T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/480
KARAR NO: 2025/917
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:24/01/2025
NUMARASI:2024/654 E. 2025/88 K.
DAVANIN KONUSU:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
KARAR TARİHİ:13.06.2025
KARAR YAZIM TARİHİ:13.06.2025
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.01.2025 tarih 2024/654 E. 2025/88 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, ilk derece mahkemesinin 2024/638 E. sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesinde; davalı şirketin 19.04.1982 tarihinde kurulduğunu, şirket ana sözleşmesinin 6. maddesinde şirket sermayesinin eski para birimi ile 20.000.000 TL olarak belirlendiğini, her bir pay 20.000 TL olmak üzere 1000 adet paya bölündüğünü, müvekkilinin şirketin ilk hissedarlarından olduğunu ve davalı şirket sermayesinin toplam 50.000,00 TL olarak belirlenen sermayesinin 2.500.000 adet hissenin 21.253,10 TL'ye denk gelen 1.062.655 adet azınlık hissesine sahip olduğunu belirterek, hissedarı olduğu şirketin kötü yönetilmesi, gayrifaal ve borca batık olması nedeniyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, mahkeme aksi kanaatte ise davacının şirketten çıkartılarak şirketin gerçek değerler üzerinden hesaplanacak tüm mal varlıklarıyla araçların, eşyaların, bankalardaki ve şirket tasarrufunda bulunan paraların, senetlerin, çeklerin ve diğer cari alacaklarıyla dağıtılması gereken karlardan ve diğer her türlü aktif değerlerden doğacak tutarların 2.500.000 adet hisseden 1.062.655 adet paya tekabül eden değerleri üzerinden müvekkiline TTK gereğince ayrılık akçesi olarak ödenmesine karar verilmesini, ayrıca hisse artırımına yönelik yapılan 12.08.2024 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin 2024/638 E. sayılı dosyasında genel kurul kararının iptaline yönelik davanın tefrikine karar verilmiş, tefrik edilen dosyanın mahkemenin 2024/654 E. sırasına kaydedilmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, davacının 12.08.2024 tarihli genel kurul kararının iptalini istemiş ise de bu toplantıda herhangi bir karar alınmadığını, genel kurul yapılmasının davacının talebiyle ertelendiğini, davacı tarafın toplantıda herhangi bir olumsuz oy kullanmaması sebebiyle TTK'nın 446. md gereği bu davayı açmasının dava şartı olduğundan reddi gerektiğini, toplantıda tüm yapılan işlemlerin usulüne uygun yapıldığını, toplantı gündemi olan sermaye artırımının kötü niyetli olmadığını, şirketin kurmuş olduğu tesislerin eskimiş olması sebebiyle yenilenmesi gerekeceğini, bu nedenle sermaye artırımı gündemli genel kurul yapılacağını, şirketin davacının payını azaltma gibi bir durumunun söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde genel kurula davacı vekilinin katıldığı, TTK md.420 gereğince genel kurulun ertelenmesi talebinde bulunduğu, toplantının ertelenmesi kararı alındığı, davacı vekilinin davalı şirketin yapılan 12.08.2024 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali isteminin genel kurulda alınmış herhangi bir karar olmaması sebebiyle hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan HMK 114/1-h ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, müvekkilinin hissedarı olduğu davalı şirkette her ne kadar resmi kayıtlarda ... olarak gözükse de, şirketin diğer gerçek hissedarının, gizli hissedar olan ...olduğunu, ...'ın fazlalık hisseye sahip olduğunu, tamamen kendi çıkarına göre şirketin ve müvekkilinin aleyhine kötü yönetim sağladığını, müvekkilinin bilgi alma hakkının kısıtlandığını, önceki şirket ortaklarının ekonomik olarak kötü durumda olması, borca batık olması şirketin mal varlıklarına el koyulmaya başlanması tehlikesiyle ortakların hisselerini devrettiklerini, şirketin uzun süredir gayri faal durumda olduğunu, gelirinin bulunmadığını, kuruluş amacını gerçekleştiremediğini, şirkete ait iki taşınmaz bulunduğunu, küçük olan taşınmazda şirketin kuruluş amacıyla ilgili hiçbir yapı bulunmadığını, taşınmazlara ilişkin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/875 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da görüleceği üzere küçük taşınmaz için ruhsatsız olarak inşa edilmiş yaklaşık 780 m² alanlı tek katlı iki adet tavuk kümesi bulunduğunu, ancak bu tavuk kümesi bakımlarının şirket tarafından yapılmamış olması nedeniyle oldukça yıpranmış ve ekonomik ömrünü tamamladığını, kümeslerin içinde bulunan makine ve teçhizatların da ekonomik ömrünün yitirildiğini, büyük taşınmaz için de aynı şekilde şirketin kuruluş amacına yönelik faaliyette bulunulabilmesi için kurulmuş olan tavuk kümeslerinin tamamının bakımsızlık nedeniyle %65 mertebesinde yıprandığı, taşınmazdaki 4 adet konut, 1 besi damı ve 1 adet havuzdan oluşan diğer yapıların ise %50 mertebesinde yıpranmış olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin şirketin tekrar faal hale getirilmesi için çözümler sunduğunu, ancak vekaletname ile tek başına yöneten ... tarafından geri çevrildiğini, bu hususun 12.08.2024 tarihinde yapılan olağan genel kurulu toplantısında da müvekili tarafından dile getirildiğini, şirketin tasfiye edilmesi gerekirken ... tarafından müvekkilinin haklarının kısıtlanması amacıyla sermaye arttırılmak istendiğini, şirketin feshinin sağlanması amacıyla müvekkilinin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2024/638 E. sayılı dava dosyası açıldığını, hali hazırda yargılamaya devam edildiğini, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, 12.08.2024 tarihli sermaye arttırımı gündemli genel kurul toplantısının tamamen kötü niyetli ve müvekkilinin haklarını kısıtlamak amacıyla yapıldığını, bu sebeple ilgili genel kurul toplantısının iptali ve İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/638 E. sayılı şirketin feshi davası bekletici mesele yapılarak tekrar bir genel kurul toplantısı yapılmaması için tedbir kararı verilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE: Dava, davalı anonim şirketin 12.08.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
TTK'nun 445. maddesinde "446. maddede belirtilen kişiler kanun veya esas sözleşmeye veya özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde üç ay içerisinde iptal davası açabilirler." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Davacı tarafça iptali istenen davalı şirketin 12.08.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemin görüşülmesinin davacının talebi üzerine toplantı başkanı kararı ile TTK'nın 420. maddesi gereğince 1 ay ertelendiği, bu nedenle ilk derece mahkemesinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin isabetli olduğu değerlendirilerek, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13.06.2025