T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/246
KARAR NO: 2024/1609
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07.10.2021
NUMARASI: 2020/694 Esas 2021/710 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 26.09.2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 26.09.2024
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.10.2021 tarih 2020/694 Esas 2021/710 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davalının ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde temlik edene ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, davalıların oluşan zararından sorumlu olduğunu, davacının tazminat alacağını temlik aldığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00-TL hasar ve 10,00-TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 110,00-TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında tazminat talebini 9.111,00-TL olarak artırmıştır.
CEVAP : Davalı vekili, davacının davayı takip yetkisi bulunmadığını, temliknamenin geçerli olmadığını, davalının sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur tespiti yapılması gerektiğini, zararın yeni genel şartlar uyarınca belirleneceğini, avans faiz talep edilemeyeceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde temlik eden araç sürücüsünün kusursuz, davalı sigortalı araç sürücüsünün ise % 100 oranında kusurlu olduğunu, kaza neticesinde zarar gören aracın hasar ve değer kaybına uğradığı, kaza nedeni ile araçta oluşan hasarın 7.111,84-TL değer kaybının ise 2.000,00-TL olduğunu, belirterek; davanın kabulüne, tazminata ticari avans faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, temliğin geçerli olmadığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, kusur ve hasar tespitin yerinde olmadığını, davalı sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından tespit edilen kusur oranları ile bilirkişi raporunda tespit edilen kusur oranları birbiriyle çeliştiğini, çelişkinin giderilmediğini, değer kaybı bedelinin tespitinde genel şartların esas alınması gerektiğini, avans faizine de hükmedilemeyeceği, belirterek; kararın kaldırılması talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile araçta oluşan hasar ve değer kaybı zararının ZMMS kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne, karar verilmiştir.
1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2.Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusurun olayın oluş şeklline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar ve değer tazminatına hak kazanılmasınına, değer kaybı tazminatının aracın kaza tarihindeki el satış değeri ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değeri arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmesine, aracın hasarlı ve hasarsız ikinci el bedelinin piyasa rayiçlerine göre tespit edilmesine, kusur ve zarar kalemlerinin benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak hesaplanmasına, hasar ve değer kaybı bakımından ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğunun söz konusu olmasına, tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememesine, temlik alan davacının eldeki dava yönünden geçerli temlikname ile alacağı temlik almasına, davacının temlik aldığı tazminat miktarını davalıdan talep edebilecek olmasına, zarara neden olan aracın ticari araç olması nedeniyle tazminata davalının sıfatına göre belirlenen temerrüt tarihinden avans faiz yürütülmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 622,37-TL'den peşin alınan 156,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 466,37-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.