T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1340
KARAR NO: 2024/1851
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/06/2024
NUMARASI: 2024/411 Esas
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali(Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
TALEP: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 30/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/10/2024
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/06/2024 tarih 2024/411 Esas sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP :İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili dava dilekçesinde özetle; karşı taraf davalı ile ihtiyati haciz talep eden alacaklı arasında imzalanan sözleşme kapsamında ihtiyati haciz talep eden şirket müşterisi olduğunu, şirketin yasal yükümlülük gereği vergi sorumlusu sıfatı ile vergi yükümlüsü olan karşı taraf davalının hesabına gerçekleştirdiği işlemlerden kaynaklanan stopaj vergisini üçer aylık dönemlerde ödediğini, karşı taraf davalı ...'ın ihtiyati haciz talep eden alacaklı şirket nezdindeki hesabında kaldıraçlı alım satım işlemlerinden doğan toplam 173.753,30 TL tutarında sabotaj vergisi doğduğunu, müşterinin hesabında oluşan vergi borcunu "vergi sorumlusu" sıfatıyla Vergi Dairesi'ne ödeyen ihtiyati haciz talep eden alacaklı şirket ilgili tutarı davalıdan talep etmesine rağmen davalının bu tutarı ihtiyati haciz talep eden alacaklı şirkete ödemediğini, davalının söz konusu borcunu ihtiyati haciz talep eden alacaklı şirkete ödemekten imtina etmesi üzerine, ihtiyati haciz talep eden alacaklı şirketin toplam 108.775,53-TL tutarındaki alacağı için 14.12.2023 tarihinde Nazilli İcra Müdürlüğü'nün 2023/9944 E. sayılı icra dosyası üzerinden takibe geçildiğini, davalının tebliğ aldığı ödeme emrine 18.12.2023 tarihinde tamamen kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine aynı gün tarihli karar tensip tutanağı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaliyle davalı hakkında alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına da hükmedilmesini, ihtiyati haciz talep edenin alacağının muaccel hale geldiğini, bu nedenle davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde dava konusu alacağın yargılamaya muhtaç olduğunu bu hali ile ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, ihtiyati haciz kararının verilebilmesi için yaklaşık ispatın yeterli olup alacak ilişkisinin varlığına ve alacağın muaccel olduğuna kanaat oluşturacak bilgi ve belgeler dosyaya sunulmuş ise, geçici hukuki koruma tedbiri niteliğindeki ihtiyati haciz kararının verilmesi gerektiğini, alacak ilişkisinin varlığını ve alacağın muaccel olduğunun yaklaşık olarak ispatı için yani alacağın varlığı için kanaat oluşturulması için yeterli olduğunu, dava dosyasına sunulan Maslak Vergi Dairesi'ne ödemenin yapıldığını gösterir dekontlar, muhtasar beyanname, beyanname ekinde yer alan ve adına ödeme yapılan yatırımcıları gösterir xml listesi, tahakkuk fişi, vergi tahsil alındısı, davalının gerçekleştirdiği işlemler neticesinde kesilen vergi tutarını gösterir vergi raporu, taraflar arasında akdedilen kaldıraçlı alım satım işlemleri çerçeve sözleşmesi, ihtarnameler, ses kayıtları ve hesap ekstresi vb gibi tam ispata yönelik delillerin değerlendirilmeden ihtiyati haciz talebinin reddi yönündeki kararın hukuka uygun olmadığını, Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ihtiyati haciz talebinin reddi yönündeki kararın hukuka uygun olmadığını, ihtiyati hacze karar verilmesi gerektiğini, aynı konuda bir başka aracı kurumun yatırımcısı aleyhine açılan davada istanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.01.2023 tarih ve 2023/39 E. sayılı kararı ile haklı ve hukuka uygun olarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verdiğini, itirazlarımızın kabulü ile Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin vermiş olduğu 21/06/2024 tarihli kararın kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :Talep, ihtiyati hacize ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati haciz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borcu alacaklarıyla muayyen ikametgahı bulunmayan, mal kaçıran yada kaçan, hileye başvuran borçluların vadesi gelmemiş para borcundan doğan alacakları temin bakımından alacaklıya talep hakkı tanıyan ve şartların varlığı halinde borçlunun yedinde yada üçüncü kişide bulunan malları ve hakları üzerine ihtiyati hacize karar verilebilir.
İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir mahiyetindeki geçici ödeme talebi esasen geçici bir hukuki koruma olup, geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının SPK denetim ve gözetimi altında faaliyet gösteren aracı kurum sıfatı ile davalıdan 108.775,53 TL tutarında alacağı bulunduğu iddiasına dayalı olarak davalı aleyhine girişmiş olduğu icra takibine itirazın iptali davasında iddia edilen alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, henüz yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakla, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına ve İİK'nın 257. maddesindeki şartların somut olayda bulunmamasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği görüşündeyim.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati haciz talep eden alacaklı yönünden istinaf karar harcı olan 704,50 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 276,90 TL harcın ihtiyati haciz talep eden alacaklıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 30/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.