T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/7
KARAR NO: 2024/1366
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12.10.2021
NUMARASI: 2019/547 E. 2021/807 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 11.07.2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 11.07.2024
İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.10.2021 tarih 2019/547 E. 2021/807 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, dava dışı sigortalı ... Şti. tarafından işletilen "...-Sakarya” riziko adresindeki taşınmazın, müvekkili şirket nezdinde 121538302 poliçe numaralı "...", 121538323 poliçe numaralı "... Paket Poliçesi" ve 121538336 poliçe numaralı "... Paket Poliçesi" ile sigortalı olduğunu, taşınmazın 13.08.2016 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle hasarlandığını, ihbar üzerine hasar dosyası açıldığını, yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde tespit edilen 46.300,00 TL sigorta tazminatının müvekkili tarafından 23.01.2017 tarihinde dava dışı sigortalıya ödendiğini, ödenen tazminatın rücuen tahsili için borçlu aleyhine 08.05.2017 tarihinde Sakarya 6. İcra Müd. 2017/3204 E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, takibe yetki yönünden itiraz edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği yetkili İzmir 6. İcra Müd. 2018/10551 E. sayılı dosyasından borçluya ödeme emri tebliğ edildiğini, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, ekspertiz raporunun dava dışı sigortalı şirketin beyanlarına ve tahminlere dayalı olarak düzenlendiğini, itfaiye raporu ve eksper incelemesinde yangına sebebiyet verdiği iddia edilen soğutucuların müvekkiline ait olmayan meşrubat dolabı olduğunun belirtildiğini, yangının soğutuculardan kaynaklandığı iddiasının gerçek dışı bir tahmine dayandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; elektrik mühendisi, sigorta uzmanı ve serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişiden oluşan heyetten alınan 08/06/2021 havale tarihli raporda, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalı ... Şti'nin Sapanca'da bulunan restoran işletmesinin ... Poliçesi ile 20.05.2016-2017 tarihleri arasında sigorta teminat örüntüsüne alındığı, restoranda 13.08.2016 tarihinde yangın çıktığı, yangın raporunda yangının çıkış nedeninin "meşrubat buzdolapları elektrik tesisatının kısa devre yapması" olarak gösterildiği, davacı şirket tarafından sigortalısına 23.01.2017 tarihinde 46.300,00 TL ödeme yapıldığı, davacı sigorta şirketinin görevlendirdiği eksper tarafından tespit edilen bina ve demirbaş zarar miktarlarının piyasa rayiçlerine uygun olduğu, yangının çıkmasında davalı şirkete atfedilebilecek bir kusur tespit edilmediği, yangının çıkmasında gerekli önlemleri almayan dava dışı .... Şti. nin sorumluluğunun olduğu, yangın çıkmasında 3. kişi ve başka kişilerin kusurunun olmadığının tespit edildiği; dava dışı ... Ltd. Şti.'ne yazılan müzekkereye verilen cevap yazısında yangına sebep olduğu iddia edilen soğutuculara ait belge bulunamadığının, teslimi ile ilgili sözleşme ve belge olmadığının bildirildiği, neticede bu dolapların hangi dolaplar olduğu ve davalıya isnat edilecek bir emareye dosyadaki delillere göre ulaşılamadığı, salt bu dolapların davalıya ait olduğu ve sorumluluğunun olduğunun tanık..vb diğer delillerle de somutlaştırılamadığı, yangın çıkmasında gerekli önlemleri almayan dava dışı ... Ltd. Şti.'nin sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ... Ltd. Şti. tarafından, davaya konu sözleşmenin şirket arşiv ve belgeleri arasında bulunmadığı, soğutucuların teslimi ile ilgili herhangi bir sözleşme ve belge olmadığı yönünde cevap verildiği, bu yazı ile sigortalı ... Ltd. Şti. tarafından soğutucuların davalı şirkete ait olmadığının teyit edildiği, davalı şirkete atfedilebilecek kusur tespit edilmediğinin belirtildiğini, ancak daha sonra, raporun 8. sayfasında bu kere "soğutucuların davalı şirkete ait olup olmadığı hususunda net bir bilgi verilmemektedir." şeklinde tespite yer verildiğini, bilirkişi raporundaki tespitlerin kendi içinde çelişkili olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve ekspertiz raporunda, dava konusu yangına sebebiyet veren dolapların kullanılmayacak durumda olduklarının ve davalı şirket ile yapılan şifahi görüşme sonucunda davalı şirket beyanı ile bila bedel imha edildiklerinin tespit edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, yangına sebebiyet veren meşrubat dolaplarının davalı şirkete ait olmadığı varsayılsa dahi, kendilerine ait olmayan dolaplar hakkında davalı şirketin bila bedel imha kararı vermesinin dolapların davalı şirkete ait olduğu yönünde kanaat oluşturduğunu, ekspertiz raporunda "rizikoda yan yana iki adet meşrubat dolabı bulunduğu ve bu dolaplardan birinin ... ve diğerinin ... dolabı olduğu" şeklinde tespit bulunduğunu, yangına sebep olan dolapların davalı şirkete ait olup olmadığı hususu açıkça ortaya konulmaksızın davalı şirkete atfedilebilecek kusur bulunmadığı yönünde tespit içeren raporun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket aleyhine 6.974,83 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda AAÜT’nin 13/4. maddesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE: Dava, sigorta poliçesine dayalı olarak dava dışı sigortalıya yapılan hasar ödemesinin davalıdan rücuen tazmini amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Halefiyet, bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir. 6102 sayılı TTK m. 1472/1. maddesinde sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, hukuken sigorta ettirenin (başkası hesabına sigortada sigortalının) yerine geçeceği ifade edilmiştir. Bu nedenle hukukumuzda yasal halefiyete ilişkin olarak tazminat alacağının yasa uyarınca sigortacıya geçmesi ilkesi benimsenmiştir. Yasal halefiyet zarar sigortalarında söz konusu olup, mal sigortaları bakımından TTK m. 1472 hükmünde, sorumluluk sigortaları bakımından TTK m. 1481 hükmünde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir. (Yargıtay HGK'nın 05/02/2019 tarih ve E. 2017/17-1088 E - 2019/65 K.)
İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafından dava dışı sigortalı ... Şti' ne ait restoran işletmesinin "... Poliçesi" ile 20.05.2016-2017 tarihleri arasında, otel işletmesinin ... Paket Poliçesi ile 20.05.2016-2017 tarihleri arasında sigorta teminat örüntüsüne alındığı, sigortalanan restoranda sigorta teminat süresi içerisinde 13.08.2016 tarihinde yangın meydana geldiği, Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Yangın Raporunda yangının çıkış nedeninin "Meşrubat buzdolapları elektrik tesisatının kısa devre yapması sonucu olayın meydana geldiği tahmin edilmektedir." şeklinde belirtildiği, davacı şirket tarafından dava dışı sigortalıya 23.01.2017 tarihinde 46.300,00 TL ödendiği, yangından sonra nelerin zarar gördüğü keşfen tespit edilememiş ise de, sigorta şirketinin görevlendirdiği eksper tarafından tespit edilen bina ve demirbaş zarar miktarlarının piyasa rayiçlerine uygun olduğu, dava dışı sigortalı şirket tarafından eldeki dosyaya gönderilen 19.04.2021 tarihli müzekkere cevabında, davalı şirket ile aralarında ürün alımı nedeniyle mevcut hizmet sözleşmesinin arşiv belgeleri arasında bulunamadığının, soğutucuların teslimi ile ilgili herhangi bir sözleşme ve belgenin mevcut olmadığının bildirildiği, soğutucuların davalı şirkete ait olup olmadığı hususunda net bir bilgi verilmediği, dosyadaki bilgilere göre yangına neden olan bir meşrubat dolabı ise de, bu meşrubat dolabının kime ait olduğu hususunda net bir tespit yapılamadığı yönünde görüş bildirilmiş olup, ilk derece mahkemesince bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosyada hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60-TL'den peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11.07.2024