T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1276
KARAR NO: 2024/1748
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29.05.2024
NUMARASI: 2024/306 Esas
TALEBİN KONUSU: İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ: 16.10.2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 16.10.2024
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.05.2024 tarih 2024/306 Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP : İhtiyati tedbir isteyen vekili, Antalya İcra Müdürlüğü'nün 2024/20337 Esas sayılı dosyasına konu olan 29.12.2023 düzenleme tarihli ve 15.01.2024 ödeme tarihli, bedeli 400.000 TL olan bonoyu davacıdan imzalatarak elden aldığını ve bankadan aynı gün havale yolu ile davacının banka hesabına 400.000 TL olarak parayı gönderdiğini, kötüniyetli olan davalı yanın karşılığında bono almış olduğu 400.000 TL miktarlı parayı havale dekontuna borç verilen para şeklinde ibare de yazarak parayı havale ettiğini, davalı yan ile davacının paranın ödenmesi konusunda anlaşmazlığa düştüklerini, davalı yanın 12.02.2024 tarihinde ödeme emri örnek 7 düzenleyerek ve banka dekontunu da takip talebine ekleyerek davacı aleyhine İzmir 1.İcra Dairesi'nin 2024/1828 Esas sayılı dosyasına ilişkin olarak icra takibi başlattığını, orman kesim işi ile uğraşan davacının şehir dışında bulunduğu sırada icra ödeme tebligatının davacının köyde yaşayan eşine tebliğ edildiğini ve eşinin de davacıya haber vermediği için takibin kesinleştiğini belirttiğini, davacının Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/20337 Esas sayılı dosyasına konu yapılmış bonodan ve yine bu bonoya ait verilmiş olan bedele karşılık havale edilen borç para karşılığı olan İzmir 1. İcra Dairesinin 2024/1828 Esas sayılı dosyasının icra takibine konu banka dekontundan dolayı her iki icra dosyası için talep edilen 800.000 TL'den dolayı davalı ...'a “senedin davacı açısından bedelsiz olması nedeni ile icra takiplerine konu edilmiş toplam 800.000 TL takip çıkışlı icra takiplerinden dolayı (tüm ferileri de dahil olmak üzere) 400.000 TL'sı (+) faiz (+) icra vekalet ücreti (+) tüm ferileri de dahil olmak üzere “borçlu olmadığının tespiti” ile takiplerin bu miktar (400.000 TL'sının tüm ferileri de dahil olmak üzere) yönünden kısmı olarak iptaline ”haksız ve kötüniyetli davalı yandan %20 'sinden aşağı olmamak üzere takdir olunacak tazminata mahkum edilmesine ve davacı lehine %20 tazminatın davalı yandan tahsiline, davacı açısından ileride telefisi imkansız zararlar oluşacağı için dolandırıcılık ve tefecilik suçuna konu olan banka dekontuna ve bonoya ilişkin HMK.209 maddesi dikkate alınarak icra takiplerinin teminatlı veya teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek dava kesinleşinceye kadar durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İTİRAZ : İhtiyati tedbire itiraz eden vekili, 16/05/2024 tarihli dilekçesi ile davaya cevap dilekçesi dahi sunulmadan davalının alacağına kıyasla oldukça düşük kalan teminat ile belirlenen tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, teminat olarak davalının alacağına karşılık mahkemece, alacağın yalnızca %20'sinde yani 80.000,00 TL'ye hükmedildiğini, bu teminat miktarının davanın reddi halinde tedbir sebebiyle hak kaybı yaşanması durumunda davalının zararını karşılayacak oranda ve miktarda olmadığını belirterek, icra dosyasına icra veznesindeki paranın dava sonuna kadar alacaklı olan davalıya ödenmemesi şeklinde konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini, kaldırılmadığı takdirde teminat miktarının arttırılarak gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin İİK'nun 72/3 maddesi ve HMK nun 389. maddesi kapsamında incelendiği ve bu maddedeki koşulların değerlendirilerek karar tesis edildiği, HMK'nun 394/2. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz nedenleri tedbirin dayandığı sebepler, Mahkemenin yetkisi ve teminata ilişkin olup, aleyhine tedbir kararı verilen davalı tarafından teminata süresinde itiraz edildiği, ihtiyati tedbir kararına itiraz nedenleri, şekli ve sınırlı olarak HMK'nun 394/2. maddesinde açıkça düzenlendiği, davalı tarafından teminat miktarına itiraz edilmişse de alacağın %20'si oranında teminatın mahkeme veznesine yatırılması ile icra veznesine yatırılacak bedelin alacaklıya ödenmemesine ilişkin karar verildiği, teminat tutarının alacak bedeli ile uyumlu olduğu anlaşılarak davalının ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, mahkemece verilen 29.05.2024 tarihli itirazın reddine dair verilen ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın cevap dilekçesinde davalıdan borç alındığının ve aralarında alacak verecek ilişkisi olduğunun davacının dava konusu senedi ve borcu ikrar ettiğinin sabit olduğunu, davalının yalnızca kendi adına keşide edilen senede bağlı haklı alacağını tahsil etmek amacıyla icra takip yoluna başvurduğunu, davalı tarafça ''malen'' kaydın kabul edilmediğini, bononun bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olup her iki tarafın da bononun mal karşılığı olmadığına dair beyanları karşısında senedin hem davacı hem davalı tarafından talil edildiğini, bunun ispat yükünün davacı senet borçlusunda olduğunu, elinde soyut borç senedi olan alacaklının alacak iddiasını ispat etmiş sayılmasından dolayı, artık borçlunun kendi açısından ispat faaliyetinde bulunması gerektiğini, dolayısıyla davacı borçlu ...'ın borçlu olmadığının ispat yükü altında olduğunu, borçlu olmadığını ispatlayamayan davacı lehine ihtiyati tedbir kararı verilmemesi gerektiğini, davacının borcu ikrar etmesi ve 100.000 TL'lik ödeme yapmış olduğu iddiası ile çalışmakta olduğu sektörün açıkça taraflar arasında alacak verecek ilişkisi olduğunu gösterdiğini, belli bir miktarın üzerinde olan kambiyo senetlerine dair itiraz sebeplerinin ancak resmi veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge ile ispat edebileceğini, davacı tarafın dava dilekçesinde imzanın kendisine ait olmadığını belirtmemekle birlikte borcu olmadığı itirazında bulunduğunu, ancak bunu ispatlayacak herhangi bir belge, delil sunmadan, yalnızca soyut iddialarda bulunduğunu, dolayısıyla yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, bilindiği gibi ihtiyati tedbir talep eden tarafın, HMK'nun 390. maddesine göre davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek durumunda olduğunu, davacının iddialarının tamamen kötü niyetli olup bu iddiayı ispatlayacak somut herhangi bir delil ortaya konulamadığını, mahkemenin somut hiçbir delille desteklenmeyen ve yaklaşık olarak dahi ispat edilemeyen bir iddiaya binaen tedbir kararı vermesi, ihtiyati tedbir müessesesini düzenleyen HMK'nun 389. ve devamındaki madde hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Talep, menfi tespit davasında takibe yönelik ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İİK'nın 72/3. maddesinde " İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu geçikmeden doğan zarraları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir." hükmüne yer verilmiştir.
Eldeki somut davada davanın icra takibinden sonra açıldığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı tarafça sadece başlatılan takipte ihtiyati tedbir isteminde bulunulmuştur. İcra takibin başlatılmasından sonra açılan menfi tespit davasında konunun özel kanun niteliğinde olan İİK'da düzenlendiği, bu yasanın 72/3 maddesinde emredici bir şekilde düzenleme bulunduğu, buna göre takipten sonra açılan menfi tespit davalarında Mahkemece yaklaşık ispatın gerçekleştiği yönündeki asıl alacağın % 20 si oranında teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kabul kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı yönünden istinaf karar harcı olan 704,50 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 279,60 TL harcın ihtiyati tedbire itiraz eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbire itiraz eden davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 16.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.