T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/481
KARAR NO: 2025/558
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22.01.2025
NUMARASI: 2024/709 E. - 2025/67 K.
DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası
KARAR TARİHİ: 27.03.2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 27.03.2025
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince 22.01.2025 tarih 2024/709 Esas 2025/67 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, başkan ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, müvekkili tarafından açılan Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/211 Esas sayılı dosyasında, o dosyanın davalı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin tasfiye olup sicilden terkin edildiğinin mahkemesince bu şirketin ihyasına ilişkin dava açılmak üzere taraflarına süre verildiğini, diğer davalı ...'ın tasfiye memuru bulunduğunu belirterek dava dışı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi 'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ...; ihyası istenen dava dışı şirketin 14.06.2024 tarihinde kapanış tescilinin yapıldığını, tasfiye memuru olarak ...'ın seçildiğini, tasfiyenin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sonlandırılmasından tasfiye memuru sorumlu bulunduğundan müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini ileri sürerek müdürlükleri aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini beyan etmiştir.
Davalı Tasfiye memuru vekili cevap dilekçesinde, davanın yazılı yargılama usulüne göre yürütülmesi gerektiğini, tasfiye sürecinin tamamlanıp şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğini, bu bakımdan taraf ve dava ehliyetinin yitirildiğini, ihya koşullarının oluşmadığını, 15.02.2024 tarihinde tasfiyeden dolayı alacaklılara çağrı yapılmış olup ilan verildiğini, akabinde 2 ve 3. İlamların verildiğini, tasfiye sürecinde herhangi bir başvuru olmadığını, davanın açılmasına hukuki yararın bulunmadığını, tasfiyesi eksi bakiye ile kapatılan şirketin aktifinin varlığı iddia edilmeksizin ihyasının istenilmesine hukuki yarar bulunmadığını, dava açılmasına sebebiyet verilmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/211 E sayılı dosyasında ihyası istenen şirket hakkında dava açıldığı, bu nedenle davacının hukuki yararının bulunduğu, taraf teşkilinin sağlanması ve buna bağlı infaz ve ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması bakımından ihyanın gerekli olduğu kanaatine varılarak davanın kabulü ile Ankara 7. ATM 2024/211 Esas sayılı dava dosyasının görülüp sonuçlandırılması ile sınırlı olarak o dosyada davalı olan tasfiye halinde Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti'nin ihyasına, tasfiye memuru olarak davalı ...'ın atanmasına karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, davanın yazılı yargılama usulüne göre yürütülmesi gerektiğini, ihya koşullarının oluşmadığını, şirketin tasfiyesinden dolayı alacaklılara çağrı yapılıp 1., 2. Ve 3.ilamların yapıldığını, herhangi bir başvuru olmadığını ve tasfiyesinin yapıldığını, usulüne uygun olarak tasfiyenin başlatılıp sonuçlandırıldığını, tasfiyesi eksi bakiye ile kapatılan şirketin aktifinin varlığı iddia edilmeksizin ihyasının istenilmesinin hukuki yarardan yoksun olduğunu, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/653 E. 2024/820 K. Sayılı ilamında müvekkilini sorumlu tutmadığını, o davanın açılış tarihinin 04.11.2024 olup iş bu davanın tasfiye işlemlerinin tamamlanmasından çok sonra açıldığını, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden vekalet ücreti ile yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istinaf konusu etmiştir.
GEREKÇE : Dava, ortaklar kurulu kararı ile tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirketin TTK'nın 547. maddesi uyarınca ihyası istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi 'nin Ankara 7 ATM 'nin 2024/211 Esas sayılı dosyasıyla sınırlı olarak ihyasına tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 547/1. maddesinde; “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, davacı vekili, tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/211 Esas sayılı davasında taraf teşkilinin sağlanması amacıyla bu davayla sınırlı olarak ihya kararı verilmesini istemiştir. Davacı, açılan davayla sınırlı olmak üzere şirketin ihyasını isteme hakkına haiz olup tasfiye nedeni ile sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan derdest davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararı da mevcuttur. Mahkemesince Ankara 7. ATM 'ye yazılan müzekkereye Uyap'tan verilen cevapta davacı tarafça ihyası talep edilen Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi hakkında fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının rücuen tahsili için alacak davası açıldığı, davanın derdest olduğu, dava tarihinin 15.03.2024 olduğu anlaşılmıştır. Aynı şekilde ...'den celp olunan yazı cevabına göre ihyası talep edilen Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin genel kurul kararı il tasfiyeye girdiği, davalılardan ...'ın tasfiye memuru seçildiği, 14.06.2024 tarihinde şirketin kapanılının tescili yapılarak kaydının silindiği, buna göre bu şirket hakkında açılmış olan dava derdestken terkin işleminin yapıldığı anlaşılmıştır. Açıkçası bu hususlarda taraflar arasında da ihtilaf yoktur. TTK 547. maddeye göre açılan ihya davalarında süre söz konusu değildir. Davacının açtığı alacak davasının süresinde açılıp açılmadığı da ihya davasında değerlendirilecek bir husus değildir. İhya kararı verilebilmesi için tasfiye memurlarının tasfiye işlemlerinde kusurlarının bulunması ve hizmet tespiti davasının tasfiye işlemleri tamamlanmadan önce açılması gerekmez. TTK'nın 547/2. maddesinde "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmüne yer verilmiş olup, ek tasfiyeye ilişkin prosedür emredici ve kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemece şirket hakkındaki derdest dava ile sınırlı olarak ihya ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tasfiye memuru atanmasına dair verilen karar yerindedir. Ayrıca 6100 sayılı HMK 316 vd. maddeleri gereğince davanın basit yargılama tabi olması hususunda da bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksik bırakılmasından ve gereği gibi yapılmamasından davalı tasfiye memurunun sorumlu olması ve 6100 sayılı HMK' nın 326. maddesinde yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlemesi nedeniyle mahkemece davalı tasfiye memuru aleyhine harç, yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta olup, davalı tasfiye memuru ...'ın istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
İstinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ...'ın istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ...'ın yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusu nedeni ile davalı ...'ın yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.