T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/241
KARAR NO: 2024/1551
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/04/2021
NUMARASI: 2018/281 Esas - 2021/412 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 19.09.2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 19.09.2024
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/04/2021 tarih 2018/281 Esas - 2021/412 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREKÇELİ KARAR:
DAVA :Davacı vekili, 05/11/2014 tarihinde davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu ve davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde sigortalı olan ... plakalı araç ile diğer davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde sigortalı ... plakalı araçların karıştığı çift taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasında davacının vücudunda yaralandığını belirterek geçici ve sürekli iş görmezlik tazminatı 100 TL'nin davalı sigorta şirketlerinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş vekili, yetki itirazında bulunduklarını, davacının usulüne uygun bir başvurusunun olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe teminat limiti, sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, kusur ve maluliyete ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, ayrıca davacıya üçüncü kişilerce yapılan ödeme olup olmadığı hususunun araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının dava öncesinde sigorta tahkim komisyonuna başvuruda bulunduğunu, müvekkiline usulüne uygun başvurusunun bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe teminat limiti, sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, kusur ve maluliyete ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, ayrıca davacıya üçüncü kişilerce yapılan ödeme olup olmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, müvekkilinin dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... Sigortanın İzmir ilinde bölge müdürlüğünün bulunduğu, KTK'nun 110. maddesi uyarınca davalı ... Sigorta A.Ş'nin yetki itirazının yerinde olmadığı, davacının dava öncesinde Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurunun usulden reddedildiği, bu sebeple bunun dava engeli oluşturmadığı, davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti için öncelikle davacının Ege ATK'ya sevk edildiği, Ege ATK'nun 08/04/2019 tarihli raporuna göre Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınarak davacının meslekte kazanma gücü kaybının %2.1, geçici iş göremezlik süresinin de 4 ay olduğunun bildirildiği, taraf vekillerinin itirazı üzerine mahkemece dosyanın İstanbul ATK'ya gönderildiği, İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulunun 22/05/2020 tarihli raporuna göre ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri esas alınarak davacı için sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, geçici iş göremezlik süresinin ise 3 ay olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, kaza tarihinin 05/11/2014 olduğu gözetilerek mahkememizce yerleşik Yargıtay uygulaması doğrultusunda dosyanın tekrar İstanbul ATK ya gönderildiği ve maluliyet tespitinin kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre yapılmasının istenildiği, İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulunun 23/10/2020 tarihli raporunda, 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin sadece Ek-1 bölümünde yapılan değişiklikler içerdiği, Ek-3 ve diğer cetvelleri, meslek grupları bölümünü içermediği, dolayısıyla 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile sadece beden çalışma gücünün en az %60’ını kaybedip kaybetmediğine ilişkin değerlendirme yapılabileceği, bu nedenle söz konusu yönetmeliğe göre meslekte kazanma gücü kaybının belirlenemeyeceği bildirilerek 22/05/2020 tarih ve 6468 karar nolu mütalaaya eklenecek bir husus bulunmadığının bildirildiği, bunun üzerine mahkemece alınan Ege ATK raporu ile İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulunun raporu arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle mahkemece dosyanın İstanbul ATK 2. Üst Kuruluna gönderildiği ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesinin talep edildiği, İstanbul ATK 2. Üst Kurulunun 11/02/2021 tarihli cevabı yazısına göre raporlar arasında çelişki bulunmadığı, ATK 2.İhtisas Kurulunun raporuna eklenecek bir husus bulunmadığının bildirildiği, buna göre Ege ATK tarafından davacının maluliyeti Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenmiş ise de, Ege ATK tarafından yapılan değerlendirmenin usul ve yasaya uygun olmadığı bu sebeple İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulunun 22/05/2020 tarihli raporunun mevzuata ve mevcut duruma uygun olduğunun kabulü gerektiği, bu rapora göre de davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı, 3 aylık geçici iş göremezlik süresinin olduğu, davacının kamu görevlisi olduğu, yerleşik Yargıtay uygulmasına göre kamu görevlisinin geçici iş göremezlik tazminatı talep edebilmesi için bu dönemde maaşından kesinti yapılmasının gerektiği, bu kapsamda SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 25/04/2018 tarihli yazısı ile Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğünün 14/10/2020 tarihli cevabı yazısına göre davacının maaşından herhangibir kesinti yapılmadığı, geçici iş göremezlik talep şartlarının da bu sebeple oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, 05.11.2014 tarihinde müvekkilin de içinde bulunduğu ve davalılardan ... Sigorta A.Ş nin sigortalısına ait ... plakalı araç ile ... Sigorta A.Ş. sigortalısına ait ... plakalı aracın çarpıştığını, müvekkilinin ... plakalı araçta 'yolcu' olduğunu, İstanbul ATK Üst Kurulunca maluliyetin % 60 dan düşük olması sebebiyle Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre maluliyet oranı belirlenemeyeceği belirtilmiş ise de, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan (01/09/2013 tarihli Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiğini, trafik kazası 05/11/2014 tarihinde gerçekleştiğinden maluliyet raporunun, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş olması gerektiğini, yerel Mahkemece hatalı olarak, İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" doğrultusunda düzenlenmiş olan maluliyet raporuna itibar edildiğini, önceki tarihli Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği" doğrultusunda alınan rapora itibar edilmesi veya müvekkilinin ATK'ya sevkinin sağlanması gerektiği, kaza tarihi itibariyle geçerli olan yönetmeliğin "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" olmadığını, İstanbul Adlî Tıp İkinci Üst Kurulundan maluliyet tespiti işlemleri yönetmeliği hükümlerine uygun yeni bir rapor alınması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE :Dava, trafik kazası nedeniyle geçici ve sürekli iş gücü kaybı tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, özellikle de davacının beden çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmediği sabit olduğuna göre somut olayda kaza tarihi itibarıyla 03/08/2013 tarih, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı dikkate alındığında mahkemece hükme esas alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 19/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.