T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/732
KARAR NO : 2025/1764
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05.07.2021
NUMARASI : 2021/54 E. - 2021/426 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 10.12.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 10.12.2025
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.07.2021 tarih 2021/54 E. - 2021/426 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, taraflar arasında 18.04.2011 tarihli ... bayiliği devir protokolü imzalandığını, davalının protokolün 2. maddesindeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalının 17.05.2013 tarihinde ....Kulübüne yatırması gereken 24.091,16 TL hasılat ödemesini yapmadığını, bu nedenle davacı adına verilmiş ruhsatın 11.07.2013 tarihinde iptal edildiğini, davacının hesaplanan 25.785,93 TL borcundan 5.000,00 USD bayilik teminatı çözülerek, 9.718,00 TL olarak borçtan mahsup edildiğini, kalan 16.067,93 TL borcun ise sigorta şirketinden tahsil edildiğini, müvekkili hakkında yapılan suç duyurusu üzerine Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/262 E. sayılı dosyasında hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçlamasıyla davacı hakkında kamu davası açıldığını, davalının devir tarihinden itibaren ödemesi gereken vergi borçlarını da ödemediğini, ödenmeyen asıl vergi borcunun 12.000,00 TL, vergi gecikme zammının ise 2.650,00 TL olduğunu, ayrıca devir tarihinden itibaren hesaplanan 3.750,00 TL muhasebe hizmet bedelini de davacının ödemek zorunda kaldığını; ayrıca devir protokolünün 4. maddesinde bu sözleşme şartlarına uymayan tarafın 10.000,00 TL cezai şart ödemesinin kararlaştırıldığını iddia ederek, ....Kulübü tarafından borçtan mahsup edilen 5.000,00 USD bayilik teminatının dava tarihi itibariyle karşıtığı olan 15.032,07 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, .... Kulübü tarafından 11.07.2013 tarihi itibariyle davacının borçlandırıldığı 16.067,93 TL maddi zararın 11.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 18.04.2011 tarihinden sonra doğan ve ödenmemiş vergi borcu aslı 12.000,00 TL ve gecikme zammı 2.650,00 TL maddi zararın, 10.000,00 TL cezai şartın ve 3.750,00 TL muhasebe ücreti zararının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; ayrıca 12.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, sözleşmenin yok hükmünde olduğunu, protokolün ön protokol niteliği taşıdığını, davalının ... bayiinde bir gün bile durmadığını, hasılat almadığını, vergi mükellefi olmadığını, su aboneliği ve kira sözleşmesinin tarafı olmadığını, davacının 18.04.2011 tarihli ön protokoldeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu yüzden protokolün hayata geçmediğini, ... Kulübünün 24.05.2013 tarihli ihbarının davacıya yapıldığını, ihbar nedeniyle davalının söz konusu sorumlulukları öğrendiğini, davacının sözleşmeye aykırı davrandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosya içerisinde mevcut ..'nin 20.01.2016 tarihli yazısı, taraflar arasında düzenlenen ... bayi devir protokolünün 1. ve 3. maddelerinde devrin gerçekleşebilmesi için ... devir müsaadesinin şartına bağlandığı, bu müsaadenin gerçekleşmediği, davacının bu konuda ....'ye beyanda bulunmadığı, böylelikle sözleşmenin taraflar arasında hüküm ifade etmediği, TBK'nın 170/1 maddesi gereğince anlaşılmakla davacının sözleşmeden doğan cezai şart ve alacak kalemlerini isteyemeyeceği, buna yönelik alacak davalarının reddine ...'nin davacıya 24.05.2013 tarihli ihtarda bulunduğu, ihtarın nedenlerinin de açıkça belirtildiği, C.Savcılığına da suç duyurusunda bulunulacağının belirtildiği, böylelikle davacının kendi kusuru nedeniyle C.Savcılığında soruşturma açılmasına neden olduğu, kendi kusuruna dayanarak hiç kimsenin manevi tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, ... Bayii Devir Protokolünün 1. maddesinde; davacının 22.000,00 TL borcuna karşılık ... bayinin teminat olarak gösterildiğini, ... bayiinin devrinin müsadesi çıktığında müvekkilinin davalıya bu ... bayiini devredeceğini, böylece tarafların birbirine hiçbir borcunun kalmayacağını, TBK'nun 170/1. maddesindeki geciktirici koşula bağlanmış olan hukuki durumun taraflar arasındaki 22.000,00 TL alacak-borç ilişkisinin sona erip ermeyeceği olgusu olduğunu, her ne kadar resmi devir şartı müsaadenin gerçekleşmesine bağlanmış ise de fiili devrin müsaade beklenmeksizin gerçekleşeceğinin de taraflar arasında kararlaştırıldığını, sözleşmeye konu ... bayiliğinin fiilen davalıya devredildiğini, aktifleri ve pasifleriyle beraber bayinin işletmesinin davalıya geçtiğini, ancak buna rağmen davalının ... bayii devir protokolününde düzenlenen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalının devir sözleşmesine aykırı hareket etmesi nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, protokolün 2. maddesinde ... bayiinin davalıya fiilen devredildiğinin ve bu devir nedeniyle işletmeden elde edilecek kazanç ile işletmenin giderlerinin davalıya ait olduğunun açıkça düzenlendiğini, dava konusu maddi zararların da, ilk derece mahkemesince devir şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle sözleşmenin hükümsüz kabul edildiğini, ancak devir şartının gerçekleşmesi adına sorumluluğun davalıya yükletildiğini, davacının devre ilişkin sorumluluğunun pasif olduğunu, ... bayiinin devrinin müsadesi çıktığında davacının davalıya ... bayiini resmi devrinin de gerçekleşeceğinin kararlaştırıldığını, ....'ya devir için müracaat, müracaat için ödenmesi icap eden her türlü teminat, harç, masrafın ödenmesi, devir işlemlerinin takip edilmesi ve imza aşamasına kadar getirilmesinin davalının yükümlülüğünde olduğunu, asıl sözleşmeye aykırı davanan tarafın davalı olduğunu, davalının işletmeyi fiilen devralığı, çalıştırdığı, kârını aldığı halde devir işlemlerini yapmaktan kaçındığını, işleri sürümcemede bıraktığını, nihayetinde ...'ya ait hasılatları alıp, vergi ve diğer borçları ödemeden işyerini terk ederek ... bayilik ruhsatının iptal edilmesine sebep olduğunu, ayrıca bu hususun sadece ceza-i şart yönünden önem taşıdığını, sözleşmenin taraflar arasında geçerli olduğunu, sözleşmeye göre, fiilen davalıya devredilen ve davalı tarafından işletilen ... bayii ile ilgili gelirlerin tahsili ve giderlerin ödenmesinin hiçbir şarta bağlanmadığını, ... bayii ruhsatının devri için müsaade alınmaması halinde sadece cezai şart ödenmesi ve davacı tarafından verilen teminat senedinin icraya konulması hususunun kararlaştırıldığını, yoksa sözleşme serbestisi kuralına göre geçerli olan diğer maddeler gereğince davalının yerine getirmediği yükümlülüklerden ve haksız fiili sonucu ortaya çıkan zararlardan davalının sorumlu olduğunu, her ne kadar dava konusu sözleşmeye dayalı maddi zarar talebi olsa da, bunun dışında davalının topladığı hasılatları günlük olarak... hesabına yatırmamasının bir haksız fiil olduğunu, bu haksız fiil nedeniyle davacının uğramış olduğu maddi zararın TBK'nun 49. vd maddelerine göre davalı tarafından karşılanması gerektiğini, davalının ...'ye yatırması gereken hasılatı yatırmamanın dışında devir tarihinden itibaren ödemesi icap eden vergi borçlarını da ödemediğini, protokolün 4. maddesinde bu sözleşme şartlarına uymayan tarafın 10.000,00 TL cezai şart ödemesinin kararlaştırıldığını, davalının açıkça sözleşmeye aykırı davranmış olması nedeniyle davacıya cezai şart ödenmesi gerektiğini, davacının hem ceza davasına muhatap olduğunu hem de bayiliği iptal edilerek borçlandırıldığını, protokolün 6. maddesine göre davacının devir işlemleri için müracaat zorunluğunun bulunmadığını, davacının düğün merasimi için gittiği akraba ortamında gece yarısı tutuklanarak rencide olduğunu, kişilik onur ve şerefinin zedelendiğini, davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş bir ihtarname bulunmadığını, davacının gözaltına alınmasına neden olan olayın davalının topladığı hasılatları günlük olarak ... hesabına yatırmaması fiili olduğunu, haksız fiil sorumluluğunun bulunduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, taraflar arasında düzenlenen ticari işletme devir protokolünden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile cezai şart istemlerine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Taraflar arasında davacıya ait ... bayiinin davalıya devri hakkında 18.04.2011 tarihli "... Bayii Devir Protokolü" başlıklı sözleşme düzenlenmiş olup, bu sözleşme hükümlerine göre davacının davalıya olan 22.000,00 TL borcuna karşılık olarak, davalıya ait sözleşme konusu ... bayiini teminat olarak gösterdiği, ... bayiinin devrinin müsaadesi çıktığında, davacının davalıya bu ... bayiini devredeceği, devirdeki tüm giderlerin davalıya ait olduğu, ... bayiinin tüm gelir ve giderinin sözleşme tarihinden öncekilerin davacıya, sözleşme tarihinden sonrakilerin ise davalıya ait olduğu, elde edilen cirodan, devletin alacağı, kiralar ve sair giderlerin ödeneceği, kalan paranın net kâr olarak davalıya ait olacağı, teminat olarak davalıya 18.04.2011 tanzim tarihli 22.000,00 senedin verildiği, ... tarafından devre müsaade edildiği halde, davacı tarafından davalıya ... bayii devredilmediği takdirde, teminat senedinin icraya konulabileceği, taraflar bu sözleşmenin şartlarına uymazsa 10.000,00 TL cezai şart ödeyecekleri, davalının kendisi yerine bir 3. kişiye burayı devretmek bir teminat isteyeceği, .... ile olabilecek işlemlerde ruhsat sahibi olarak davacının gereken kolaylıkları sağlamaya ve her türlü yasal işlemleri yapmaya ve gerekli prosodür imzalarını atmaya derhal gideceği kararlaştırılmıştır.
....nün 20.01.2016 tarihli yazısına göre dava konusu ... bayiinin davacının hasılat borcu nedeniyle 11.07.2013 tarihinde faaliyete kapatıldığı, davacının bayilik faaliyetini devretmek için herhangi bir müracaatının olmadığı;... tarafından davacıya gönderilen 23.11.2010 tarihli yazıda hasılat ödemelerinin düzenli yapılmadığı, bu tarihten itibaren hasılatların günlük yatırılması gerektiğinin yazılı olarak bildirildiği, 15.03.2016 tarihli yazı ekindeki hesap özetine göre davacının bayilik faaliyetinin sona erdirildiği 11.07.2013 tarihinde 25.785,93 TL hasılat borcunun olduğu, bayilik teminatı olan 5.000 USD karşılığı 9.718,00 TL'nin borcundan mahsup edildiği, 192,02 TL ihtarname gönderim masrafının hesabına borç kaydedildiği ve kalan 16.259,95 TL bakiye borcunun sigorta şirketinden tahsil edilerek hesabın kapatıldığı anlaşılmıştır.
Çiğli Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından mahkemeye gönderilen 23.03.2016 tarihli yazıda davacının 19.07.2010 tarihinde işe başladığı, 15.08.2013'de işyerini terk ettiği, 18.04.2011 tarihiyle dava tarihi arasında 18.852,12 TL vergi aslı, 9.743,05 TL gecikme zammı borcu olmak üzere toplam 28.595.41 TL vadesi geçmiş borcu olduğu bildirilmiştir.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının ... bayii devir protokolünün 6. maddesinde belirtilen devir işlemlerinin başlatılmasıyla ilgili yükümlülüklerini yerine getirmediği, resmi kurumlar ve ... .. nezdinde devir işlemlerinin başlatılmasına dair bir başvurusunun bulunmadığı, davacının bu nedenle devir protokolüne aykırı davrandığı tespit edilmiş olup; ilk derece mahkemesince, taraflar arasında düzenlenen ... bayi devir protokolünün 1. ve 3. maddelerinde devrin gerçekleşebilmesi için .... devir müsaadesinin şartına bağlandığı, bu müsaadenin gerçekleşmediği, davacının bu konuda....'ye beyanda bulunmadığı, böylelikle sözleşmenin taraflar arasında hüküm ifade etmediği, TBK'nın 170/1 maddesi gereğince anlaşılmakla davacının sözleşmeden doğan cezai şart ve alacak kalemlerini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilerin, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'nin peşin alınan 1.229,58 TL'den mahsubu ile fazla yatan 614,18 TL harcın istek halinde davacıya iadesine,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.