemel bir zarar söz konusu olduğunda, işleten ortaya çıkan zararı KTK m. 85 uyarınca giderme borcu altında olduğunu, uygulamada ve halk dilinde zorunlu trafik sigortası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile işleten KTK m. 85 uyarınca kendisine yüklenen sorumluluğu m. 91 ile sigorta teminatı kapsamına alabildiğini, bu nedenle ilk derece mahkemesi tarafından davalılar ile diğer davalı ... Sigorta A.Ş'nin müteselsil sorumlu olarak kabul edilmiş olmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, mahkemece davalılar davacı tarafın aracının arka kısmında oluşan hasardan sorumlu tutulmasına rağmen davacıya ait aracın değer kaybı tespiti yapılırken aracın önden aldığı veya arkadan aldığı hasar ayrımı yapılmadan aracın kaza sonucu oluşan hasarı baz alınarak değer kaybı tespitinin yapıldığını, bu nedenle işbu değer kaybı bedelinin kabulünün mümkün olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, 11.07.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasına dayalı olarak hasar ve değer kaybına yönelik maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasında "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmüne yer verildiği, davalının yerleşim yerinin Manisa olduğu, aynı yasanın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü gereğince haksız fiil olan dava konusu kazanın İzmir'de meydana geldiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110/2. maddesinde "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." şeklinde düzenlemesi gereğince davalı sigorta şirketinin ise yerleşim yerinin İstanbul Şişli olduğu, Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesini tanzim eden acentanın adresinin de Manisa olduğu anlaşılmıştır.
Bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
HMK'nın 19. maddesinde "(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Somut olayda, davaya konu trafik kazasının İzmir ilinde gerçekleştiği, davalı sigorta şirketinin yerleşim yerinin İstanbul Şişli, yetkili acentesinin ise Manisa ilinde bulunduğu, davalılar ... ve ... Şirketi yerleşim yerinin Manisa olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalılar ... ve ... Limited Şirketi vekilinin istinaf istemi yetki yönünden yerindedir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesi yetkili olmasına rağmen yetkisizlik kararı verilmiş olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi uyarınca davalılar ... ve ... Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, sair istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/12/2021 gün ve 2021/187 Esas 2021/687 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
4-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.03/10/2024