T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/798
KARAR NO : 2025/1782
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/03/2023
NUMARASI : 2022/106 E. 2023/190 K.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 11.12.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 11.12.2025
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.03.2023 tarih 2022/106 E. 2023/190 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... . tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı borçlu şirket ve davalı müteselsil kefiller arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleme kapsamında davalılara ticari kredi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzere ihtarname gönderilerek sözleşmenin kat edildiğini, muaccel hale gelen borcu ödemeyen borçlular hakkında takip başlatıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini, belirterek; itirazının iptaline ve takibin devamına, % 20 icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalılar vekili, Kefalet sözleşmesinin TBK ve TTK'ya aykırı olduğunu, davalıların bir kefaletinden söz edilemeyeceğini, kefaletin kanuni unsurlarının eksik olduğunu, borcun kredi kullanan şirket tarafından ödendiğini, davalıların sorumlu tutulduğu krediden bir borcun olmadığını, kredi sözleşmelerinin birden fazla olup kefilin imzaladığı sözleşmeye ait kredi borçları ası borçlu tarafından ödendiğini, asıl borçlu şirketin daha sonra kullandığı krediler sebebiyle kefilin herhangi bir borcu bulunmadığını, asıl borçlunun hukuken korunduğu durumlarda mecburi takip arkadaşlığı söz konusuyken kefilin de korunmasının esas olduğunu, asıl alacak ve faiz taleplerinin yerinde olmadığı, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile dava dışı ...Şti arasında 16.04.2010 düzenleme tarihli 500.000-TL limitli, Sözleşme Öncesi bilgi formu ve 19.04.2013 düzenleme tarihli 750.000-TL, 13.05.2014 tarihinde 750.000-TL Limit artırımı ile 1.500.000-TL limitli 13.01.2017 tarihli Sözleşme Öncesi bilgi formu, 16.01.2017 düzenleme tarihli 1.700.000-TL Limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi akdedildiği, her iki sözleşmeyi davalı ..., 16.04.2010 ve 13.01.2017 tarihli sözleşmeyi ... ve 16.04.2010 ve 19.04.2013 tarihli sözleşmeyi ve limit artırımını... müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, 19.04.2013 tarihli sözleşmeye ek olarak banka ile ... ve... arasında 04.03.2016 tarih 1.500.000-TL Limitli Kefalete ilişkin Ek Protokol imzalandığı, ...'nun kefalet limiti 3.700.000-TL, ...'nun kefalet limiti 2.200.000-TL, ... ...'nun kefalet limiti 2.000.000.-TL olarak belirlendiği, kefalet tarihi, kefalet türü ve kefalet limiti el yazısı ile yazılmak suretiyle yasanın belirlediği şekil şartının yerine getirildiği ve...'nun eş muvafakatinin alındığı, ... ve ...'nun şirket ortağı olmaları eş muvafakatine gerek olmadığı, sözleşmeye istinaden dava dışı asıl borçlu şirkete ticari kredi kullandırıldığı, ... kredi kartları tahsis edilerek kullanıma açıldığı ve gayri nakdi kredi açılarak hesabı üzerine çek karnesi verildiği, kredi ödemelerindeki aksamalar üzerine davacı bankanın sözleşmenin kendisine verdiği yetkiye istinaden kredi hesaplarını kat ederek borçlulara ihtarname keşide edilip davalı ...'na 22.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ihtarla verilen bir günlük süre ve süre bitiminin tatile gelmesi nedeniyle 25.10.2021 tarihinde temerrüde düştüğü, davalılar ... ve ... ... ...'nun adreslerinde bulunamamaları nedeniyle ihtarnamenin 22.10.2021 tarihinde bila tebliğ iade olduğu, ihtarnamenin bila tebliğ olduğunun dikkate alınması halinde temerrütleri 06.01.2022 takip tarihi olarak değerlendirdiği, ihtara rağmen ödeme yapılmadığından davalılar aleyhine İzmir 6 İcra Dairesinin 2022/121 E. sayılı dosyalarında icra takibine başlandığı, davalıların borca, faiz, faiz oranı ve ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu, açılan iş bu itirazın iptali davası çerçevesinde yapılan inceleme ve hesaplamalar sonucunda, dava dilekçesinde nakdi alacak yönünden 742.000-TL taleple bağlı kalındığında 06.01.2022 Takip Tarihi İtibariyle 602.621.93-TL Ticari Krediler Asıl alacak, 75.526.52-TL Ticari kredi kartı asıl alacak, 678.148.45-TL Asıl alacak toplamı, 60.811.00-TL işlemiş akdi/temerrüt faizi, 3.040.55 TL faizin %5 gider vergisi 742.000.00-TL nakit Toplam 58.740.00-TL Gayri nakit toplam 22x2.670 banka alacağından davalı ...'nun tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğunun değerlendirildiği, davalı ... yönünden temerrüt tarihinin temerrüt Tarihinin 06.01.2022 takip tarihi olarak kabulü halinde 602.621.92-TL Ticari Krediler Asıl alacak, 75.526.52 TL Ticari kredi kartı asıl alacak, 678.148.45-TL asıl alacak toplamı, 32.833.39 TL İşlemiş akdi/temerrüt faizi, 1.641.67-TL Faizin %5 gider vergisi, 712.623.51-TL krediler toplam, 1.549.19-TL Noter masrafı, 714.172.70-TL genel nakit toplam, 58.740.00-TL gayri nakit toplam 22x2.670, banka alacağından tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğunun değerlendirildiği, ... ...yönünden davalının 19.04.2013 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu iş bu sözleşme kapsamında Ticari kredi kartlarının verildiği, temerrüt tarihinin 06.01.2022 Takip Tarihi olarak kabulü halinde: 75.526,52-TL ticari kredi kartı asıl alacak, 3.937,95-TL İşlemiş akdi/temerrüt faizi, 196.90-TL Faizin %5 gider vergisi, 79.661.37-TL Krediler Toplamı, 338.63-TL Noter masrafi, 80.000.00-TL Genel Nakit Toplamı banka alacağından tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu, değerlendirildiğini, davacı bankanın takip tarihinden itibaren 602.621,92-TL asıl alacağına sözleşme hükümleri gereği yıllık % 46.80 oranında, 75.526.52-TL ... kredi kartı asıl alacağına 5464 sayılı yasanın 26.3 madde hükmü gereği yıllık %27.36 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisini uygulama ve talep yetkisinin bulunduğu, Davalının Genel Kredi Sözleşmesinin tarafı olan dava dışı ... .. Şti'nin dava konusu ettiği İzmir 1 ATM'nin 01.12.2022 tarihli 2022/711 E., 2022/1088 K sayılı ilamıyla kesin mühlet verilmesi talebiyle konkordato talebinin reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleşmesinin bekletici yapılmasına yönelik talebin dosyamız davalıları bakımından görülen davanın esasına katkı sağlamayacağı, belirtilerek; davacının davasının... ve ... bakımından tahsilde tekerrür olunmaması kaydıyla davanın kısmen kabulüne diğer davalı bakımından ise davacının talebiyle bağlı kalınmak suretiyle tahsilde tekerrür olunmaması kaydıyla kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit niteliği taşıdığından alacağın % 20 oranındaki icra inkar tazminatına ve davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalılar ... ve...'nun davalıların temerrüt tarihlerinin icra takibi kapsamında uygulanması gerektiği kanaati ile kısmen kabul kararı verildiğini, davalı ... için hesap kat ihtarının tebliğ tarihinin sözleşme hükümleri uyarınca kararlaştırılan ve tarafların kabulünde olan 22.10.2022 olduğunu, ihtar ile verilen bir günlük süre tatile denk geldiği için 25.10.2021 baz alınarak yapılan hesap uyarınca takibin alacak kalemlerinden 60.811.00-TL İşlemiş akdi/temerrüt faizi, 3.040.55-TL faizin % 5 gider vergisi için takibinin devamına karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 13.2 maddesinde taraflar iş bu sözleşmede yer alan husuların yerine getirilmesi ve gerekli tebligatın yapılabilmesi için bu sözleşmenin ilgili maddelerinde yazılı adreslerini İİK 21 Md ve 148/a Md. Hükümleri saklı kalmak kaydı ile kanuni ikametgah kabul ettiklerini, adres değişikliklerinin bildirilmemesi halinde buraya yapılan tebliğlerin geçerli olacağı hükmü kabul ve taahüt edildiğini, raporda da terditli şekilde İhtarname davalıların sözleşme adreslerine gönderilmiş olup sözleşme hükümlerinin dikkate alınması halinde temerrütleri 25.10.2021 tarihi, ihtarnamenin tebliğinin gerçekleşmemesinin dikkate alınması halinde davalıların temerrütlerinin 06.01.2022 tarip tarihi olacağının belirtildiğini, mahkeme tarafından sözleşme hükümlerinin dikkate alınmayarak verilen karar hukuka aykırı olduğunu, hesap kat ihtarının ...'nun sözleşmede yazan adresine kat tarihinde mernis sisteminde kayıtlı olan ve banka nezdinde kayıtlı olan adreslerine tebliğe gönderildiğini, ... için hesap kat ihtarının sözleşmede yazan adrese ulaştığı/tebliğ edilmiş sayıldığı tarih itibariyle yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili istemi ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. 6098 sayılı TBK'nun 589/1. maddesi gereğince kefil, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumludur. Kefil asıl borçlunun, asıl borcu ile temerrüt faizi borcundan kefalet limiti kadar sorumludur. Ancak kendi temerrüdü oluştu ise bu aşamadan sonra limit ile sınırlı olmaksızın kendi sorumluluğu başlar. Kefil, takipten önce temerrüde düşürülmemişse hesap kat tarihinden takip tarihine kadar işleyen akdi faizden limiti dahilinde sorumlu olur. Temerrüt için hesap kat ihtarının kefile tebliği şarttır. Asıl borçlu yönünden sözleşmede, belirlenen adrese tebligat çıkartılması ve tebliğ edilememesi halinde de temerrüdün gerçekleşeceğine ilişkin hüküm konulmuş olması halinde İİK. 68/b maddesi uyarınca asıl borçlu yönünden temerrüt oluşur ise de bu hükmün kefil yönünden uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle davalıya gönderilen hesap kat ihtarının iade edildiği tarihe göre temerrüt tarihinin tespiti yerinde değildir. Davalıya davacının hesap kat ihtarı usulüne uygun olarak tebliğ edilemediğinden davalının temerrüdünün icra takip tarihi itibariyle oluştuğunun kabul edilerek borç miktarının hesaplanması gerekir.( Yargıtay 19. HD'nin 07.12.2015 tarih ve 2015/3357 E. - 2015/16301 K., 07/02/2019 tarih ve 2017/2399 E. - 2019/746 K., 08.03.2016 tarih ve 2015/12924 E. - 2016/4207 K., Yargıtay 11. HD'nin 02.11.2020 tarih ve
2020/3334 E. 2020/4631 K.,25.01.2021 tarih ve 2020/2928 E. - 2021/343. K)
3. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, borçlu davalılar ile alacaklı davacı banka arasındaki temel ilişkinin varlığının ispatlanmasına, davalı kefillerin genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatı ile inkar edilmeyen imzalarının bulunmasına, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmasına, kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi ve müteselsil kefil olduğunun kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesine, davalı müteselsil kefil ... ...'nun eş rızasını içerir muvafakatin bulunmasına, davalı müteselsil kefiller... ve ... ... yönünden ise davalıların aynı zamanda asıl borçlu şirketin ortağı olması nedeni ile ayrıca eş rızasının aranmamasına, kefaletin geçerli olması için aranan şartların bulunmasına, davalıların müteselsil kefil sıfatına haiz olmasına, davacı bankanın genel kredi sözleşmesine dayalı takibe konu alacağının sözleşme, ticari kredi kartı ile KMH alacağının ise 5464 sayılı Kanun'un hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, tespit edilen borcunun ödendiğini gösteren her hangi bir delil sunulmamasına, çek karnesinden kaynaklı gayri nakdi alacak yönünden kefillerin sorumluluğuna ilişkin sözleşmede ayrıca hüküm bulunmasına, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemiş olmasına, konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklının borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza edecek olmasına, davalı kefiller yönünden konkordato mühlet kararı bulunmamasına, asıl borçluya ilişkin geçici ve kesin mühlet kararı ya da konkordato talebinin müteselsil kefil olan davalıların aynı kredi alacağına ilişkin hukuki sorumluluklarına etkili olmamasına, taksitler halinde ödenmesi kararlaştırılan borca ilişkin taksitlerin ödenmemesi halinde taraflar arasındaki sözleşmeye göre geriye kalan tüm borcun muacceliyet kazanması mümkün olduğundan bakiye kredi borcunun tamamı için hesabın kat edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamasına, sözleşme ile banka nezdindeki kayıtlı adresine çıkartılan kat ihtarnameleri iade edilmiş olsa da adres değişikliğinin bankaya bildirilmemesi halinde sözleşmede belirtilen adrese yapılan bildirimlerin geçerli sayılacağın sözleşmenin belirtilmiş olması nedeniyle İİK. 68/b maddesi uyarınca asıl borçlu yönünden temerrüt oluşur ise de bu hükmün kefiller yönünden uygulanmasının mümkün olmamasına, kefillere ilişkin temerrüt faizi istemi yönünden ayrıca tebliğ koşulunun aranmasına, bu kapsamda adına usulüne uygun tebligat yapılan davalı kefil ... ... yönünden tebliğ tarihi ve atıfiyet süresi, adına usulüne uygun tebligat yapılamayan diğer davalı borçlu kefiller yönünden ise takip tarihi itibariyle temerrüt oluştuğu gözetierek davalı kefiller yönünden temerrüt tarihi tespit edilmek suretiyle faiz hesabı yapılmasına, alacağın davalı kefillerin sorumlu olduğu miktar, takip talebi ve kefalet limiti ile sınırlı olarak hüküm altına alınmasına, kabul ve red edilen dava değeri, haklılık oranı ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, istinafa konu red edilen miktar gözetildiğinde HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.