T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1724
KARAR NO : 2025/1533
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05.07.2023
NUMARASI : 2021/137 E. - 2023/506 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Maddi-Manevi Tazminat)
KARAR TARİHİ : 31.10.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 31.10.2025
Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.07.2023 tarih 2021/137 E. - 2023/506 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... . tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacılar vekili, 31.08.2019 tarihinde davacı ...'nin sürücüsü olduğu, diğer davacı ... ve kızları ...'nin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç ile seyir halindeyken, davalı ...Sigorta A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı, davalı .... A.Ş.'nin işleteni, davalı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın müvekkilini sollamak için sol şeride geçtiği sırada bir anda önüne çıkan açık rögar kapağını görmesi üzerine sağ tarafa doğru manevra yaparak davacıların aracına sol tarafından çarptığını, çarpmanın etkisiyle davacı ...'nin direksiyon hakimiyetini kaybederek ağaca çarptığını, Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/38 Esas sayılı dosyasında davalı ... A.Ş.'nin saha sorumlusu dava dışı ... ile davalı sürücü ... hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, davalı sigorta şirketine ve davalı ... A.Ş'ye başvuru yaptıklarını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davacı ... yönünden 2.000,00 TL sürekli ve geçici iş görmezlik tazminatının davalı ... A.Ş'den kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline, davacı ...'nin hasarlanan ... plakalı aracında oluşan değer kaybı bedeli olarak 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 24.10.2020 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davalı ...'ye verilmesine; davacı ... için 2.000,00 TL sürekli ve geçiçi iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 24.10.2020 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte kaydıyla tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı zorunlu maluliyet sigorta şirketi hariç diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 28.04.2022 tarihli dilekçesi ile davacılar için ayrı ayrı talep edilen 2.000,00 TL maddi tazminatın 500,00 TL’sinin geçici iş görmezlik tazminatı, 1.500,00 TL'sinin sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
Davacı vekili, 14.06.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat dava değerini davacı ... yönünden 924.565,08 TL'ye, davacı ... yönünden 217.565,65 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP: Davalı ... A.Ş, vekili, söz konusu güzergahtaki tüm bakım ve onarım çalışmalarının müvekkili şirket tarafından değil, yüklenici firma olan ... İş Ortaklığı tarafından yapıldığını, müvekkili şirketin olay sebebiyle sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla 177 sayılı ek protokol gereği Erişim Şebekeleri Yapım Sözleşmesinin 36. maddesine göre, Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/38 E. 2021/285 K. sayılı dosyası içerisindeki 23.01.2020 tarihli ATK rapor ile de sabit olduğunu, diğer davalı ...’in tüm sorumluluğu müvekkili şirkete yükletme çabasıyla rögar kapağının açık olduğunu beyan ettiğini, davalı ...’in sigorta şirketi olan davalı ...Sigorta A.Ş ile müvekkili şirket arasında Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/197 E. sayılı dosyasında derdest durumda rücuen tazminat davası bulunduğunu, müvekkili şirkette arıza bildirimi yapılmadığını, müvekkili şirketin herhangi bir ihmali davranışının söz konusu olmadığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... A.Ş. vekili, müvekkili şirkete ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davacının paniklemesi nedeniyle kazaya kendisinin sebep olduğunu, ceza dosyasında alınan ilk rapora göre de davalı sürücüsü olan ...'in kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, davalı .... A.Ş.'nin açık bırakılan rögar kapağının kazaya neden olduğunu, davacıların kalıcı maluliyet oranının ve geçici iş göremezlik sürelerinin tespiti açısından ATK ya da üniversite hastanesinden rapor alınması gerektiğini, davacı tarafın değer kaybı talebinin reddi gerektiğini, aracın çok eski ve kilometresi yüksek bir araç olması nedeniyle değer kaybı taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafa SGK veya özel sigortalardan yapılan ödemelerin mahsubu gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin seyir halinde iken, yol üzerinde açık şekilde duran logar kapağına aracın tekerinin çarpması ile savrulduğunu ve davacının aracına çarptığını, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'nca aldırılan bilirkişi raporunda müvekkilinin kusursuz olduğunun tespit edildiğini, ancak daha sonra tali kusurlu olduğuna dair rapor alındığını, ceza dosyasında davalı hakkında HAGB kararı verildiğini, asli kusurlu tarafın ... A.Ş. olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Muğla Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün cevabi yazısına göre davacı ... için 3.458,38 TL geçici iş göremezlik tazminatı, davacı ... için 1.705,60 TL geçici iş göremezlik tazminatı ödemesi yapılmış olduğu; Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/38 E. sayılı dosyasında alınan kusur raporunda davalı ... A.Ş.'nin asli kusurlu, davalı sürücü ... ile davacı ...'nin kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, ceza dosyasında ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan kusur raporunda ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 23.01.2020 tarihli raporunda, davalılardan ... A.Ş.'nin asli kusurlu olduğu, davacı ...'nin kusursuz olduğu, davalı ...'in tali kusurlu olduğu yönünde rapor tanzim edildiği, davalı ... ve .... yetkilisi dava dışı ... hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan ceza verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 13.04.2021 tarihinde kesinleştiği; Muğla 2. Asliye Hukuk mahkemesinin 2020/197 Esas sayılı dosyasında kasko sigortacısı ...Sigorta A.Ş. tarafından ... A.Ş. aleyhine açılan alacak davasında alınan kusur raporunda ... A.Ş. 'nin kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunun tespit edildiği; eldeki dosyada mahallinde yapılan keşif üzerine kusur bilirkişisinden alınan raporda davalı ...A.Ş.'nin 2918 Sayılı KTK'nın 14/a bendi gereğince %70 oranında asli kusurlu, davalı sürücü ...'in 2918 Sayılı KTK'nın 47/1-d maddesi gereğince %30 oranında tali kusurlu olduğunun tespit edildiği; makine bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda davacıya ait araçta meydana gelen hasar miktarının 13.000,00 TL, değer kaybının 273,60 TL olduğunun tespit edildiği; davalıların itirazı üzerine Karayolları Fen Heyetinde görevli bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verildiği, ancak davalılarca masraf yatırılmaması nedeniyle yeni bir kusur raporu alınmadığı; Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 23.05.2022 tarihli raporuna göre davacı ...'nin kaza nedeniyle %26 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu, iyileşme süresinin 180 gün olduğu, 60 gün süreyle bakıcı yardımına muhtaç olduğu, davacı ...'nin %4 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu, iyileşme süresinin 90 gün olduğu, 30 gün süreyle bakıcı yardımına muhtaç olduğu yönünde görüş bildirildiği gerekçesiyle, davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 915.729,92 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 8.335,16 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 924.565,08 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 273,60 TL araç değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 24.10.2020 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; Davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 213.208,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 4.357,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 217.565,65 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 24.10.2020 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, ilk derece mahkemesinin davanın esası hakkında verdiği kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, ancak yargılama sırasında ıslah harcı hesaplamasında hatalı hesaplama yapıldığını, fazla ıslah harcı tahsil edildiğini, ıslah harcının, harcın tamamının 1/20'si oranında hesaplanması gerekirken kalem personelince normal bir alacak davası ve ıslah işlemi gibi hesaplama yapılarak hataen ıslah harcının fazla tahsil edildiğini, ıslahla artırılan kısmın toplam 1.138,130,00 TL olduğunu, ödenmesi gereken peşin harcın 3.887,28 TL olmasına rağmen mahkemece 1/4 üzerinden 19.437,00 TL harç alındığını, 19.437,00 TL – 3.887,28 TL = 15.549,72 TL fazla harç tahsil edildiğini, bu tutarın davacılara iadesine, ıslah harcı olarak yatırılması gereken 3.887,28 TL'nin kabul oranına göre taraflara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
....A.Ş. vekili, kazaya sebebiyet veren ve tali kusurlu bulunan davalı ...'in rögar kapağına çarpmamak ve rögarın içine düşmekten kurtulmak adına aracının direksiyonunu biranda hafifçe sağ tarafa kırdığını savunduğunu, kazanın meydana geldiği yolun ışıklandırmanın rögar kapağını görmeye yetecek düzeyde olmasına ve kazaya sebep olan asıl sorumlunun davalı ... olmasına ve rögar kapağına çarpmamak için direksiyonunu kırmasına rağmen, müvekkili şirketin asli kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, rögar kapaklarının bakımı yüklenici firma tarafından düzenli olarak yapıldığını, illiyet bağı yönünden yerel mahkemece yanlış değerlendirme yapıldığını, söz konusu güzergahtaki tüm bakım onarım çalışmalarının müvekkili şirket tarafından yüklenici firma olan .... İş Ortaklığı tarafından yapıldığını, sorumluluğun bu firmalarda olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davalı sürücünün tüm sorumluluğu müvekkili şirkete yükletme çabasında olduğunu, itirazları karşılar nitelikte ek rapor tanzim edilmeden, yargılamanın sonlanmasının adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğunu, davacıların talep etmiş olduğu miktarın fahiş olduğunu, bilirkişi raporlarının da birbiriyle çelişkili ve fahiş olduğunu, davalı ...'in ceza dosyasında alınan ATK raporuna göre kusurlu bulunduğunu, tüm kusurun müvekkili şirkete yüklenmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, Muğla C.Başsavcılığı'nca aldırılan bilirkişi raporunda davalı ...'in kusursuz olduğunun tespit edildiğini, akabinde yeniden aldırılan raporda davalının tali kusurlu olduğu yönünde rapor tanzimi üzerine davalı hakkında Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/38 Esas sayılı dosyasında HAGB kararı verildiğini, hakkında HAGB kararı tesis edilen sanık hakkında görülmekte olan hukuk yargılamasında, kesinleşmemiş HAGB kararına dayanılarak sanığın suçlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, kazanın meydana gelmesinde . ... A.Ş.'nin kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacı ... yönünden bilirkişi raporunda, rapor aldırıldığı tarihteki kazanç üzerinden hesaplama yapılmasına ve rapor doğrultusunda rapor tarihindeki kazanç üzerinden karar verilmesine rağmen, kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece, davacıların taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiğini, davalı yönünden reddedilen kısım yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, davacıların kaza meydana gelmeden önceki işlerinde halen çalışmakta olduklarını, kol kırıklığının sürekli maluliyete sebep olamayacağını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili, davacı ... yönünden sağlık raporunun müvekkiline tebliğ olmadığını, yalnızca ... yönünden tebligat yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğunda bulunan kapağın dikey vaziyette açık bırakılmasının etkili olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün bu durum karşısında olağan bir refleks gösterdiğini, ancak gece vakti olmasının da etkisiyle logar kapağını son anda fark ettiğini ve tüm çabalarına rağmen kazanın meydana gelmesine engel olamadığını, logar kapağının etrafında hiçbir uyarıcı levha işaret vb. bulunmadığını, ATK Trafik İhtisas Dairesinden çelişkiyi giderecek nitelikte rapor alınması gerektiğini, müşterek ve müteselsil sorumluluğun söz konusu olmadığını, müvekkilinin kusurunun %30 olduğundan bu oran üzerinden hüküm kurulması gerektiğini, davacı ... adına düzenlenmiş raporlarda kayıtlı muayene bulguları arasında çelişki bulunduğunu, dava konusu kaza sebebiyle davacı ... ile ihtiyari arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlandığını ve ödeme yapıldığını, yapılan ödeme yeterli olup kanunun açık hükmü uyarınca davanın reddi gerektiğini, hesaplamanın ZMMS Sigortası Genel Şartlarına göre TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, prograsif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakım giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, bakıcı gideri hesaplamasında net asgari ücretin esas alınması gerektiğini, davacı tarafın kazaya neden olan ve zararı doğuran kusurlarının müterafik kusur indirimi olarak göz önünde bulundurulması gerektiğini, ancak güncel bilirkişi hesabının yapıldığı tarihten itibaren işleyecek şekilde yasal faize hükmedilebileceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı .... A.Ş. vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirkete ait aracın davacı tarafa ait aracı sollamak için sol şeride geçtiği sırada bir anda önüne çıkan açık rögar kapağını görmesi sonucu davalı sürücünün rögarın içine düşmekten kurtulmak adına aracının direksiyonunu bir anda hafifçe sağ tarafa kırmak suretiyle manevra yapması sonucu sağ şeritte kendi yolunda ve şeridinde seyreden davacının aracına doğru manevra yaptığını, davacı ...'nin ise, panikleyerek direksiyonu davalı tarafa ait araca çarptığını, kazanın meydana gelmesinde davacı ...'nin tali kusurlu olduğunu, yol üzerinde açık konumda bulunan rögar kapağının bakım ve onarımından sorumlu ... A.Ş.'nin ise asli kusurlu olduğunu, davalı . ... A.Ş.'nin olayda %100 kusurlu olduğunu, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, belirlenlen sürekli işgöremezlik oranının yüksek olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, tazminat hesaplamalarında TRH 2010 yaşam tablosunun ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davacıların kaza esnasında emniyet kemeri takması gerekirken takmadıklarını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, mahkemece alınması gerekli harç miktarının yanlış hesaplandığını, mahkemece müvekkili şirkete davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminat yönünden sorumluluk yüklenmediğini, buna rağmen mahkemece harç hesaplaması yapılırken davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminat yönünden de müvekkili şirketi ve diğer davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ve araç değer kaybı tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde müterafik kusur söz konusudur. Müterafik kusurun varlığı halinde 6098 sayılı TBK'nun 52. maddesi gereğince belirlenen tazminattan indirim yapılması gerekir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. Maddesi ile atıf yapılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150. Maddesi gereğince belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında emniyet kemerinin kullanılması zorunlu zorunlu olup illiyet bağı kurulması halinde meydana gelen zarar nedeniyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. HD 29/06/2022 tarih ve 2021/14115 E. - 2022/9666 K., 04.04.2022 tarih ve 2021/13491 E. -2022/6733 K., 23.03.2022 tarih ve 2021/11590 E. - 2022/5710 K.)
Kaza tespit tutanağında davacı ...'nin kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı belirsiz olarak işaretlenmiş ise de, davacı ...'nin polis merkezinde verdiği 05.09.2019 tarihli ifadesinde, kaza sırasında sağ ön yolcu kapısının açılması sonucunda yola savrulduğunu beyan ettiği dikkate alınarak, emniyet kemerinin takılı olmadığının kabulü ile, davacı ...'nin yaralanması ile emniyet kemerinin takılı olmaması arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda adli tıp uzmanının görüşüne de başvurularak, olayın oluşumunda davacı ...'ye atfı kabil müterafik kusur bulunup bulunmadığının araştırılmak suretiyle müterafik kusur indiriminin uygulama yeri bulup bulamayacağının kararda tartışılması gerekirken karar gerekçesinde bu hususa yer verilmeksizin yazılı biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Davalı ...Sigorta A.Ş. Vekili ve davalı .... A.Ş. vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerindedir.
Mahkemenin kabulüne göre de, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. Maddesinde "Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Şu kadar ki, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır." şeklinde düzenleme bulunmakta olup, ilk derece mahkemesince, ıslah dilekçesinin sunulması sırasında davacılardan (1/20 yerine 1/4 oranına göre) fazla tahsil edilen harcın davacılara iadesine, hükmedilen tazminat üzerinden bakiye karar ve ilam harcının davacılardan fazladan tahsil edilen harç hariç tutularak hesaplanıp davalılardan tahsiline karar verilmesi, davacıların yaptıkları harç ve diğer yargılama giderlerinin ise fazla tahsil edilen harcın düşülmesinden sonra davanın kabul/red oranına göre taraflara paylaştırılması gerekirken, aksi yönde hüküm kurulması da hatalı olmuştur. Davacılar vekilinin bu istinaf sebebi yerindedir.
Yine mahkemenin kabulüne göre, davacı ... tarafından açılan sürekli ve geçici iş görmezlik tazminatının sadece davalı .... A.Ş.'ye yöneltildiği dikkate alınarak, bu talepler bakımından hesaplanan harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması da isabetli bulunmamıştır. Davalı .... A.Ş. Vekilinin bu istinaf sebebi de yerindedir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekili, davalı ...Sigorta A.Ş. vekili ve davalı davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.07.2023 tarih 2021/137 Esas 2023/506 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
5-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının istek halinde istinaf yoluna başvuranlara ayrı ayrı iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 31.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.