T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/199
KARAR NO: 2024/702
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 27.10.2021
NUMARASI: 2019/1 E. 2021/217 K.
DAVANIN KONUSU: Marka Tecavüzünün Tespiti ve Kaldırılması, Haksız Rekabetin Önlenmesi
KARAR TARİHİ: 03.04.2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 03.04.2024
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 27.10.2021 tarih 2019/1 E. 2021/217 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacılar vekili, davacının ...ın, ... ile (...’dan satış yetkisi aldığı) ... şirket ve ürünler üzerinde tüm haklarına, ... Ltd. tarafından taklit ürün üretim ve satışıyla tecavüz edildiğini, 01/03/2018 tarihinde davalıya ihtarname gönderildiğini, taklit ürün satışına devam edildiğini, sırasıyla ..., ..., ..., ... isimli ürünlerin ..., ..., ..., ... isimleriyle, materyaller, kitapçık bazında taklit edildiğini, ürünlerin anonim eser olmadığını, davalı şirketin “... ...” ibareli marka başvurusunun şirketin itirazı üzerine reddedildiğini ileri sürerek ihtiyati tedbir konulmasını, tecavüz oluşturan ürünlerin toplanmasını, imhasını, tecavüzün önlenmesini, kaldırılmasını, haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini, ilan yapılmasını talep ve dava etmiş, karşı tarafın iddia ettiği ... ile ilgili davalarının ve taleplerinin bulunmadığını, haklarını saklı tuttuklarını, ancak kendilerinin ...'ün kullanımıyla ilgili davacı olduklarını, davacının markasının ... şeklinde olduğunu belirtmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, husumet itirazı yaparak lisans sözleşmesi ile lisans alana devredilmiş olan hakların aynı anda kullanılamayacağını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalının ilgili ürünleri tescil başvurusu yaptığını ve tescil ettiğini, ürünlerin farklı olduğunu, ürünlerin satışa sunulması için gereken tüm standartların yerine getirildiğini, dava konusu oyunların eser niteliği taşımadığını, anonim olduğunu, ... ’ün 2018/85705, ... ...’in 2018/09886, ... ...’nın 2018/09903, ... ...’in 2017/109834 tescil numaralarıyla kayıtlı olduğunu savunarak görevsizlik kararı verilmesini, zamanaşımı ile davanın esastan da reddini, ihtiyati tedbirin reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının lisans sahibi olduğu ..., ..., ..., ... Oyunları ile davalıya ait ..., ..., ..., ... oyunları ve kitapçıkları karşılaştırıldıklarında; metinsel çevirilerin hatalar dahil aynı olması, oyun talimatlarının aynı olması, oyunların oynanış yöntem ve mantığının aynı olması nedeniyle, dava konusu kitapçıkların nerede ise bire bir aynı olması davacının FSEK md. 20 kapsamında Çoğaltma Hakkının İhlali kapsamında olduğu, davacının lisans sahibi olduğu ... markası ile davalının ... ibaresi kullanımının görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davalının kelime sonun "..." eklemek suretiyle kullandığı, her iki ibarenin kullanım alanın aynı olduğu, sınıfsal benzerliğin mevcut olduğu, hitap ettiği tüketici nezdinde karıştırma riskinin olduğu, 2017/108571 nolu ... markasına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile, dava konusu davalı ürünlerinin davacının eserlerine FSEK.m.20 kapsamında çoğaltma hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine önlenmesine ve kaldırılmasına, davalının "..." ibaresini kullanımın davacının 2017/108571 nolu ... markasına tecavüz oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına kaldırılmasına,davalıya ait ... ibareli ürünler, çıkarma, ambalaj, evrak, tanıtım vasıtaları, broşürlerin toplanmasına, ... ibaresinin masrafları davalıya ait olmak üzere silinmesine, silinmesi mümkün değilse imhasına, karar kesinleştiğinde, hüküm özetinin ulusal çapta yayın yapan gazetede giderleri davalıya yüklenerek, ilan edilmesine, ilan için kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde başvuru gerektiğine, 3 ay içinde başvurulmadığı takdirde ilan hakkının düşeceğine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, eksik inceleme ile karar verildiğini, delillerin tümünün toplanmadığını, bilirkişi raporlarında genel olarak oldukça detaylı bir inceleme ile oyunları ele alarak incelediğini ancak ileri sürdükleri ve delil dilekçesi ekinde örneklerini sundukları itirazların hiçbirinin dikkate alınmadığını, bu hususlarda gerekli inceleme yapılmadan karar verildiğini, yapılan bilirkişi incelemesinde dava konusu oyunların bahsi geçen kişilerin özgün üretimi olduğu ön kabulünden hareketle raporlar düzenlendiği, ancak ileri sürdükleri "Anonimlik" iddiasının hiçbir biçimde irdelenmediğini, 21.11.2019 tarihli bilirkişi raporunun 14 sayfasında "... ve ... oyunlarının karşılaştırılması başlıklı paragrafında, "... ve ... oyunları incelendiğinde talimatlarının birbirlerinden farklı olduğu saptanmıştır, ... oyununun talimatları oyunu açıklayıcı bir şekilde bir fikir sonucu yazılmıştır. ... oyununda sadece sadece ilk üç hamlenin gösterildiği talimat 288 farklı şekilde ifade edilmektedir ve bu talimatlar ... oyununun talimatlarında bulunmamaktadır" tespitine yer verildiğini, rapor ile tespit edilen bu hususa rağmen oyunun eser vasfının yeterince irdelenmediğini, davalı üretimi olan oyun ile davacının kendisine aidiyetini iddia ettiği oyun arasında farklar ile esinlenme serbestisi sınırlarının aşılıp aşılmadığı hususunun da incelenmediğini, ... oyunu ile ... oyunu arasında yapılan incelemede oyunlar arasında ciddi farkların bulunmasının yanı sıra ...'nun başka isimler altında ve uluslararası alanda tanınır nitelikte emsallerinin bulunduğunu, ... ile ... oyununun kuralları tasarım ve kalıp bakımından birebir aynı oyunlar olup, iki oyunun da "..." ödülü sahibi olduğunu, zaten gerek ... gerekse ...'nun tanıtımında her iki oyununda ortaklaşa " ..." tarafından oynanan ve tarihi yüzyıllara dayanan strateji oyunu esas alınarak geliştirildiği açıklamasına yer verildiğini, oyunun yeniliğinin yanı sıra eser niteliğinin de tartışmalı olduğunu, davalı yanca ileri sürülmüş olan "Anonimlik" iddiasının hiç tartışma ve araştırma konusu yapılmamasının raporu sakatladığını ve hükme esas alınamaz bir hale getirdiğini, bu bakımdan eser olup olmamanın yanı sıra eser olarak kabul edilseler bile anonim olup olmadıkları ve hangi oyunun önce üretildiği hususunun da araştırılarak buna göre yeniden rapor düzenlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda ... ile ... arasında yapılan karşılaştırma sonucunda ... oyununun eser olmadığı kanaatinin belirtildiği, davalı tarafından yapılan tescil başvurusunun reddi üzerine bu markanın kullanımına dava tarihinden çok önce son verildiğini, davalı adına tescilli ... markası ile anonimleşmiş bir oyunun üretimi yapıldığını, bu oyunun şeması ve parçaları sahibinin hususiyetini göstermediğinden eser niteliği taşımıyor denilmekte ise de oyun içinde yer alan 80 soru bakımından eserin varlığından bahsetmenin mümkün olduğundan bahsedildiği, ancak bu oyunun da anonim olup eser niteliğine haiz olmadığını, zaten ... markasının da dava konusu olmadığından davanın bu talep yönünden reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını, davacının ... markasına yönelik bir talebi olmadığı gibi iki oyunun benzerliğinden de bahsedilemeyeceğini, bu hususta da eksik inceleme ile karar verildiğini, benzerlik araştırmasının yeterli olmadığını, dava konusu yapılan ... isimli oyunun yazarının ... tarafından oyunun esas alınarak yüzyıllar önce Çin'de oynanan bir oyunun kurallarıyla oynandığı yönünde beyanda bulunduğunu, oyunun kurallarının temel olarak Çin'de oynanan geleneksel ... oyununa dayanmakla birlikte davalının üretimi olan oyun ile davacı tarafça üretilen oyunlar arasında tasarım, taş sayısı bakımından ciddi farklılıklar bulunduğunu, davacı tarafından dava konusu olarak ileri sürülen ve oyun kurallarının tercümesi nedeni ile işleme eserde hak sahipliği hususunun davacı tarafından ispat edilemediğini, davacının oyun kurallarını tamamen Google'ın çeviri (translate) motoru aracılığı ile yaptığını, işleme eser nedeni ile hak sahipliğinden bahsetmenin imkanı olmadığını, tüzel kişilerin eserlere vücut veremeyeceklerinden ancak devir yolu ile hak sahibi olabileceklerini, dosyaya sunulan tüm deliller bakımından da bu noktada eksiklikler bulunduğunu, ... isimli oyun kurallarının yazılış ve çevirilerinde davacı ve davalının kullanımları arasında ciddi farklılıkların bulunduğunu, davalının kullanımındaki farklılıkların esaslı farklılıklar olduğunu, tespiti yapıldıktan sonra bir hak ihlalinin de bulunduğunun ileri sürülmesi ve buna mahkemece itibar edilmesinin açıkça yasaya aykırı olduğunu, bu tespit ve değerlendirmenin kendi arasında ciddi çelişki içerdiğini, mahkemece adil yargılama hakkı ve mülkiyet hakkı ihlal edilerek tedbir kararı verildiğini, itirazlarının değerlendirilmediğini, hukuki uygulananın olağan akışının tamamen dışında bir biçimde dosyanın ele alındığını, davalı aleyhine nöbetçi hakimce tedbir kararı verildiğini, 13.02.2020 tarihinde davalıya ait iş yerinde tedbir uygulandığını, verilen tedbir kararının açıkça hukuka aykırı ve tek taraflı olduğunu, tedbire ilişkin karar verilirken davacının tüm taleplerinin dikkate alınarak tedbirin gerekliliğine kanaat getirilirken davalı yanca yeniden rapor aldırılması yönünde ileri sürülen talebin değerlendirme konusu dahi yapılmadığını, süresi içinde tedbire itiraz edildiğini, ancak yokluklarında yeniden herhangi bir talep olmadan ve resen verilen tedbir kararına karşı itirazlarının değerlendirme dışı bırakıldığını, incelenme gereği dahi duyulmadan dosyanın esası hakkında karar verildiğini, öncelikle tedbir talepleri ile buna itirazların incelenmesi ve bu hususta karar verilmesi gerekmesine karşın itirazlarının hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, kararının hüküm fıkrası ve gerekçesinin yeterli olmadığını, yalnızca bilirkişi raporuna atıfla yazılan kararın Anayasa'da ve HMK'da yer alan gerekçeli karar hakkının ihlal eder nitelikte olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka tecavüzünün tespiti ve kaldırılması, haksız rekabetin önlenmesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile dava konusu davalı ürünlerinin davacının eserlerine FSEK.m.20 kapsamında çoğaltma hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine önlenmesine ve kaldırılmasına, davalının "..." ibaresini kullanımın davacının 2017/108571 nolu ... markasına tecavüz oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına kaldırılmasına, davalıya ait ... ibareli ürünler, çıkarma, ambalaj, evrak, tanıtım vasıtaları, broşürlerin toplanmasına, ... ibaresinin masrafları davalıya ait olmak üzere silinmesine, silinmesi mümkün değilse imhasına, karar kesinleştiğinde, hüküm özetinin ulusal çapta yayın yapan gazetede giderleri davalıya yüklenerek, ilan edilmesine, ilan için kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde başvuru gerektiğine, 3 ay içinde başvurulmadığı takdirde ilan hakkının düşeceğine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Mahkemece taraflarca gösterilen delillerin toplanılmasını müteakip, dosyanın endüstri mühendisi, eğitimci, güzel sanatlar tasarım ve mimarlık konularında uzman bilirkişilerden oluşan üçlü bilirkişi heyetine tevdii olunarak, 08.05.2019 tarihli bilirkişi raporunun alındığı, bilahare bu rapora karşı itirazlar yönünden dosyanın zeka oyunları tasarımcısı, Fsek uzmanı ve uzman nöropsikologtan oluşan yeni bir bilirkişi heyetine tevdii edilerek 21.11.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunun alındığı, bu rapora da taraf vekillerince itiraz edilmesi nedeniyle sırasıyla 21.12.2020 tarihli ve 13.09.2021 tarihli bilirkişi heyetinden ek raporların alınarak, işbu raporların hükme esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
İDM tarafından davacının lisans sahibi olduğu ..., ..., ..., ... Oyunları ile davalıya ait ..., ..., ..., ... oyunları ve kitapçıkları karşılaştırıldıklarında; metinsel çevirilerin hatalar dahil aynı olması, oyun talimatlarının aynı olması, oyunların oynanış yöntem ve mantığının aynı olması nedeniyle, dava konusu kitapçıkların nerede ise bire bir aynı olması davacının FSEK md. 20 kapsamında Çoğaltma Hakkının İhlali kapsamında olduğu, davacının lisans sahibi olduğu ... markası ile davalının ... ibaresi kullanımının görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davalının kelime sonun "..." eklemek suretiyle kullandığı, her iki ibarenin kullanım alanın aynı olduğu, sınıfsal benzerliğin mevcut olduğu, hitap ettiği tüketici nezdinde karıştırma riskinin olduğu, 2017/108571 nolu ... markasına tecavüz oluşturduğu yönündeki kabulünde herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyet rapor ve ek raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, anonimlik yönünden iddianın irdelenmiş bulunmasına, ... markasıyla ilgili verilmiş bir karar bulunmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeni ile davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03.04.2024