T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1914
KARAR NO: 2025/72
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/07/2024
NUMARASI: 2024/574 Esas
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ : 15/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2025
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/07/2024 tarih 2024/574 Esas sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP : İhtiyati haciz isteyen davacı vekili, davalıların müvekkili şirketin eski yönetim kurulu üyeleri olduğunu, davalı ...'ın şirkette yönetim kurulu üyesi (başkanı) olarak görev yaptığı dönemde işlediği çeşitli eylemlerle şirkete büyük zararlar verdiğini, bu zararların müvekkili şirket tarafından “...” firmasına hazırlattırılan 24.05.2024 tarihli raporla tespit ettirildiğini, davalı ...'ın yönetim kurulu başkanlığı yaptığı dönemde şirket personeline ödenmesi gereken nakit banka promosyon ödemelerini şahsi hesaplarına aktarmak suretiyle şirketin zararına olacak şekilde kişisel menfaat sağladığını, davalı ...'ın müvekkili şirkete ait ... plakalı aracı karşılıksız olarak zimmetine geçirdiğini, ... Bornova Şubesinden kullandığı konut kredisi bedellerini şirket hesabından ödettirmek suretiyle şirket kaynaklarından kendisine kişisel menfaat sağladığını, davalı şirketin ... Karabağlar şubesindeki hesabında tutulan mevduat hesabından para çekme işlemleri yaptığını, şirketin banka hesabından şahsi hesabına “masraflar karşılığı” işlem açıklamasıyla düzenli olarak para gönderdiğini, şirket çalışanlarını şahsi işleri için çalıştırdığını, davalı ...'ın şirketin ... Karabağlar şubesindeki hesabından para çekme ve para transferi işlemleri vasıtasıyla şahsi malvarlığına para geçirdiğini, davalıların görev yaptıkları dönemde kusurlu eylemleri ile şirkete toplam 14.995.497,40 TL tutarında zarar verdiklerini iddia ederek, dava dilekçesinde ayrıntılı olarak belirtilen zarar kalemlerinin davalılardan faizi ile birlikte tazminine, davalıların davacı şirketin, davanın konusunu teşkil eden tazminat alacaklarının tahsilini engellemeye yönelik olarak mallarını kaçırma tehlikesinin mevcut olduğunudan öncelikle teminatsız, aksi halde uygun bir teminat karşılığında davalılara ait taşınır ve taşınmaz mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davacı tarafça sunulan belge örneklerinin yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde ihtiyati haciz kararı verilmesini gerektirir nitelikte ve yeterlilikte bulunmadığı, soruşturma dosyasında davalıların, dava dilekçesinde iddia edilen haksız eylemleri gerçekleştirdiklerine dair bir tespit, delil veya raporun temin edildiğine ilişkin bir bildirimde bulunulmadığı, bu yönde bir delilin de sunulmadığı, davacı tarafın iddialarının yargılamayı gerektirdiği, delillerin önemli bir bölümünün henüz toplanmadığı ve dava dilekçesine ekli olarak sunulmadığı, davanın niteliği gereği davaya konu tazminatı gerektirir eylem, işlem ve kararların tamamının veya bir bölümünün zamanaşımına tabi olabileceği gibi davalıların, davaya konu eylemleri nedeniyle ibra edilip edilmediklerinin de geçmiş yıllara ilişkin yapılan olağan ve olağan üstü genel kurul toplantıları ile belirlenmesi gerektiği, geçmiş yıllara ait genel kurul toplantı tutanaklarının ve dava açılmasına izin verilmesine ilişkin genel kurul kararının dava dilekçesine ekli olarak sunulmadığı ve bu konuda süre talep edildiği, bu aşamada İİK'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı, İİK'nun 257(2). maddesinde düzenlenen davalıların mal varlıklarını kaçırması tehlikesine yönelik hiçbir delil ve belge sunulmadığı, gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, davalıların şirketteki konumlarını kötüye kullandıklarını, şirket mal varlığından haksız kazanç sağladıklarını, bu hususların denetim raporundan ve raporda mevcut olan banka kayıtlarından anlaşıldığını, şirkette uzun yıllar boyunca yetkilerini kötüye kullanan davalıların bu dava açıldıktan sonra mal varlığını kaçırma tehlikesinin bulunduğunu, davalılardan ...'ın 20.03.2001 ile 26.02.2024 tarihleri arasında, davalı ...'ın ise 03.10.2011 ile 05.10.2022 tarihleri arasında müvekkili şirkette yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, her iki davalının da görev yaptıkları dönemlerde şirketi tek başlarına temsil yetkisini haiz olduklarını, ...-Hukuk-Denetim-Danışmanlık firması tarafından düzenlenen 24.05.2024 tarihli raporda, davalı ...’ın kusurlu eylemleriyle şirkete verdiği zararların tespit edildiğini, davalı ...'ın yönetim kurulu başkanlığı yaptığı dönemde şirket personeline ödenmesi gereken nakit banka promosyon ödemelerini şahsi hesaplarına aktarmak suretiyle şirketin zararına olacak şekilde kişisel menfaat sağladığı, davalı ...'ın müvekkili şirket adına diğer davalı ... tarafından imzalanan 18.08.2020 tarihli araç satış sözleşmesine istinaden müvekkili şirkete ait ... plakalı aracı mülkiyetine geçirdiğini, araca karşılık şirkete herhangi bir ödeme yapmadığını, ... Bornova şubesinden kullandığı konut kredisi bedellerini şirket hesabından ödettirdiğini, şirketin ... Karabağlar şubesindeki hesabında tutulan mevduat hesabından para çektiğini, ortaklardan alacaklar 131 hesabı altında şirketten paralar kullandığını, şirket çalışanlarını şahsi işlerinde çalıştırdığını, mahkemece belirtilen hususlardan öncesinde sunulan yazılı deliller ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanmış olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE: Talep anonim şirket yönetim kurulu üyesinin sorumluluğundan kaynaklanan şirket zararının tahsili ile şirkete ödenmesi istemine ilişkin açılan davada ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf incelemesi, istinafa başvuran tarafın istinaf başvuru dilekçesinde bildirdiği sebeplerle ve kamu düzeniyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İhtiyati haciz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borcu alacaklarıyla muayyen ikametgahı bulunmayan, mal kaçıran yada kaçan, hileye başvuran borçluların vadesi gelmemiş para borcundan doğan alacakları temin bakımından alacaklıya talep hakkı tanıyan ve şartların varlığı halinde borçlunun yedinde yada üçüncü kişide bulunan malları ve hakları üzerine ihtiyati hacize karar verilebilir.
İhtiyati haciz esasen geçici bir hukuki koruma olup, geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir. Alacaklının, alacağın varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterli olup, buradaki ispat asıl davadaki gibi tam bir ispat değil yaklaşık ispattır.
6102 sayılı TTK'nın 553. maddesine göre kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Aynı kanunun 555. maddesine göre şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler.
Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının davası şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan kaynaklanan şirket zararının tahsili ile şirkete ödenmesi istemine ilişkin olup, dava dosyasının bulunduğu aşama itibariyle davacının varlığını ileri sürdüğü olguların tespiti yargılamaya muhtaçtır. Bir başka ifade ile dosyanın mevcut durumu itibariyle; davalıların şirketi zarara uğratıp uğratmadıkları, sorumluluklarının bulunup bulunmadığı ve sorumlu oldukları zarar tutarı var ise miktarının ne olduğu hususlarının yargılamayı gerektirdiğinin anlaşılması karşısında, yaklaşık ispat olgusu gerçekleşmediğinden ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz isteminin reddine dair kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına ve İİK'nın 257. maddesindeki şartların somut olayda bulunmamasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati haciz isteyen davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati haciz isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 586,30 TL harcın ihtiyati haciz isteyen davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati haciz isteyen davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15/01/2025