T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/374
KARAR NO: 2023/1489
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/11/2022
NUMARASI: 2021/790 Esas 2022/798 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 26.10.2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 26.10.2023
İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.11.2022 tarih 2021/790 Esas 2022/798 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davalı şirketin Çin'den İzmir'e taşıttırdığı ... lastik tekerlekli kullanılmamış yeni konteyner saha portal vincinin davacı şirket tarafından sigortalanmasını talep etmesi üzerine, davacı şirketin 13.02.2013 tarihli 420021003234-8 poliçe nolu emtia nakliyat sigorta poliçesinin düzenlendiğini, ancak davalının 15.216,43 USD sigorta primini ödemediğini, vincin halen ... Liman İşletme Müdürlüğü tarafından ... ... Limanında kullanıldığını, alacağın tahsili amacıyla İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2013/8272 E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, belirterek; itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, icra dairesinin yetkisiz olduğunu, davalı şirketin yerleşim yeri olan Menemen'de icra takibi yapılması gerektiğini, taraflar arasında poliçe koşulları üzerinde mutakabakat sağlanmadığını, poliçenin işleme alınmadığını, yükleme esnasındaki risklerin davalı şirket tarafından üstlenildiğini, davalı tarafından yükleme anında doğacak riskler karşılığının sigorta bedelinden düşülmesini talep etmelerine rağmen bu taleplerinin dikkate alınmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KALDIRMA KARARINDAN ÖNCE İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, taraflar arasındaki poliçenin düzenlenmesi ve bir kısım maddelere ilişkin görüşmelerin e-mail üzerinden yapıldığı, ... Malzeme Dairesi Başkanlığının verdiği yazıya göre poliçenin ilk halinin bu kuruma verildiği ve kullanıldığı, TBK'nın 2/1. maddesi gereğince tarafların sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa 2. derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile sözleşmenin kurulmuş sayılacağı, ikinci derecedeki noktalarda uyuşulmaz ise hakimin uyuşmazlığı, işin özelliğine bakarak karara bağlayacağının düzenlendiği, sigorta sözleşmesinin esas unsurlarının sigorta ettiren yönünden prim ödemek, sigortacı yönünden ise sigorta poliçesindeki klozlarda teminat altına alınan riziko gerçekleştiğinde zarara ödemekten ibaret olduğu, taraflar arasındaki poliçe ile maillerde düzenlenme istenilen hükümlerin tali konulara ilişkin olduğu, davalının sigorta bedeline itirazının olmadığı, bu haliyle tarafların sözleşmenin esaslı unsurlarında anlaştıkları, davacının poliçenin ilk halini davalıya gönderdiği ve davalının da kullandığı, davacının sözleşmeden döndüğüne dair açık bir beyanının bulunmadığı, sözleşmenin en geç poliçenin düzenlendiği 13/02/2013 tarihi itibariyle kurulduğu, prim ödeme borcunun bu tarih itibariyle davalı yönünden muaccel hale geldiği, belirterek; davanın kabulüne, itirazın iptaline, hüküm altına alınan alacağın % 20'si oranında hesaplanan 5.976,10-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
DAİREMİZİN 18.10.2021 TARİH VE 2018/2242 E. - 2021/1195 K. SAYILI KALDIRMA KARARI ÖZETİ : Ödeme defi yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün olup, davacı vekilince yargılama aşamasında ve istinafa cevap dilekçesinde 28.02.2013 tarihli belge hakkında beyanda bulunulmadığı anlaşılmakla, mahkemece öncelikle davacı şirkete söz konusu belge konusunda beyanları sorularak, gerektiği takdirde davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişiler tarafından inceleme yapılmak suretiyle, davalının dava konusu prim borcuna ilişkin olarak ödeme yapıp yapmadığı, yapmış ise tutarı konusunda ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, belirtilerek; kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu poliçeye ilişkin davalı tarafça yapılmış bir ödemenin bulunduğuna dair bir delil sunulmadığı gibi davalının ticari defterlerinde de ödeme kaydı işlenmediği, davalının cevap dilekçesinde de bir ödeme yapıldığına yönelik savunmada bulunulmadığı, davalı kullanıcısından gönderilen 27/02/2013 tarihli e-postada poliçenin ne şekilde düzenleneceğine dair talimatların yer aldığı, 3 nolu talimatta açık bir şekilde "Prim ödendi ibaresi taşımalıdır. (Telefonda da bahsetmiş olduğunuz gibi ödendiğine dair imzalı kaşeli bir bildiride bulunmanız yeterli. )" şeklinde bir talebin bulunduğu, e-postadan 1 gün sonra mezkur yazının düzenlendiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, yasal prosedürün yerine getirilmesi amacıyla dava dışı ...'ye hitaben poliçe bedelinin ödendiğine mezkur yazının düzenlendiği, poliçe bedelinin ödenmediği, poliçe teminatı altında taşımanın gerçekleştirilmesinden sonra sözleşmeden dönmenin işin niteliğine uygun düşmediği, risk ortadan kalktıktan sonra poliçeden dönülmesinin sigorta prim ödeme borcunu sona erdirmeyeceği, davalının poliçe bedelinden sorumlu olduğu, bu haliyle alacağın likit nitelikte olduğu, belirtilerek; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edildiğini, yetkili icra müdürlüğünün menemen icra müdürülüğü olduğunu, yetkili icra müdürlüğünde usulüne uyğun bir takip yapılmadığını, taraflar arasında poliçe koşulları üzerinde mutabakat sağlanamadığını, sözleşme ilişkinin kurulmadığını, davalı şirket kayıtlarında davacı ile ticari ilişkide bulunulduğuna dair herhangi bir kayda rastlanmadığını, davacı tarafça düzenlenen faturanın davalı şirket kayıtlarında yer almadığını, davaya konu hizmetin davalı tarafça sağlandığının ispat edilemediğini, davacının sigorta sözleşmesi yapılmak istenen taşımaya konu emtianın taşınması aşamasında bulunmadığını, rizikoyu üstlenmediğini, aksinin kablünde dahi en azından sigorta bedelinden indirim yapılması gerektiğini, emtia taşıma sırasında zarara uğramış olsa idi davacı şirketin sorumluluktan kurtulmak maksadı ile yüklemenin doğru yapılmadığını ileri süreceğini, emtianın gemi üstüne bağlanarak taşındığını, lashıng adı verilen bu uygulamanın onaylandığına dair sigorta şirketinin lashıng bağlaması kabul belgesi vermesi gerekirken böyle bir belge verilmediğini, davacının bu dört adet vincin taşınması sırasında herhangi bir rizikoya katlanmadığını, 28.02.2013 tarihli davacı şirket tarafından tanzim edilen yazıdan da anlaşılabileceği üzere, dava konusu sigorta poliçesinin prim borcu davacı tarafça tahsil edildiğini, davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı istinafa cevap dilekçesi ile davalının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, emtia nakliyat poliçesinden kaynaklanan prim alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne, karar verilmiştir.
1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; takibe konu borucun para borcu olup götürülecek borçlardan olduğundan davacı alacaklının yerleşim yeri icra dairesinin de yetki olmasına, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların ticari defterlerinin VUK ile TTK hükümlerine uygun olarak tutulmasına, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmasına, takibe konu sigorta poliçesinin davacının ticari defterlerine işlenmesine, ödeme yapılmadığına dair tarafların defter kayıtlarının birbirini doğrulamasına, taraflar arasında geçerli bir sigorta ilişkinin bulunmasına, borçlu davalı şirket yönünden temel ilişkinin varlığının ispatlanmasına, davacının emtia nakliyat sigorta poliçesine dayalı takibe konu alacağının sözleşme hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, tespit edilen borcunun ödendiğini gösteren her hangi bir delil sunulmamasına, davacının icra takibine konu poliçe karşılığı tutarında alacaklı olduğunu ispat edilmesine, prim bedelinden indirim yapılmasını gerektir bir neden bulunmamasına, davalı borçlunun takibe itirazında haksız olup poliçeye dayalı takibe konu alacağın takip tarihi itibariyle hesaplanabilir ( likit ) olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 2.228,85-TL'den peşin alınan 557,21-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.671,64-TL'nin davalıdan tahsiline,
3-İstinaf başvurusu nedeni ile davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.