T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/777
KARAR NO : 2025/1711
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/03/2023
NUMARASI : 2019/1282 E. 2023/211 K.
BİRLEŞEN İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2019/1283 E. 2023/211 K.
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 03.12.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 03.12.2025
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.03.2023 gün ve 2019/1282 E. 2023/211 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davacı hakkında İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2019/11054 E sayılı dosyasına konu 212.000,00 TL bedelli çekteki imzanın davacıya ait olmadığını, çek üzerinde kendisine ait olmayan imzayı taklit eden şahıslar hakkında Serik Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu belirterek icra takibi için borçlu olmadıklarının tespitini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, keşidecisi .... Şti olan.... Bankası AŞ ... Şubesine ait 4004796 seri nolu 01/08/2019 düzenleme tarihli 212.000,00 TL bedelli çekin ibraz süresi içerisinde bankaya ibraz edildiğini ancak 2.030,00 TL banka sorumluluk bedelinin mahsubu ile çek bedelinin 209.970,00 TL lik miktarının karşılıksız işlemi görmesi üzerine davacı ve dava dışı .... aleyhine İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2019/11054 E sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, dava konusu çekin davalının yetkilisi olduğu...A.Ş. ye aralarında yapılan ekskavatör satışına ilişkin 02.07.2019 tarihli sözleşme gereğince ...Şti tarafından dava konusu çekin de içinde bulunduğu diğer 5 çek ile birlikte verildiğini, sözleşmenin şirket yetkilisi... tarafından imzalandığını, ancak dava konusu çekin karşılıksız çıktığını, bunun üzerine dolandırılmış olabileceğini düşünen davalının yaptığı araştırma sonucu ...‘a ulaştığını, .... ile ilgisi olmadığını beyan eden şahsın daha sonra .... ../....yetkilisi olduğunun anlaşıldığını, davanın reddi gerektiğini, kötüniyet tazminatı şartlarının oluşmadığını belirtmiştir.
Birleşen davada davacı vekili; davacı hakkında İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2019/11343 E sayılı dosyasına konu 191.174,81 TL bedelli çekteki imzanın davacıya ait olmadığını, çek üzerinde kendisine ait olmayan imzayı taklit eden şahıslar hakkında Serik Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu ve soruşturmanın devam ettiğini belirterek icra takibi için borçlu olmadıklarının tespitine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 27.09.2021 tarihli grafoloji uzmanı bilirkişi raporu ile her iki çekin ön yüzünde davacı adına atılı imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/97733 Sor. sayılı soruşturma dosyasında alınan 07.12.2022 tarihli grafoloji uzmanı bilirkişi raporunda da dava konusu her iki çekteki davacı adına atılı imzanın davacının eli ürünü olmadığı, sahte olduğu yönünde kesin kanaat olacak şekilde rapor düzenlendiği, taraflarca delil olarak bildirilen ve Mahkememizce celp edilen dava dosyaları ve soruşturma dosyalarının dava konusu çeklere ilişkin olmadığı, gerek Mahkemece alınan grafoloji uzmanı bilirkişi raporunda gerekse soruşturma dosyasında alınan grafoloji uzmanı bilirkişi raporunda tereddüte yer vermeyecek şekilde her iki çekteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı yönünde kesin kanaat olacak şekilde rapor düzenlendiğinden davanın kabulüne ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ :Davalı vekili, müvekkilin yetkilisi olduğu .... A.Ş. ile dava dışı .... Şti. arasında ekskavatörü satışına ilişkin olarak sözleşmeler imzalandığını, bu sözleşmelerin .... adına, .... isimli şahsa, .... yetkilisi olarak görünen davacının verdiği Bornova 2.Noterliğinin 29.04.2019 tarih 8531 yevmiye nolu vekaletnamesine istinaden imzalandığını, sözleşmelere istinaden, aralarında asıl dava konusu 4004796 seri no'lu çek ile ve birleşen dava konusu 4004844 seri no’lu çekin de bulunduğu ...Bankası A.Ş. .... şubesine ait 5 adet çekin vekil.... tarafından elden teslim edildiğini, davacının söz konusu 5 adet çek üzerinde hem .... yetkilisi hem de avalist olarak imzası bulunduğunu, bu şekilde davacı,.... yetkilisi olarak...'a 29.04.2019 tarihli vekaletname verdiğini, ancak bu tarihten önce 10.04.2019 tarihli genel kurul kararı ile ...'nin ortağı ve müdürü olan davacının hisselerini, bir otelde asgari ücretle garson olarak çalışan ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığı, ancak devir hususunun karardan yaklaşık 3 ay sonra 03.07.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlatarak, genel kurul kararını kasten gizlediğini, müvekkilinin şikayeti neticesinde dava konusu çekler de dahil olmak üzere 5 adet çek nedeniyle davacı ve diğer sanıklar hakkında İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/2 E-2023/84 K sayılı dosyasında bilişim sistemleri, banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına karar verildiğini, asıl ve birleşen davada ceza davasının neticesinin beklenilmesi talep edilmesine karşın, mahkemece, dava konusu çeklerin ceza davasına konu olmadığı gerekçesiyle bekletici mesele taleplerinin reddedildiğini, İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/2 Esas, 2023/84 Karar sayılı ilamında davacının ve sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri, müştekiye ait 3 adet ekskavatörü sahte çeklerle satın aldıktan sonra şirketin birisinden diğerine devrini sağlayarak, kepçelerin yine dolandırıcılık kastıyla hareket eden diğer sanıklara devrini sağlayarak adı geçenlerin yine dolandırıcılık kastıyla bu kepçeleri alarak müştekiyi birlikte nitelikli olarak dolandırdıkları, ceza mahkemesi kararında da belirtildiği üzere davacı ve diğer sanıkların müvekkilini sahte çeklerle dolandırmaları nedeniyle dolandırıcılık eylemi içinde olan kişilerin kendi imzaları ile işlem yapmayacaklarından davacının, kötüniyet iddiasını ispatlayamadığı açık olmasına rağmen mahkemece tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir
GEREKÇE : Asıl ve birleşen davalar İİK'nun 72. Maddesi gereğince icra takiplerine konu çekler nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davacı İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11054 E ve İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11343 E sayılı takiplerine dayanak gösterilen çeklerdeki imzanın kendisine ait olmadığını beyanla menfi tespit isteminde bulunmuş ise de, asıl davaya konu 4004796 seri no’lu çek ile birleşen davaya konu 4004844 seri nolu çekin de aralarında bulunduğu çekler nedeniyle davacı ve diğer sanıklar hakkında İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/2 E-2023/84 K sayılı dosyasında bilişim sistemleri, banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü verildiği, davalı vekilince iş bu ceza davasının neticesinin beklenilmesi talep edilmesine karşın, mahkemece, dava konusu çeklerin ceza davasına konu olmadığı gerekçesiyle bekletici mesele taleplerinin reddedildiği, söz konusu mahkumiyet hükmü incelendiğinde, karar gerekçesinde, davacının da aralarında bulunduğu sanıklar tarafından, davalı müştekiye ait 3 adet ekskavatörün sahte çeklerle satın alındıktan sonra, şirketin devrini sağlayarak, alınan kepçelerin de yine dolandırıcılık kastıyla hareket eden sanıklara devri sağlanarak dolandırıcılık kastıyla müştekiyi birlikte nitelikli olarak dolandırdıkları gerekçesiyle sanıkların TCK’nun 158/1-f-son, 158/3, maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verildiği, söz konusu kararın istinaf inclemesi neticesinde İzmir 13. Bam CD'sinin 2023/2978 E-2024/1967 K sayılı kararıyla kaldırıldığı ve mahkemenin 2024/381 Esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere TBK'nın 74. maddesi uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinde verilen mahkumiyet kararı ve kabul edilen maddi vakıalar ile bağlıdır. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını belirleyen ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. Bu itibarla, ceza yargılaması sonunda tesis edilecek hüküm ile davacının diğer sanıkların eylemleri ile ilgili olarak bağlantısı bulunduğuna dair bir maddi vakıa tespiti yer aldığı takdirde bu maddi olgunun tespiti hukuk hâkimini bağlayacaktır.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/11-55 Esas, 2019/43 Karar sayılı ilamı)
Somut olayda ise davalı, dava konusu çeklerle dolandırıldığını iddia ederek, buna ilişkin mahkumiyet hükmünü sunmuştur. Ceza mahkemesinde resen araştırma ilkesi gereğince taraflar ileri sürmese de tüm deliller toplanarak hüküm kurulacağı da gözönünde bulundurularak, ceza davasında verilecek kararın kesinleşmesi beklenip, ceza dosyası kapsamı ile bu dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirilerek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. O halde, mahkemece öncelikle açılan ceza davasında verilen hükmün kesinleşmesinin beklenilmesi ve sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, esasa ilişkin başkaca hususlar incelenmeksizin yerel mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.03.2023 gün ve 2019/1282 E. 2023/211 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03.12.2025