T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/16
KARAR NO: 2024/1409
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 10.11.2021
NUMARASI: 2021/83 Esas 2021/242 Karar
DAVANIN KONUSU: Markanın Hükümsüzlüğü, Sicilden Terkini
KARAR TARİHİ: 16.07.2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 16.07.2024
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 10.11.2021 tarih 2021/83 Esas 2021/242 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin 2018/73969 tescil numarasıyla 09.08.2018 tarihinden itibaren on yıl süreyle kendi adına tescil ettirdiği “...” markasını yaklaşık 3 yıldır kullandığını ve bu marka ile tanınırlık sağlamış olduğunu, müvekkili şirkete ait olan “..." markasının davalı ... tarafından 2021/12825 başvuru numarasıyla 31.05.2021 tarihinde haksız bir biçimde tescil edilmiş olan "..." markasının hükümsüzlüğünü ve davalı yönünden sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, müvekkiline ait markanın 27. sınıfta mallara ilişkin tescilliyken, davacı markasının 35. sınıfın 5. alt grubunda perakendecilik hizmetlerinde tescilli olduğunu, söz konusu iki sınıfta tescilli markaların mal ve hizmetler yönünden aynı veya benzer olduğundan söz edilemeyeceğini, davacının, büyük harfle yazılmış "..." ibaresinin, yazının üstünde ön plana çıkacak şekilde büyük ve renkli bir simge ile yazının altında renkli ve büyük harflerle yazılmış "...." ibaresinden oluşandavacının, büyük harfle yazılmış "..." ibaresinin, yazının üstünde ön plana çıkacak şekilde büyük ve renkli bir simge ile yazının altında renkli ve büyük harflerle yazılmış "..." ibaresinden oluşan karma bir marka olup, müvekkilinin ‘...’ ibaresinden oluşan markasının hükümsüzlüğünü talep ettiğini,markaların benzer olmadığını, davacı markasının, yaygın kullanımı olan ve ürün vasfını gösteren söz konusu işaretlerin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, bu sebeple, ayırt edicilik seviyesi düşük markaya geniş kapsamlı bir koruma tanınmasının doğru olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait 2018/73969 nolu markanın esaslı unsurunun ... ibaresi olduğu, ... ibaresinin tescil edildiği sınıf yönünden ayırt ediciliği son derece yüksek olduğu, davalı markasında da aynı ibarenin bulunduğu işitsel, görsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, tüketici nezdinde karıştırma ihtimalinin olduğu, her ne kadar davalı markası 27. Sınıfta tescilli olsa da aynı emtiyaların davacının markasının tescilli olduğu 35. Sınfta da yer alması nedeniyle markaların farklı sınıfta yer almasının iltibas engel mahiyette olmadığı, davalı markasının SMK.m.6/1 uyarınca davacı markasına iltibas oluşturduğu, davacı kötü niyetli tescil iddiasında bulunmuş ise de davacının genel olarak tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına
aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak
amacına ya da şantaja yönelik başvuru olduğuna dair dosyada yeterli delil olmadığından kötüniyetli tescil iddiaları yerinde görülmediği gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile, davalıya ait 2021/12825 nolu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı vekili, markaların işitsel, görsel ve anlamsal olarak benzer olmadığını, davacı markasının büyük harfle yazılmış "..." yazısının üstünde ön plana çıkacak şekilde büyük ve renkli bir simge ile yazının altında renkli ve büyük harflerle yazılmış "..." ibaresinden oluşan karma marka olup, davalı markasının ‘...’ ibaresinden oluştuğunu, biçim, telaffuz ve anlam bakımından farklı olan markaların benzer olarak değerlendirilmesinin marka hukukunun temel prensipleriyle çeliştiğini, davacı markası ile müvekkil markasının benzer olmadığını, İlk derece mahkemesi, 27. Sınıftaki malların davacı markasının tescilli olduğu 35. sınıfta da yer alması sebebiyle karıştırılma tehlikesinin oluşacağına karar vermiş ise de söz konusu iki sınıfta tescilli markaların mal ve hizmetler yönünden benzer olmadıklarını, davacının perakendecilik kapsamında satacağı ürünleri belirleyerek 35. sınıfın 5. alt grubunda tescil ettirmesi markanın bir ürün markası olarak değerlendirilmesini sağlamadığını, kararın hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporuna dayandığını, davacı markasının ayırt ediciliği zayıf olduğunu, dava konusu 27. ve 35. sınıflara ilişkin TÜRKPATENT sitesinde ... asıl unsurunu içeren 39 marka bulunduğunu, dava konusu 27. ve 35. sınıflarda ... asıl unsurunu içeren 39 marka tescil edilmişken ilgili sınıflarda ... ibaresinin ayırt ediciliğinin güçlü olduğuna karar verilmesinin hatalı olduğunu, işaretler arasında karıştırılma tehlikesi bulunmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE : Dava, markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın. kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda mahkemece aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı markasının esaslı unsurunun ... ibaresi olduğu, ... ibaresinin tescil edildiği sınıf yönünden ayırt ediciliği son derece yüksek olduğu, davalı markasında da aynı ibarenin bulunduğu, işitsel, görsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, tüketici nezdinde karıştırma ihtimalinin olduğu, markaların farklı sınıfta yer almasının iltibas engel mahiyette olmadığı, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 16.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.