T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1266
KARAR NO: 2024/1913
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29.05.2024
NUMARASI: 2023/456 Esas 2024/348 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 07.11.2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 07.11.2024
Taraflar arasındaki davadan dolayı Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29.05.2024 gün ve 2023/456 Esas 2024/348 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, müvekkili şirketin maliki olduğu, davalı şirket tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan ... plakalı kamyonun 18.01.2023 tarihinde taş ocağından yüklenmiş şekilde çıktığı esnada eğimli bulunan yolda yan yatarak devrildiğini ve hasarlandığını, hasarın giderimi için davalı ... şirketine başvuru yaptıklarını, hasar dosyası açıldığını, ancak hasarın beyan ile uyumlu olmadığı ve kazanın istiap haddinin aşılması nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle talebin reddedildiğini, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, kaza sırasında aracın içerisinde yolcu bulunmadığını, fazla yük taşınmasının da söz konusu olmadığını, irsaliye faturası ve kantar fişi dikkate alındığında olay anından hemen önce aracın boş halinin 18.200 Kg, yüklü halinin ise 30.450 Kg olduğunu, yükün net ağırlığının 12.250 Kg olarak tartıldığını, ruhsatta yazılı azami yüklü ağırlığın ise 48.000 Kg olduğunu, aracın 2023 yılı Ocak ayından bu yana yetkili servisin otoparkında beklediğini, aracın aylık kazancının en az 150.000,00 TL olduğunu, dava tarihi itibariyle aracın 7 aydır çalışamadığını iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere, otopark ücreti 5.000,00 TL, kar mahrumiyeti 5.000,00 TL ve hasar bedeli 5.000,00 TL olmak üzere 15.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, davacının başvurusu üzerine açılan hasar dosyası kapsamında yapılan incelemede, hasarın aracın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük taşıması nedeniyle meydana geldiğinin tespit edildiğini, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde teminat dışı haller sayıldığını, davacı tarafça sunulan irsaliye faturası ve kantar fişinin sonradan düzenlendiğini, gerçeği yansıtmadığını, aracın yüklü hafriyat yükü ile şantiye alanı içerisinde seyir halinde iken yük tonajı gereği fren tertibatlarının oluşan ivmeye karşı koyamadığı, seyir ivmesinin artmasına karşılık kullanıcının güvenli seyri sağlamak ve yavaşlamak amacıyla vites küçültme/motor kompresöre bindirme davranışıyla, motor alt kısımlarına dışarıdan herhangi bir darbe söz konusu olmamasına rağmen mekanik hasarın oluşarak piston biyel kolunun kartere darbesi ile karter haznesinin yerinden ayrılmış/çıkmış olduğunun tespit edildiğini, kazanın meydana gelmesinde, kullanıcının kastından söz edilemese de taşınan yük tonajı ve toplam araç ağırlığının güvenli seyri zorlaştırarak fren tertibatları üzerinde deformasyonlara yol açabileceğinin görüldüğünü, sigortalıdan kantar fişi talep edilmesi sonucunca aracın kantar fişinin olmadığının yetkililer tarafından doğrulandığını, durumun sigortalıya bildirilmesi üzerine sigortalı tarafından kantar fişi iletildiğini, gelen kantar fişine istinaden ek olarak yapılan araştırma sonucunda şoför ile görüşme yapıldığını, alınan beyanda kantara girmediğini belirttiğini, belirtilen güzargahın uyumsuz olduğunun tespit edildiğini, aracın yükü aldıktan sonra devrildiği yer arasında kantarın olmadığı tespitinin yapıldığını, otopark ücreti ve kar kaybından doğan dolaylı zararlar poliçe özel ve genel şartları gereğince teminat kapsamında olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Jandarma görevlilerince tutulan 18.01.2023 tarihli tutanakta ... plakalı kamyonun ... Maden Ocağında sağ tarafa yan yatık halde olduğu, araç kasası içinde kumlu toprak taşıdığı, taşınan toprağın bir kısmının yere döküldüğü, olay yerini gören kamera kaydının olmadığı ve kamyonun sol ön farının kırık, ön penceresinin kırık, arka şağ çamurluğunun kırık, aracın sağ tarafının ve kasasının sağ tarafının hasarının olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği; davalı ... tarafından ... firmasına yaptırılan bila tarihli kasko ekspertiz raporuna göre; araçta kaza nedeniyle yedek parça ve işçilik dahil toplam 1.947.011,40 TL hasar meydana geldiğinin belirtildiği; Makine mühendisi ve sigorta hesap bilirkişisinden alınan 16.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kamyonun meydana gelen hasarların yaklaşık maliyetinin kaza tarihi itibariyle KDV dahil 1.947.011,40 TL civarında olabileceği, kar kaybı ve otopark ücretinin kasko poliçesinde ek teminat olarak alınmaması nedeniyle teminat dışı olduğunu, dosya içerisinde bulunan yük irsaliyesinde irsaliye faturası ve kantar fişi dikkate alındığında olay anından hemen önce aracın boş halinin 18.200 Kg, yüklü halinin 30.450 Kg olduğu, net kilogramının 12.250 Kg olarak tartıldığı, ruhsatta yazılı azami yüklü ağırlığın ise 48.000 Kg olmasından dolayı yük nedeniyle herhangi bir olumsuzluk olmadığı, kasko şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz raporunda belirtilen hasar rakamının uygun olduğu yönünde görüş bildirildiği; 6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu, davalı yanca meydana gelen kazanın istihap haddinin aşılması ve bu aşım nedeniyle hasarın meydana geldiği, bu nedenle teminat dışı olduğunun somut bilgi belgelerle ispatlanamadığı; davacının hasar ödemesi için yaptığı başvuru tarihi tam olarak tespit edilemese de dosyada tespit edilen ilk tarihin 03.02.2023 tarihi olmakla bu tarihte başvuru yapıldığının dosyadaki evraklardan anlaşıldığı, davalının bu tarihten sonra 8 iş günü sonrası 14.02.2023 tarihinde temerrüte düştüğü gerekçesiyle davacı tarafın otopark ücretine ve kâr mahrumiyetine yönelik açmış olduğu davanın reddine, hasar bedeline yönelik açılan davanın kabulü ile 1.947.011,40 TL'nin 14.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, zararın poliçe teminat kapsamında olmadığına dair beyan ve delilleri yeterince incelenmeden eksik inceleme ile müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunun uyuşmazlığı aydınlatacak ve hükme esas alınacak nitelikte olmadığını, gerek hasarın meydana geliş şekli, gerek olay yerinde yapılacak inceleme, gerekse araç üzerinde yapılacak teknik inceleme neticesinde bilimsel verilerle kazanın aşırı yük taşınması nedeniyle tespiti mümkün iken, bilirkişi tarafından bu yönde herhangi bir inceleme yapılmadığını, sundukları delillerin ve teknik bilirkişi raporundaki tespitlerin aksinin ispatlanmadığını, müvekkili şirkete hasar ihbarında bulunulması üzerine hasar dosyası açıldığını, yapılan inceleme neticesinde hasarın, aracın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük taşıması nedeniyle meydana geldiğinin tespit edildiğini, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde teminat dışı hallerin sayıldığını, maddenin 8. bendinde aracın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşıması sırasında meydana gelen ve münhasıran aracın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanan zararların teminat kapsamı dışında olduğunun açıkça hükme bağlandığını, talep edilen zararın bu madde gereğince teminat dışı olduğunu, müvekkili şirket tarafından olay yerinde yaptırılan ekspertiz incelemesinde sigortalı aracın hafriyat yükü ile şantiye alanı içerisinde seyir halinde iken yük tonajı gereği fren tertibatlarının oluşan ivmeye karşı koyamadığı, seyir ivmesinin artmasına karşılık kullanıcının güvenli seyri sağlamak ve yavaşlamak amacıyla vites küçültme/motor kompresöre bindirme davranışıyla, motor alt kısımlarına dışarıdan herhangi bir darbe söz konusu olmamasına rağmen mekanik hasarın oluşarak piston biyel kolunun kartere darbesi ile karter haznesinin yerinden ayrılmış/çıkmış olduğunun tespit edildiğini, olayın meydana gelmesinde kullanıcının kastından söz edilemese de taşınan yük tonajı ve toplam araç ağırlığının güvenli seyri zorlaştırarak fren tertibatları üzerinde deformasyonlara yol açabileceğini, seyir sırasında yük tonajı itibari ile ivmelenmeye karşı koyamayan fren tertibatlarının yetersiz/işlev dışı kalması sonucu yavaşlamak amacıyla şanzıman üzerinden yapılan hatalı araç kullanımı (ani vites küçülterek) ve yük tonajı/toplam araç ağırlığı hususlarında kullanıcının kusurunun olduğu, taşınan yük tonajının söz konusu hasar oluşumu ile direkt illiyet bağı olacağı sonuç ve kanaatine varıldığını; Sigortalıdan kantar fişi talep edilmesi sonucunca aracın kantar fişinin olmadığı yetkililer tarafından doğrulandığını, kaşeli beyanın iletildiğini, sonrasında sigortalı tarafından kantar fişi iletildiğini, gelen kantar fişine istinaden ek olarak araştırma yapıldığını, yapılan araştırma sonucunda şoför ile görüşme yapıldığını, alınan beyanda sürücünün kantara girmediğini beyan ettiğini, belirtilen güzargahın uyumsuz olduğunun tespit edildiğini, aracın yükü aldıktan sonra devrildiği yer arasında kantarın olmadığının tespit edildiğini, aracın şantiye içinde kantar fişi olmadan çalıştığını, sonradan verilen kantar fişinin gerçeği yansıtmadığını, aracın şantiye içinde yük taşıdığının tespit edildiğini, şantiyede çalışan, sürekli malzeme taşıyan araçlarda yapışan toz, toprak, kalıntı, pislik mevcut olacağını, bu artıkların ciddi rakam oluşturmakla birlikte, araçta bulunan yakıt miktarı, sürücünün ağırlığı, brandası takozu vb. Unsurlar da dikkate alındığında, aracın gerçek boş ağırlığının 18.700 kg altı olmasının mümkün olmadığını, bu hususun dahi tek başına sunulan kantar fişinin bilinçli olarak isteğe göre tanzim edildiğini gösterdiğini, sürücü ile yapılan yüz yüze görüşmede yazılı olarak kantara girmediğini beyan ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükmedilen temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, TTK 1427 md. "(1) Aynen tazmine ilişkin sözleşme yoksa sigorta tazminatı nakden ödenir. (2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur." hükmünün bulunduğunu, ilk derece mahkemesince ihbar tarihinden 8 iş günü sonrasının temerrüt tarihi olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE:Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
TTK'nın 1429/1. maddesinde "Sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişiler, rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep oldukları takdirde, sigortacı tazminat borcundan kurtulur ve aldığı primleri geri vermez" düzenlemesi benimsenmiş ve sigortalı ya da eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin ihmallerinden doğan zararların da sigorta teminatı kapsamında kaldığı kabul edilmiştir.
Kasko sigortaları bakımından sigorta teminatı kapsamı dışında kalan haller, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5. maddesinde sayılarak belirlenmiş bulunmaktadır. KSGŞ'nın A.5.8. maddesinde "Aracın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşıması sırasında meydana gelen ve münhasıran aracın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanan zararlar" teminat dışı haller içinde sayılmış olmakla birlikte; istiap haddinin aşılmasının rizikonun teminat dışı kalmasına yol açması için kazada münhasıran etkili olması, kazanın oluşumunda başka etken bulunmaması ve istiap haddi aşılmamış olsaydı kazanın meydana gelmeyecek olması gerekmektedir. (Yargıtay 17. HD 03.12.2020 tarihli 2019/4070 E. 2020/8096 K. sayılı ilamı)
Somut olayda, davalı ... tarafından kasko poliçesi ile sigortalanan davacı şirkete ait kamyonun tek taraflı gerçekleşen kaza nedeniyle hasarlandığı, davalı ... şirketine ödeme için yapılan başvurunun, kazanın istiap haddinin aşılması nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle reddedildiği, oysa irsaliye faturası ve kantar fişine göre istiap haddinin aşılmadığı ileri sürülerek hasar bedeli, kar mahrumiyeti ve otopark ücreti nedeniyle maddi tazminat talep edilmiştir. Davalı ... vekili ise, sigortalı araca istiap haddini aşacak miktarda yükleme yapıldığını ve kazadan önce aracın kantara alınmadığını, davacı tarafça sunulan irsaliye faturası ve kantar fişinin sonradan gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini savunmuştur. Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda ilk derece mahkemesince, bir SMMM, bir makine mühendisi ve bir sigorta uzmanı bilirkişiden oluşacak heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacı tarafça sunulan 18.01.2023 tarihli irsaliye faturası ve kantar fişinin davacı şirket ile dava dışı ... Ltd. Şti.'nin ticari defter ve kayıtlarında usulüne uygun biçimde kaydedilmiş olup olmadığı, söz konusu faturanın bu şirketlerin bağlı bulunduğu Vergi Dairelerine BA ve BS formlarıyla beyan edilip edilmediği de araştırılarak, istiap haddinin aşılıp aşılmadığı ve zararın münhasıran aracın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususu tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilerek, araçta kaza nedeniyle oluşan hasar bedeli de belirlenerek, tarafların rapora karşı itiraz etmeleri halinde bu itirazlar da giderildikten sonra, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. Davalı vekilinin istinaf sebepleri yerindedir.
Mahkemenin kabulüne göre de, Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.3.3.4.1. maddesi ile 6102 sayılı TTK'nın 1427/2. maddesine göre, sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 iş günü içinde genel ve özel şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur. İlk derece mahkemesince davalı şirkete başvuru tarihi denetime elverişli olarak tespit edilerek, temerrüt tarihinin az yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye göre belirlenmesi ve bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, ZMSS Poliçesi Genel Şartları'nda geçerli olan 8 günlük süre baz alınarak daha erken bir tarihte temerrüdün gerçekleştiğinin kabulü isabetli olmamıştır. Davalı vekilinin bu istinaf sebebi de yerindedir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca davalıların istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.05.2024 tarih 2023/456 Esas 2024/348 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.