T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1014
KARAR NO: 2025/1121
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08.05.2025
NUMARASI: 2025/337 E.
TALEBİN KONUSU: İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ: 28.07.2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 28.07.2025
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.05.2025 tarih 2025/337 Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, müvekkili ... ve davalılardan ...'ın kardeş olduklarını, 1/2 oranda hissedar bulundukları .... Ltd Şti. bulunduğunu, ... plaka sayılı hidrolik platformlu araç ... Ltd Şti. ne ait olduğunu, davalı ... şirket müdürü, müvekkili ... ise şirket müdürler kurulu başkanı sıfatına haiz olduğunu, imza sirkülerinde A bendinde sayılı iş ve eylemler bakımından münferiden, B bendinde sayılı iş ve eylemler bakımından da, şirket müdürler kurulu başkanı ve şirket müdürü sıfatları ile her iki hissedar müşterek imzası ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındıklarını, B bendinde aynen şirketi adına rehinli, rehinsiz, ipotekli, ipoteksiz,her türlü motorlu motorsuz vasıta almaya satmaya, kiralamaya, bunlara ilgili sözleşmeleri tanzim ve imzalamaya şirket müdürler kurulu başkanı ve şirket müdürü müştereken temsil ve ilzama yetkili kılındığını, buna rağmen davalı şirket müdürü, diğer hissedar .... yetkisi bulunmadığını, şirkete ait .... plakalı aracı, önce çalışanı ....."e kiraladığını, .... vefat ettiğini, alt kira ile davalı ....'ın şahsı firması olan ... isimli firmaya kiraya verdiğini, ... isimli firma da 01.04.2018 tarihinde ... Belediyesine kiraladığını, .... firması da 15.08.2019 tarihinde tür değişikliği yapmak suretiyle anonim şirkete döndüğünü, müvekkilinin gerek şahsen gerek ... Ltd Şti. yetkilisi olarak ... Belediye Başkanlığına, ... A.Ş ye yazılı müracaatta bulunarak ödenen ya da mahsup edilen kira bedelleri, kira sözleşmesinin örneğini, varsa yenilenen kira sözleşmelerini, hak edişlere ilişkin tüm belgeleri ve aracın maliki olan şirkete teslimini, bir çok defa talep ettiğini, müvekkili tarafından yapılan tüm müracaatlar cevapsız bırakıldığını, sadece.... Belediyesi tarafından 07.11.2024 tarihli ..... imzası ile verilen cevapta, söz konusu aracın 25.10.2024 tarihinde arıza yapması nedeniyle, yüklenici firma olan ... AŞ ye gerekli tamirat işlemleri için gönderildiğini ve 31.10.2024 tarihinde sözleşmenin bitmesi nedeniyle geri alınmadığını, araç kendi nezdinde olmadığından ... AŞ de bulunduğundan belediye ile bir ilişiğinin kalmadığı bildirildiğini, söz konusu araç o tarihte ve ondan sonraki tarihlerde ve halihazırda üzerinde '' .... BELEDİYESİ" ibaresi yazılı olarak Belediye tarafından kullanılmaya devam edildiğini, aracın belediye tarafından kullanılması nedeniyle elde edilen haksız kira gelirinde müvekkilinin hakkı bertaraf edildiğini, ... isimli firma uzun yıllar ... Belediye Tesislerinde kiracı olarak faaliyet gösterdikten sonra, .... "e taşındığını, belediyeye kira borcu bulunduğunu, dava konusu aracın kira bedellerini, ... "nin .... Belediye tesislerine olan kira borcuna mahsup edildiğini, halihazırda dahi aracın ... Belediyesi tarafından kullanılması mümkün olmaması gerektiğini, şirketin 2023 yılı olağanüstü genel kurulundan sonra 25 yıl süre ile şirket müdürler kurulu başkanı, müvekkil...., şirket müdürü davalılardan ..... olarak seçildiğini, şirket faaliyetlerinde 25 yıl süre ile müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındıklarını, halihazırda dava konusu aracın .... Belediyesi tarafından kullanılması müşterek imza olmadığından herhangi geçerli bir hukuki sebebe dayanmadığını, bu hali ile davalı .... yetkili temsilci olmadığını, bu hukuka aykırılığı bilerek, işlem yapan aracı kullanmaya ve nezdinde tutmaya devam eden .... Belediyesi ve .... A.Ş de bu hukuka aykırılığa ortak olduğunu, hem 2018 tarihli imza sirkülerinde hem 2023 tarihli imza sirkülerinde araç kiralama faaliyeti, her iki hissedarın müşterek imzası ile hukuken geçerli ve mümkün olacak iken, davalı ... tarafından yetkisiz temsil edilerek, müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında yapılan kiralama işlemi geçersiz olduğunu, bu hali ile ortada yetkisiz temsile dayalı bir kira sözleşmesi bulunduğunu, yapılan sözleşme geçersiz ve yok hükmünde olduğunu, müvekkilinin önce ... Arabuluculuk Bürosuna müracaatta bulunarak zorunlu arabuluculuk faaliyetini tamamladığını, anlaşma sağlanamadığından işbu davayı açmak zorunda kaldığını, bir yandan da 04.03.2025 tarihinde Çine Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek şikayette bulunduğunu, dosyanın halen derdest olduğunu, 2025/ 564 soruşturma numarası aldığını, araç halihazırda .... Belediyesi tarafından, ilçedeki tüm kamu iş ve işlemlerinde aktif olarak kullanıldığını, iş makinası olması ve çok yoğun şekilde kullanılması nedeniyle meydana gelebilecek trafik kazası, iş kazası gibi olumsuz bir durum karşısında ... Ltd Şirketenin kayıt maliki olarak ve dolayısıyla şirket yetkilisi olan müvekkilinin de sorumluluğu doğabileceğini, bu nedenle yaşanabilecek mağduriyetin bir an evvel önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve söz konusu aracın ivedi olarak şirkete teslimi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davalarının kabulü ile, iddialarının sabit olacağı üzere yapılan işlemlerin hukuken geçersizliğinin tespiti ile,fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, müvekkilinin hissedar bulunduğu ... Ltd Şti. nin ve müvekkilinin uğramış olduğu, doğrudan ve dolaylı tüm fiili zararların ve mahrum kalınan karının tüm ferileri ve ilk kira sözleşmesi tarihinden itibaren avans faizi ile şimdilik 10.000,00 TL bedel üzerinden, belirsiz alacak olarak tazminine ve söz konusu aracın öncelikle tedbiren, sonrasında esastan maliki olan ... Ltd Şr."ne teslim edilmesini, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK' nun 389. maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK' nun 390/3 bendi ile ispat koşulları düzenlenmiş olup buna göre tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, incelenen tüm dosya kapsamı ve dava dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık ispatın gerçekleşmediği gerekçesiyle davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, müvekkili .... ile kardeşi olan davalılardan ...."ın yarı oranda hissedar bulunduğu .... Ltd Şti'ne ait ... plakalı hidrolik platformlu aracın müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında, yetkisiz temsil ile hukuka aykırı olarak, diğer hissedar .... tarafından önce ... isimli şahsi firmasına, akabinde de ... Belediyesine kiralanmış olduğundan, yapılan kiralama işleminin açıkca hukuka aykırı olması nedeniyle işlemin geçersizliğinin ve yok hükmünde bulunduğunun tespiti ile, müvekkilinin hissedar bulunduğu ... Ltd Şti'nin ve müvekkilinin uğramış olduğu doğrudan ve dolaylı tüm fiili zararların ve mahrum kalınan karının tüm ferileri ve faizi ile tahsili talebiyle işbu dava açıldığını, davada ... plakalı aracın halihazırda ... Belediyesi tarafından hukuka aykırı olarak aktif şekilde kullanılmaya devam edildiğini, meydana gelebilecek trafik kazası, iş kazası gibi olumsuz bir durum karşısında ... Ltd Şti'nin kayıt maliki olarak ve dolayısıyla şirket yetkilisi olan müvekkilinin de sorumluluğu doğabileceği gerekçesiyle yaşanabilecek mağduriyetin bir an evvel önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve aracın ivedi olarak maliki olan ... Ltd Şti'ne teslimi talep edildiğini, mahkemece yaklaşık ispat gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir taleplerinin reddedildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, müvekkilinin bilgisine göre ... şirketinde şirket müdürü olan diğer hissedar .....'ın yetkisi bulunmadığı halde, şirkete ait .... plakalı aracı, önce çalışanı ....'e kiraladığı, .... (vefat etmiştir) alt kira ile davalı ....'ın şahsı firması olan .... isimli firmaya kiraya verdiği, ... isimli firmanın da 01.04.2018 tarihinde ....Belediyesine kiraladığını, .... firmasının 15.08.2019 tarihinde tür değişikliği yapmak suretiyle Anonim Şirkete döndüğünü, 2018 ve 2023 tarihli imza sirkülerinde araç kiralama faaliyeti, her iki hissedarın müşterek imzası ile hukuken geçerli ve mümkün olacak iken, davalı .... tarafından yetkisiz temsil edilerek müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında yapılan kiralama işleminin geçersiz olduğunu, şirket adına araç kiralama yetkisinin hiç bir dönem tek imza ile mümkün kılınmadığını, aracın şirket sözleşmesinde çift imza ile kiralanması hükme bağlandığı halde açıkca aykırı hareket edilerek yetkisiz tek imza ile kiralandığının bildirilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, bu yöndeki haklılıklarını yaklaşık olaraktan çok daha fazla, kesin olarak ortaya koyduklarını, aracın halen .... Belediyesi tarafından son derece yoğun şekilde ve aktif olarak kullanıldığını, bu kullanımın hiç bir şekilde hukuki bir temele dayanmadığını, aracın şirkete teslim edilmediği her an için şirketin gelir kaybı bulunması bir yana, aracın amortismanı, Anayasa ile güvence altına alınmış mülkiyet hakkı da açıkca ihlal edildiğini, Mahkemenin bu hususta eksik araştırma ve değerlendirme ile tedbir taleplerini reddetmelerinin HMK 390/3 maddesine de aykırı bulunduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE: Talep; mahkemece verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 08.05.2025 tarihli kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
İhtiyati tedbir; 6100 Sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir kurumu kabul edilmiştir.
HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.
İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, talebin haklılığının yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararın doğru olduğu anlaşılmakla, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmemiş ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir talep eden davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 28.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.