T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1274
KARAR NO: 2024/1732
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 29/05/2024
NUMARASI: 2023/1096 Esas
TALEBİN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 14/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/10/2024
Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/05/2024 tarih 2023/1096 Esas sayılı ara kararının Dairemizce incelenmesi temlik alan davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP :Davacı vekili, Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2021/231 E. sayılı dosyasında takibe konu olan 02.08.2019 tanzim ve 25.01.2020 vade tarihli, 11.750.000,00.-TL tutarındaki kambiyo senedi dolayısıyla; senedin Lehdarı ....Şti., ciranta ... ve söz konusu takip alacaklısı ...’a karşı, davacılar ... ve ...’nin işbu kambiyo senedi dolayısıyla şekil noksanlığı, sahtelik, bedelsizlik, hile, ikrah sebepleriyle tüm menkul ve gayrimenkul malları haciz ve satış tehditi altında bulunduğundan işbu menfi tespit davasını açtıklarını, davaya konu senedin, taraflar arasındaki 3 adet konut satışından kaynaklı tüketici sözleşmesi nedeniyle verildiğini ve takip alacaklısı ilk hamil davalı ...’ın kötü niyetli hamil olduğunu belirterek Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2021/231 E. sayılı dosyasından yapılan icra takibine konu edilen ve 3 adet konut satış sözleşmesinden kaynaklı olan emre yazılı kambiyo senedi dolayısıyla; davacı müvekkillerinin konut satışı ile ilgili gayrimenkul satış vaadine konu taksitli ödeme planına göre düzenlenen taksit senetlerinin ödenmesi sebebiyle düzenlenen işbu senedin hükümsüz olduğunun tespiti ,ile müvekkillerinin menkul ve gayrimenkul malvarlığı ile 3. kişiler ile bankalardaki hak ve alacaklarına haciz tatbik edilmiş olup, icra takibinin kesinleşmiş olması sebebiyle satış tehdidi altında bulunduğundan İİK. Md. 72 gereğince ihtiyati tedbir yolu ile icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Temlik alan davalı ... vekili, İİK 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, işbu davanın davalılarınca alacağın müvekkiline temlik edilmesi nedeniyle artık icra takibinin alacaklısı olma konumundan çıktıklarını, bu davanın tarafı olmayan müvekkili takip alacaklısı temlik alan ... adına ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, HMK 390/3 maddesinde belirtilen yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğini, yatırılan teminat bedelinin düşük olduğunu, asıl takip alacaklısı olan müvekkili aleyhine dava açılmaması ve taraf eksikliğinin de dahili dava suretiyle giderilemeyecek olması sebebiyle pasif husumet ehliyeti yönünden davanın usulde reddine, hakkı olmadığını bildiği halde ve özellikle asıl alacaklı müvekkili dava dışı bırakmak suretiyle dürüstlük kurallarına aykırı davranan kötü niyetli davacıların HMK 329/2 maddesi uyarınca disiplin para cezası ile cezalandırılmalarına, ihtiyati tedbire itirazlarımızın kabulü ile ihtiyati tedbir kararının ivedilikle kaldırılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, HMK'nın 390/3 maddesi gereğince davacıların davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte delil ibraz ettiği, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması halinde meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı, karşı-taraf vekilince ileri sürülen iddiaların yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati tedbire itiraz duruşmasında incelenemeyeceği anlaşıldığından HMK'nın 394/4 maddesi gereğince temlik alan davalı ... vekilinin Mahkemenin 16/11/2023 tarih ve 2023/1096 Esas sayılı İhtiyati tedbir ara kararına karşı itirazının reddine karar verilmiştir.
Karara karşı temlik alan davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Temlik alan davalı ... vekili, işbu davanın davalılarınca alacağın kendilerine temlik vermekle artık icra takibinin alacaklısı olma konumundan çıktığını, dolayısıyla bu davada davanın tarafı olmayan takip alacaklısı ... adına ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, Bodrum 2. İcra Dairesi 2021/2031 takip sayılı dosya alacağını davalı ...'tan temlik aldığını, ...'ın Pay sahibi ve yetkilisi olduğu Şirket ... Ltd Şti olduğunu, müvekkilinin bu şirketten satın aldığı taşınmazların bedellerini tahsil edemediği için dosya alacağını temlik aldığını, müvekkili aleyhine hüküm doğuracak şekilde verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, bunun kabul görmemesi halinde teminatın güncel dosya kapak hesabına göre yeniden belirlenmesine, yatırılan teminat ile dosyaya yatırılan kapak hesabının riski bulunmayan ve getirisi en yüksek bir mevduat hesabında muhafazasına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Talep, menfi tespit istemine ilişkin davada, temlik alan davalı vekilince ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddinin istinafı istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davacı, davalılar ile 2019 yılında gayrimenkul satış vadi sözleşmesi ile taşınmaz satın alındığını, taraflar arasında başka bir hukuki ticari ilişkilerinin olmadığını davalı tarafa verdikleri herhangi bir senet olmadığını, icra dosyasına konu 11.750.000-TL bedelli böyle bir senetlerinin olmadığını, ancak var ise de bedelsiz olduğunu belirterek hile, ikrah, bedelsizlik iddiasıyla açılan menfi tespit davasında icranın tedbiren durdurulmasını talep ettikleri, yerel mahkemenin 16/11/2023 tarih ve 2023/1096 Esas sayılı ara kararı ile İİK'nın 72/3 maddesi gereğince icra takibinin durdurulması talebinin reddine, icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi talebinin kabulüne karar verilmiş, iş bu ara karara yapılan itiraz üzerine mahkemenin 29/05/2024 tarihli ara kararıyla davalı vekilinin itirazınını reddine karar verildiği, davalı vekilince iş bu ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın istinaf edildiği anlaşılmıştır.
İhtiyati tedbir bir dava olmayıp, geçici hukuki korumadır. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
İhtiyati tedbir isteminde davanın esası açısından haklılığın yaklaşık olarak, ispat edilmesi ve tedbirin uyuşmazlık konusu hususa ilişkin olması gerekir. Geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbirin, davanın yerine ikâme edilmemesi ve uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette olmaması, başka bir deyişle yargılamanın sonunda elde edilecek menfaatin ihtiyati tedbirle elde edilmemesi gerekir. Aksi halde ihtiyati tedbir hukuki kurumu ile getirilmesi amaçlanan hükümlerle bağdaşmayacaktır. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse veya yasanın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 704,50 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 276,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 14/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.