T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/105
KARAR NO: 2024/1530
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/11/2021
NUMARASI: 2020/89 E. - 2021/232 K.
KARAR TARİHİ: 18/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 18/09/2024
İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 03/11/2021 tarih 2020/89 Esas 2021/232 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davacı şirketin Türkiye’nin ilk ve en büyük el aletleri üreticisi olduğunu, 50 yılı aşkın süredir sahip olduğu tecrübenin yanı sıra muhtelif sektörlere sıcak dövme parça üretimi yaptığını, Türkiye İtibar Endeksi (TİE) 2018 Araştırması’na göre ..., makine sektörünün en itibarlı markası seçildiğini, iş bu nedenle davacı şirkete ait markanın zaman zaman kötü niyetli üreticiler tarafından hukuka aykırı olarak kullanılmakta ve davacı şirketin tanınırlık ve itibarından yararlanılmakta olduğunu, davacı şirkete ait marka tescil belgesi de dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı tarafından iş bu markanın hukuka aykırı olarak kullanılmış ve haksız rekabet kuralları açıkça ihlal edilmiş olduğunu, davalının bu eylemlerinin tespiti için 12.12.2019 tarihinde mahkemeye müracaat edildiğini, başvuru sonucunda gerekli incelemelerin yapıldığını, 2019/274 Değişik İş sayılı dosyası verilen kararda; “…davalının “ ...” markalı ürünlerinin talep edenin tescilli “...” ibareli markası ile iltibas yaratacak düzeyde ve karıştırma riskinin olduğu” tespit edildiğini, yine aynı dosya nezdinde verilen kararda ayrıca “… iltibas yaratacak düzeyde ve karıştırma riski bulunan “...” ibaresinin pense ürünlerinde kullanıldığı belirlendiğinden bu kullanımın tedbiren önlenmesine, bu ibareyi taşıyan ürünlerin toplatılmasına, el konulmasına ve yediemin olarak ihtiyati tedbir talep eden üzerine bırakılmasına” karar verildiğini, anılı işlemlerin icrası yazısı için mahkeme tarafından Batman İcra Dairesine yazı yazıldığını ve işlemlerin başlatıldığını, Batman İcra Dairesi' nin 2020/15392 E. sayılı dosyası üzerinden işlemlerin yürütüldüğünü, anılan değişik iş dosyasının kararının akabinde ise davalı tarafın davacının marka hakkına tecavüz niteliğindeki eylemlerinin kesin olarak durdurulması ve davacının uğramış olduğu zararların tazmininin sağlanması amacıyla zorunlu arabuluculuk görüşmeleri gerçekleştirildiğini, anlaşma sağlanamadığını, davalının marka hakkına tecavüzü sebebiyle davacı şirketin maddi zarara uğradığını, bu zararın hem fiili hemde yoksun kalınan kazancı kapsadığını, davalının marka hakkına tecavüz teşkil eden filinin aynı zamanda haksız eylem niteliğinde olduğundan davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirttiğini, davalı tarafından gerçekleştirilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin men’ine, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2019/274 E. Sayılı dosyası nezdinde verilen ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının devamına, davalının hukuka aykırı eylemleri nedeni ile davacıya vermiş olduğu zararın ve davalının markaya tecavüz nedeniyle elde ettiği kazancın tespitine, davacı lehine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL maddi tazminatın varsayımsal lisans yöntemi ile belirlenmesine ancak mahkemece varsayımsal lisans yöntemine göre hesaplama yapılamaması halinde tarafa Yargıtay içtihatları uyarınca yeni hesap yönteminin belirlenmesi amacıyla süre verilmesine, işbu yöntemlerden hiçbiri ile hesaplamama yapılamaması halinde ise 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ nun haksız rekabeti düzenleyen 54. madde ve devamına göre hesaplama yapılmasına, davacı lehine 2.500,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine, iş bu dava nezdinde davacı lehine hükmedilecek maddi ve manevi tazminatın delil tespiti tarihinden itibaren işleyecek avans oranları üzerinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 07.10.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, dava dilekçesinde 100,00 TL olarak talep ettiği maddi tazminatı bilirkişi raporu doğrultusunda 7.605,25 TL daha arttırarak toplam 7.705,25 TL maddi tazminat ve 2.500 TL manevi tazminatın delil tespiti tarihinden itibaren işleyecek avans oranları üzerinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı tarafa dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermediği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ...'a ait ... Mah. ....Cadde No:... ... adresinde bulunan işyerinde yapılan tespitte ... ibare+ logo bulunan ve her bir kutuda 6 (altı) adet pense bulunan, 6 (altı kutu) pense satış için iş yerinde bulundurulduğunun tespit edildiği, davalının markasal kullanımı ile davacı markası arasında görsel ve işitsel anlamda benzer olduğu, son iki harfinin farklı olduğu, bu durumun davacı markasını ayırt edici hale getirmediği, hitap ettikleri tüketici kitlesinin benzer olduğu, tüketici nezdinde karıştırmaya mahal verecek durumda olduğu ve davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun anlaşıldığı, dosya kapsamında toplanan deliller ve bilirkişi raporları dikkate alındığında davalı eyleminden dolayı davacının SMK'm.151/2-c uyarınca yoksun kaldığı kazancın 7.705,25 TL olduğu, SMK'nın 149/1-ç maddesi uyarınca, sınai mülkiyet hakkı sahibi, tecavüzün tespit, önlenmesi ve maddi tazminat yanında manevi tazminat da talep edebileceği, TBK'nın 58. Maddesi göz önüne alınarak; somut olayın koşulları ve sonuçları dikkate alınarak 2.500 TL manevi tazminatın kabulü uygun görüldüğünden davacının davasının kabulü ile, davalı tarafından gerçekleştirilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin men’ine, 7.705,25 TL maddi tazminatın ve 2.500 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans oranları üzerinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı, işyerinde davacı şirkete ait ürünlere benzer 6 kutu pense, her kutuda 6 tane olmak üzere 36 adet pense olduğunu, bu penseleri davalının oğlu davalının haberi yokken seyyar satıcıdan aldığını, bu ürünlerin taklit olduğunu bilmediğini, bilirkişi raporunda ele geçirilen penselerin değerinin 3.000,00 TL olarak belirlendiğini, tüm malların bedelinin 3.000,00 TL olmasına rağmen mahkemenin tarafından malın değerinden çok fazla maddi ve manevi tazminata hükmettiğini, davalının taklit ederek mal üreten bir kişi olmadığını beyan ettiğini, aleyhe tazminat hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, bilirkişi raporunda lisans örneksemesi yöntemi için davacıdan örnek istemine rağmen davacı tarafından örnek ürünün temin edilmediğini, raporun yorum yoluyla hazırlandığını, başka bir şirkete yapılan yıllık satış oranı üzerinden davacının zararının tespit edilmeye çalışıldığını, bu durumun yanlış ve usule aykırı olduğunu, ele geçirilen penseler üzerinde davacının kar kaybının hesaplanması gerektiğini, dükkanında ele geçirilen 36 adet pense için hükmedilen tazminatın fahiş olduğunu, davacının bu kadar zararının olmadığını, tazminatın amacının sebepsiz zenginleşme olmaması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin men'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Yerel Mahkemece taraf delillerinin toplanıldığı, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/274 D.İş sayılı dosyasının dosya içerisine alınmasından sonra dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdii edilerek 02.09.2021 tarihli raporun tanzim kılındığı, işbu raporda davacı tarafın davaya uyarlanmasını talep ettiği, “lisans örneksemesi” yöntemine göre hazırlanacak bilirkişi raporuna esas alınmak üzere kendilerinden lisans örneği talep edildiği, davacı tarafın bu konuda bir bildiriminin olmadığı, ayrıca benzer sektörlerden lisans örneği temin edilemediği, davalı tarafın karşı tarafa ödeyebileceği örnek lisans bedeline ilişkin olarak, markanın işlerliğine göre malın faydasına, maliyetine ve aynı zamanda tarafların esas alınabilecek pazarlık güçlerine bağlı olduğu, hesaplama başlangıç tarihinin tespit talebinin yapıldığı tarih olan 12.12.2019 , bitiş tarihinin dava tarihi olan 15.10.2020 tarihleri arası baz alınarak yapılan hesaplamada dosyadaki delil ve belgeler, somut olayın özellikleri de dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, tarafların lisans sözleşmesi yapması halinde davacı tarafın davaya uyarlanabilecek sürede 7.105,25 TL yoksun kalınan kazancı oluştuğu yönündeki bilirkişi raporunun hükme esas almaya yeterli ve elverişli mahiyette bulunduğu değerlendirilmiştir.
Zira, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 150. maddesi uyarınca, sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişilerin, hak sahibinin zararını tazmin etmeleri gerekmektedir. Yine SMK'nın 151. maddesinde ise hak sahibinin uğradığı zararın, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsadığı hüküm altına alınmıştır. Maddenin devamında ise yoksun kalınan kazancın hangi usullerle hesap edileceği düzenlenmiş olup mahkemece marka hakkı sahibinin seçimine göre bu hesap usullerinden birine göre yoksun kalınan kazancın tespiti yapılmalıdır. Somut olayda davacı taraf dava dilekçesinde SMK'nın 151/2-b maddesi uyarınca varsayımsal lisans yöntemiyle yoksun kalınan kazancın tespitini istemiştir. Kazanç kaybının tespitine ilişkin SMK'nın 151/2. maddesinde davacıya seçimlik olarak tanınan değerlendirme usulleri esasen seçimlik hak olup niteliği gereğince yenilik doğurucu ve bir kez kullanılmakla tüketilen bu hak, davacı tarafından lisans bedeline göre yoksun kalınan kazancın tespiti olarak talep edildiğinden, dosyada alınan hükme esas almaya elverişli ve yeterli bilirkişi raporu ile hesaplanan 7.705,25 TL tutarında maddi tazminata hükmedilmesi yerinde olup, davalı tarafın aksi yöndeki istinaf nedenleri isabetli bulunmamıştır.
Öte yandan SMK 149/1-ç maddesinde ise mülkiyet hak sahibinin maddi ve manevi tazminat haklarına sahip olduğu düzenlenmiştir. Haksız rekabetin varlığının ispatı nedeniyle haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin men’ini talep edebileceği gibi kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini ve 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde manevi tazminat verilmesini isteyebilir.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalının istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ...'ün istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 697,12 TL'den peşin alınan 175,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 522,12 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 18/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.