T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/288
KARAR NO: 2024/1635
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/01/2022
NUMARASI: 2020/58 E. 2022/6 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 03.10.2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 03.10.2024
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.01.2022 tarih 2020/58 E. 2022/6 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, davacının 20.06.2018 tarihinde ... Ltd.Şti. hisselerini davalıya devrettiğini, böylelikle ...’in şirketin tüm paylarına sahip olduğunu, 20.06.2018 tarihli protokolün 3.3 maddesi uyarınca davalının davacıya ait taşınmazın kredi borçlarını en geç 15.01.2019 tarihine kadar ödeme yükümlülüğünün bulunduğunu, ancak ... Bankası ... Şubesi ... numaralı konut kredisine ilişkin ödeme kayıtlarında yalnızca birkaç taksit ödeme yapıldığı kredi tutarının ödenmediğini, bunun üzerine Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğü 2019/836 Esas dosyası kapsamında 266.666 TL tahsili için takip başlatıldığını, itiraz ile takibin durduğunu, bu nedenlerle davalının Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğü 2019/836 Esas sayılı takip dosyası üzerinden yürütülen icra takibinde haksız itirazın iptaline, icra takibinin kaldığı yerden devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, tarafların ortak olduğu ... Ltd.Şti. hisselerinin devrine dair yapıldığı iddia olunan 20.06.2018 tarihli protokolün geçersiz olduğunu, Bornova 3.Noterliği 20.06.2018 tarihinde devir sözleşmesi imzalanıp tasdiklendiğini, 19613 yevmiye nolu Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defterinin tasdiklendiğini, noter huzurunda akdedilen Hisse Devir Sözleşmesi koşulları içinde kredi borcunun üstlenilmesine dair bir ibare bulunmadığını, bu sözleşmeye göre tarafların birbirinden alacaklarını aldığını birbirlerine borçları kalmadığını, TTK 595/1 uyarınca imzaları noterce onaylanmayan devir sözleşmesinin genel kurul kararıyla geçerlilik kazanamayacağını, devre dair imzalandığı iddia olunan 20.06.2018 tarihli protokolün ilgili madde TTK 595/1 gereğince geçersiz olup gerek geçersiz protokol uyarınca gerekse noterde imzalanan devir sözleşmesine göre davalının davacıya borcu bulunmadığını, ... Ltd. Sti. Hisseleri devirden önce % 50 ... % 50 ... ait olarak görünse de ... nin bu hisseyi şirketin gizli ortağı ... ile birlikte paylaştığını, ... % 25 ... % 25 hisse sahibi olduğunu, devir neticesinde davalının yaptığı ödemelerden pay alamayan gizli ortağın davalıya müracaat ettiğini davalının ona da ödeme yaptığını, bu nedenlerle haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddine, haksız olarak açılan icra takibi ve dava nedeni ile % 20 kötü niyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Bornova 3. Noterliği’inden celp edilen davaya konu olan 20.06.2018 tarihli Hisse Devir Kararının Bornova 3. Noterliğince yine 20.06.2018 tarihinde 19613 yevmiye numarası ile onayladığı ve içeriğinde; şirket hissedarlarından, ...’nin şirkette mevcut 200 adet ve 5.000,00 TL değerindeki hisselerinin tamamını ...’e devir ettiği, bunun pay defterine işlemesine, şirket ortakları ...’ nin ve ... ile dışarıdan müdür olarak atanmış olan ...’nin müdürlüklerinin ve şirketi temsil yetkilerinin sona erdiğini, yerine ...’in aksi karar alınıncaya kadar müdür olarak atanmasına ve münferiden şirketi temsil etmesine karar verildiği ve kararın ... ve ...’in birlikte imzaladığını, hisse devir kararının 27.06.2018 tarih, 9608 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiğinin anlaşıldığını, davalı tarafça sunulan “Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesinde ise devir işleminin Bornova 3. Noterliğinde 20.06.2018 tarih ve 19614 yevmiye nosu ile yapıldığı sözleşmenin içeriğinden; ... Ltd. Şti. unvanlı şirket ortaklarından ...’ nin şirketteki 200 payını şirketin aktif ve pasifindeki tüm hak ve borçlarıyla birlikte 5.000,00 TL bedelle ...’e devrettiğini, devir bedelinin kendisinden nakden ve tamamen aldığını, pay devrinin çekişmesiz ve paylarda ve pay devrinde herhangi bir kısıtlamanın olmadığını, devir eden ... ve devir alan ...’in sözleşmeyi kabul ve beyan ederek noter huzurunda imzaladıklarını ve Noterlikçe kişilerin kimlikleri ile sözleşmeyi 20.06.2020 tarih ve 19614 nolu yevmiye nosu ile onaylandığını, aynı tarihte ( 20/08/2018 tarihinde )imzalanan protokolde ise Protokolün Konusunun; (Md. 2) taraflar (Davacı ... ve Davalı ...) ... Ltd. Şti’ unvanlı şirketteki hisselerine % 50 oranında (yarı yarıya) sahip iken, ...’ nin sahibi olduğu % 50 lik hissesini ve yetkilerini ...’ e devri, ile tarafların hak ve yükümlülüklerinin düzenlenmesi olduğu, 3. maddesinde belirtilen çeklerin davacı adına ödenmesi ve aynı madde devamında "...’ in ...’ ye ait ... nolu ev kredisinin tüm ödemelerini en geç 15.01.2019 tarihinde ... Ltd. Şti üzerinden ödeyeceği krediyi kapatacağı, ödemeleri ...’ nin şirketteki hesabına kaydedileceğinin akdolunduğu, protokolün Hisse Devir Sözleşmesi ile ilişkili, başka bir anlatımla protokolün hisse devir sözleşmesinin bir parçası olduğunu, yapılan tespitlerde protokol konusu şartlardan, davacıya ait kredi ödemelerinin bir kısmının ödendiği ve davacıya verilen çeklerin bir kısmının dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından ödendiği ayrıca şirketin hisse devrinden sonra tek ortaklı şirket olduğu ve şirketin temsil ve ilzamında davalı ...'in yetkili olduğunu, dava dışı ... Ltd. Şti. ve yetkilisi davalı ...’in protokole kısmen uyduğunu, hisse devir sözleşmelerinde noter onayı olmasının kararın tescil ve ilanı için bir zorunluluk olduğunu, noterde yaptırılan devir sözleşmelerinin genellikle (sayıca büyük bir kısmı) dava konusu olayda olduğu gibi hisse devirlerinin defterlerde yazılı olduğu değer üzerinden yapıldığını, taraflar arasında hisse devri konusunda anlaşılan bedelin defter kayıtlarındaki yazılı değer arasındaki farkın dava konusu olayda olduğu gibi hisse devir sözleşmesi dışında imzalanan bir ek sözleşme hükümlerine göre ödenmesinin kararlaştırıldığını, hisse devir sözleşmesiyle aynı gün yapılan ve davalı tarafça imza inkarında da bulunulmayan protokolün geçerli olduğunu, davacı tarafından 22.01.2019 tarihinde davalı ... adına Karşıyaka 3.İcra Dairesi 2019/836 Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde ödeme emri gönderilerek toplam 266.666,00 TL üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinde “15.01.2019 tarihli ödenmeyen banka kredi tutarlarına ilişkin alacak” açıklamasının bulunduğunu, porotokolün 3.3.2 Maddede: ...’ in ...’ ye ait ... nolu ev kredisinin tüm ödemelerini en geç 15.01.2019 tarihinde ... Ltd. Şti üzerinden ödeyeceği krediyi kapatacağının belirlendiğini, banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede konut kredisi taksitlerinden toplam 11 taksitin (4.264,47 x 11 = 46.909,17 TL) ödendiği ihtarname ekindeki ekstereye göre 19.02.2019 tarihi itibariyle 248.691,44 TL kalan anapara, 12.615,22 TL ihtar tarihi itibariyle ödenmeyen taksit bakiyesi 3.029,06 TL ödenmeyen son taksit tarihinden itibaren kalan anaparaya işlemiş faiz ve eklentileri, 75,91 TL ödenmeyen taksitlerin gecikme faizi bakiyesi ve eklentileri olmak üzere toplam 264.411,63 TL borç bulunduğunun anlaşıldığından davanın 264.411,63 TL üzerinden kabulüne karar verildiğini, hükmedilen alacak miktarı likit olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, protokolün 3.3.2. maddesinde "..., ...ye ait olan ev kredisinin tüm ödemelerini en geç 15.01.2019 tarihine kadar ... firması üzerinden ödeyecek, ..bu ödemeler ... firmasının defter kayıtlarında ...'nin hesabına kayıt edilecektir", denildiğini, bu durumda davalı ...'in dava konusu anlaşmazlıkta husumeti bulunmadığını, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacıya verilen çeklerin bir kısmının da ... Ltd. Şti. tarafından ödendiğinin de görüldüğünü, kredi taksitlerinin tamamının ... Ltd. Şti. hesaplarından ödeneceği belirtilmişken davalı ...'in 'şahsi' olarak sorumluluğunun doğmayacağının açık ve net olduğunu, ...'in söz konusu protokolün borçlusu olmadığını, dolayısıyla işbu davanın tarafı olamayacağını, tarafların ortağı oldukları ... Ltd.Şti.’nin hisselerinin devrine dair yapıldığı iddia olunan 20.6.2018 tarihli protokolün geçersiz olduğunu, ancak yerel mahkemece dikkate alınmadığını, taraflar arasında, Bornova 3. Noterliği’nce 20.6.2018 tarihinde devir sözleşmesi imzalanıp tasdiklendiğini ve ardından 19613 yevmiye no’lu Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri tasdiklendiğini, taraflar arasında noter huzurunda akdedilen işbu Hisse Devir Sözleşmesi koşulları içerisinde de söz konusu kredi borcunun üstlenilmesine dair bir ibare bulunmamaktadır. Bu sözleşmeye göre de taraflar birbirlerinden alacaklarını almış birbirlerine hiçbir borçları kalmamıştır, taraflar arasında noter huzurunda akdedilen Hisse Devir Sözleşmesi koşulları içerisinde de söz konusu kredi borcunun üstlenilmesine dair bir ibare bulunmadığını, bu sözleşmeye göre de tarafların birbirlerinden alacaklarını aldıklarını birbirlerine borçlarının kalmadığını, imzaları noterce onaylanmayan devir sözleşmesinin genel kurul kararı ile geçerlik kazanamayacağını, TTK 595.maddedeki şekil şartlarının gerçekleşmediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, hisse devir sözleşmesi ve ekindeki protokol kapsamında davacının davalıdan alacak istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Taraflarca delil olarak dayanılan Bornova 3. Noterliğinin 20.06.2018 tarih ve 19614 yevmiye nosu ile yapılan "Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi" ile ... Ltd. Şti. unvanlı şirket ortaklarından ...’ nin şirketteki 200 payını şirketin aktif ve pasifindeki tüm hak ve borçlarıyla birlikte 5.000,00 TL bedelle ...’ e devir ettiği, devir bedelinin kendisinden nakden ve tamamen aldığı, pay devrinin çekişmesiz ve paylarda ve pay devrinde herhangi bir kısıtlamanın olmadığı, devir eden ... ve devir alan ...’ in sözleşmeyi kabul ve beyan ederek noter huzurunda imzaladıkları ve Noterlikçe kişilerin kimlikleri ile sözleşmeyi 20.06.2020 tarih ve 19614 nolu yevmiye nosu ile onaylandığı görülmüştür.
... Ltd. Şti’nin Bornova 3. Noterliği’nce 19613 yevmiye numarası ile tasdiklenen 20.06.2018 tarih ve 2018/2 sayılı kararı ile söz konusu devrin onayladığı ve içeriğinde şirket hissedarlarından, ...’nin şirkette mevcut 200 adet ve 5.000,00 TL değerindeki hisselerinin tamamını ...’ e devir ettiği, şirket ortakları ...’ nin ve ... ile dışarıdan müdür olarak atanmış olan ...’ nin müdürlüklerinin ve şirketi temsil yetkilerinin sona erdiği, yerine ...’ in aksi karar alınıncaya kadar müdür olarak atanmasına ve münferiden şirketi temsil etmesine karar verildiği ve kararın ... ve ...’ in birlikte imzaladığı,hisse devir kararının 27.06.2018 tarih, 9608 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiği anlaşılmıştır.
Davaya konu yanlar arasında imzalanan 20/06/2018 tarihli "Protokol" başlıklı belgede ise protokolün konusunun; (Md. 2) ... ve ...'in yarı yarıya hissedarı olduğu ... Ltd. Şti’ unvanlı şirketteki hisselerine % 50 oranında sahip iken, ...’ nin sahibi olduğu % 50 lik hissesini ve yetkilerini ...’ e devri ile, tarafların hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiği 3. maddesinde belirtilen çeklerin davacı adına ödenmesi ve aynı madde devamında "...’ in ...’ ye ait ... nolu ev kredisinin tüm ödemelerini en geç 15.01.2019 tarihinde ... Ltd. Şti üzerinden ödeyeceği krediyi kapatacağı, ödemeleri ...’ nin şirketteki hesabına kaydedileceğinin akdolunduğu görülmüştür:
Limited şirket hisse devir sözleşmeleri 6102 sayılı TTK'nın 595. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onaylanması şart olduğu gibi, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun da onayı şarttır. 6098 sayılı TBK’nın 13. maddesinde sözleşmelerde yasal şekil “Kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen bir sözleşmenin değiştirilmesinde de yazılı şekle uyulması zorunludur. Ancak sözleşme metniyle çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümler bu kuralın dışındadır.” şeklinde düzenlenmiştir. Davacı ile davalı arasındaki hisse devri ve protokol nedeniyle yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine davalıdan protokol kapsamındaki bedelin davalıdan tahsilinin talep ettiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davalı kendisine husumet düşmeyeceğini savunmuş ise de, davalının sözleşmeye taraf dava dışı şirketin tamamının hisse sahibi olup münferiden şirketi temsile yetkili olduğu, sözleşmenin inkar edilmediği, ödemenin sözleşmede belirtildiği üzere davalının hesabına yapıldığı, sözleşmenin de hisse devri sözleşmesi olduğu gözetildiğinde, davalıya husumet yöneltilebileceğinin kabulü yerindedir.(Yargıtay 11. HD'nın 07.06.2018 tarih ve 2016/12996 E. - 2018/4393 K. Sayılı ilamı )
Taraflar arasında 6102 Sayılı TTK'nın 595. maddesindeki şartlara uygun olarak yapılan ve noterde düzenlenen bir hisse devir sözleşmesi bulunmaktadır. Limited şirket hisse devri sözleşmelerinde, bedel veya alacak bakımından ayrı bir sözleşmenin yapılabileceği ve bu sözleşmelerin resmi şekilde yapılmış olması şartı aranmadığı, davacı ile davalı arasında imzalanan 20.06.2018 tarihli protokol devir bedelinin miktarının tespitine ve ne şekilde ödeneceğine ilişkin olduğundan geçersiz olmadığı, başka bir ifadeyle, noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesindeki bedelin muvazaalı olduğu, bunun aksinin gerek davacı tarafça sunulan ve davalı tarafından da imzası inkar edilmeyen protokolle ispatlandığı, dolayısıyla limited şirket hisse devir bedeli ve bunun ödeme şekline ilişkin sözleşmenin ayrı olarak, adi yazılı şekilde düzenlenebileceği, devir bedeline ve ödeme şekline ilişkin bu sözleşmenin hisse devir şekli olan noterde imzaların onaylamasının bir geçerlilik şartı olmadığı, açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 18.061,95 TL'den peşin alınan 4.515,50 TL'nin mahsubu ile bakiye 13.546,45 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.