T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/622
KARAR NO: 2025/944
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08.01.2025
NUMARASI: 2024/589 E. - 2025/12 K.
DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası
KARAR TARİHİ: 18.06.2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 18.06.2025
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.01.2025 tarih 2024/589 E. - 2025/12 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin 03.10.2008 tarihinde doğum yapması nedeniyle hak kazandığı annelik iş göremezlik ödemesini SGK'dan alamadığını, İzmir 12. İş Mahkemesinin 2021/97 E. sayılı dosyasında açtıkları davada müvekkilinin işçi olarak hizmet tespiti gerektiğini ve yapılan yargılama neticesinde müvekkilinin talebi haklı bulunarak davanın kabulüne karar verildiğini, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin müvekkilinin SGK'dan talep ettiği ödemeyle ilgili olarak hizmet cetveline göre yanında işçisi olarak sigortalı çalıştığı tüm işverenlerin davaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek kararı bozduğunu, davaya dahili gereken işverenlerden ... Şti. ve ... Şti. isimli şirketlerin ticaret sicil kayıtlarından resen kapatıldığının tespit edildiğini, bu nedenle İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesine ... Şti.'nin ihyası talebiyle dava açıldığını ve şirketin ihyasına karar verildiğini belirterek, .... sicilinde kayıtlı ... Şti. unvanlı şirketin tüzel kiliğinin İzmir 12. İş Mahkemesinin 2021/97 E. sayılı dosya ve infazı ile ilgili işlemler yönünden sınırlı bir şekilde ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, ihyası talep edilen şirketin oda kaydı silindiğinden TTK'nun geçici 7. maddesi istinaden Ticaret Sicil Müdürlüğündeki kaydının 10.09.2014 tarihinde resen silindiğini, müvekkilinin yeniden ihyası istenen şirketlerin ticaret sicilinden terkin edilmesinden doğan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, ...nün ... sicil nolu ... Ltd. Şti'nin sicil kaydının 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesine istinaden 10.09.2014 tarihinde silindiği; 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrasının son cümlesinde, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanların haklı sebeplere dayanarak, silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceğinin düzenlendiği; Anayasa Mahkemesi'nin 15.09.2023 tarihli 32310 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22.06.2023 tarihli 2023/33 Esas 2023/117 Karar sayılı kararı ile "13.01.2011 tarihli 6102 sayılı TTK'nın 26/06/2012 tarihli 6335 sayılı Kanunu'nun 38.maddesiyle eklenen geçici 7.maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan "... silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde ..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline oybirliğiyle karar verildi" şeklinde iptal kararı verildiği; 5 yıllık süre sınırının ortadan kalktığı, davacı tarafça ihyası istenen şirket hakkında itirazın iptali davası açması ve alacak iddiasında bulunması nedeniyle davacı tarafın ihyayı istemede hukuki yararının ve haklı sebebinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, ...nün ... sicil nolu ... Şti.'nin İzmir 12. İş Mahkemesinin 2021/97 E. sayılı dosyası ve bu dosyanın infazı işlemleri ile ilgili sınırlı olmak üzere ihyasına ve şirketin yeniden tesciline, şirketin ihya işlemlerinin gerçekleştirilmesi için bu işlem ile ilgili sınırlı olarak üzere resen seçilen mali müşavir ...'nin görevlendirilmesine, ihya işlemlerinden sonra şirketin tasfiye süreci tekrar başlayacağından, ek tasfiye işlemleri için de resen seçilen mali müşavir ...'nin tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye ve ihya memurunun sarf edeceği emek ve mesai nazara alınarak 10.000,00-TL ücret takdirine, ücretin davacı tarafça karşılanmasına, tasfiye ve ihya memurunun yapacağı giderler nazara alınarak 20.000,00 TL masrafın davacı tarafça yatırılmasına karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili, tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, ilk derece mahkemesince söz konusu şirketin sınırlı olarak ihyasına ve yeniden tesciline karar verilmiş ise de, tasfiye ve ihya memurunun sarf edeceği emek ve mesai nazara alınarak 10.000,00 TL ücret takdirine ve yine tasfiye ve ihya memurunun yapacağı giderler nazara alınarak 20.000,00 TL masrafın müvekkili tarafından yatırılmasına karar verildiğini, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2020/9443 E. 2021/1939 sayılı bozma kararının, müvekkilinin hak edişini talep edebilmesi için bu şirketlerin ihyasını zorunlu kıldığını, müvekkilinin yargı eliyle dava açmaya zorlandığını, bu davalar kabul olmuş ise de müvekkilinin karşılayamayacağı meblağların ödenmesinin şart koşulduğunu, müvekkilinin ... Şti.'nin ihyası talebiyle İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde adli yardım talepli olarak açmış olduğu davada adli yardım talebinin kabul edildiğini, tasfiye ve ihya memuru için ödenecek ücret ile giderlerden muaf tutulduğunu, ancak eldeki dosyada adli yardım talebinin reddedildiğini, ödeme güçlüğü olan ve hali hazırda çok cüzi bir alacak nedeniyle böylesi bir hukuk mücadelesine girişmiş olan müvekkilinin dava harç ve masraflarını ödemek durumunda kaldığını; ayrıca davalı ... 'nün ihyası istenen şirketin sicil kayıtlarındaki adresine ihtar yazısı gönderip göndermediğinin araştırılmadığını, böylesi bir durumda ...nün kusuru mevcut olacağından, müvekkilinin ödemekle mükellef kılındığı ücretleri ödemek zorunda kalmayacağını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası gereğince resen ticaret sicilinden terkin edilen limited şirketin ihyası istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrasında, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilecekleri düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK ile fiilen sona ermiş ancak şeklen devam eden ortaklıkların ortadan kaldırılması düşünülmüş olup, bu amaçla geçici 7. madde ile özel bir düzenleme getirilmiştir. Ayrıca bu hükme dayanılarak "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ" de çıkarılmıştır. Kanun koyucu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin 15. fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte, hüküm aynı Kanun'un 547. maddesine paralel "ek tasfiye" niteliğindedir. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi, ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünde bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547. maddesinde olduğu gibi mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verilmeli ve aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır. Zira geçici 7. maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yönelik bulunduğundan aksi yöndeki uygulama yasanın amacına aykırıdır. (Yargıtay 11. HD 25.09.2023 tarihli 2023/4063 E. 2023/5283 K.)
İlk derece mahkemesince, davacı tarafın ihya istemekte hukuki yararının ve haklı sebebinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ... Şti.'nin İzmir 12. İş Mahkemesinin 2021/97 E. sayılı dosyası ve bu dosyanın infazı işlemleri ile ilgili sınırlı olmak üzere ihyasına ve şirketin yeniden tesciline ve resen mali müşavir ...'nin tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memurunun emek ve mesaisine karşılık 10.000,00 TL ücretin, ayrıca tasfiye ve ihya için 20.000,00 TL giderin davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiş ise de; şirketin son yönetici ortaklarından bir tanesinin tasfiye memuru olarak görevlendirilmesi, ücret ve masrafa hükmedilmemesi gerekirken, üçüncü kişi konumundaki mali müşavirin tasfiye memuru olarak atanması ve davacı aleyhine ihya-tasfiye giderlerine hükmedilmesi suretiyle davacı yönünden davadan beklediği hukuki yarara aykırı şekilde ek mali yükümlülüğe yol açacak biçimde hüküm kurulması hatalı bulunmuştur. Davacı tarafın istinaf sebebi yerindedir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.01.2025 gün ve 2024/589 E. 2025/12 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18.06.2025