T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/331
KARAR NO : 2025/1330
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26.09.2024
NUMARASI : 2023/797 E. - 2024/600 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 03.10.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 03.10.2025
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.09.2024 tarih 2023/797 E. - 2024/600 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacılar vekili, davalılardan ... adına kayıtlı ve davalı ... şirketi tarafından ZMMS poliçesiyle sigortalanan ... plakalı aracın 29/05/2018 tarihinde davalı ... adına kayıtlı ve yine aynı davalı ... şirketi tarafından ZMMS trafik sigortası ile sigortalanan ve davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ...plakalı motosiklete çarptığını, kazada davalı ...'ın kullandığı motosiklette yolcu olan davacılardan ... ve ...'in müşterek çocuğu ile diğer davacılar ... ve ...'nun kardeşleri ...'na çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, davacıların cenaze gideri olarak 5.000,00 TL'yi aşkın masraf yaptıklarını, davalı ... şirketi tarafından 27/06/2018 tarihinde 27.078,91 TL ödeme yapıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ... için 70.000,00 TL, davacı ... için 70.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL davacı ... için 30.000,00 TL olmak üzere 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 500,00 TL ve davacı ... için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı ... şirketinin sorumluluğunun maddi tazminat yönünden sigorta limitlerinin dikkate alınan tespitine) karar verilmesini istemiştir.
Davacılar vekili değer arttırım dilekçesi ile, davacılar ... ve ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı tutarını 154.661,99 TL'ye çıkarttığını bildirerek bu alacağın sadece 129.456,07 TL'lik kısmından ve ayrıca 2.475,00 TL'lik cenaze ve defin giderinden davalı .... A.Ş'nin sorumlu olması kaydıyla tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı ... vekili, olayın meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığını, olayla ilgili yürütülen Menemen Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/3149 soruşturma sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müteveffanın çalıştığının resmi belgelerle ispat edilebileceğini, kazada hatır taşımacılığının söz konusu olduğunu ve indirim sebebi teşkil ettiğini, ayrıca müteveffanın 18 yaşından küçük ehliyeti bulunmayan arkadaşının motosiklete binmesine ebeveynleri tarafından müsaade edildiğini ve bu kusurunun da tazminat miktarı belirlenirken indirim sebebi kabul edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla istenen tazminatların fahiş olduğunu ve zenginleşme amacını taşıdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davalıya yaşının küçüklüğü nedeni ile husumet yöneltilemeyeceğini, davalı ile ölen kişinin samimi arkadaş olduklarını, kapısı kapalı bahçe içinde bulunan motosikleti davalı ...'dan habersizce aldıklarını, gizlice aldıkları motosikleti başı derde girmesin diye müvekkiline verdiğini ve bu defa motosikleti müvekkilinin kullanmaya başladığını, ölen ....'nin ise müvekkilinin arkasına bindiğini ve dava konusu trafik kazasının meydana geldiğini, motosikletin arkasından çok süratli şekilde gelen kamyonetin davalının sol arkasından çarptığını, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin ölen ....'nin zoru ile motosikleti kullandığını, hatır taşımacılığı olduğunun açık olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., kendisine ait motosikleti davalı ...'in ve ölen ...'nun kendisinden habersiz olarak bahçesinden aldıklarını ve gezmeye başlamış olduklarını ve yolda giderken arkadan süratli şekilde gelen tırın motosiklete çarptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı .... A.Ş. vekili, davalı ... şirketi nezdinde 27.07.2017/2018 vadeli zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alınan ... plakalı aracın 27.07.2017 tarihinde karıştığı kaza sonrasında düzenlenen aktüer raporundan sonra davacılara 27.06.2018 tarihinde 27.078,91 TL ödeme yapıldığını, böylece davalı ... şirketinin sorumluluğunun sona erdiğini, öte yandan .... plakalı araç yönünden ise Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun güncel kararı gereğince sürücünün kendi kusuruyla meydana gelen ölümü sebebiyle davacılar lehine tazminata hükmedilemeyeceğini, talep edilen destek zararının ölenin değil üçüncü kişilerin üzerinden doğan dolaylı ve yansıma yoluyla meydana gelen zarar olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bu aracın 29.01.2018/2019 vadeli ZMMS poliçesi ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu ve ölüm başına teminat sınırının 360.000,00 TL olduğunu, ayrıca ticari faiz değil yasal faiz istenebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
DAİREMİZ KALDIRMA KARARINDAN ÖNCE İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sürücü ...'nin dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde asli (%70 oranında) kusurlu olduğu; davalı sürücü ...'ın kendi ve yolcusunun can güvenliği açısından kask takması ve taktırması gerekirken bu hususta özen göstermediği kazada tali (%20 oranında) kusurlu olduğu; dava dışı sürücü ... ..'in kask takması gerekirken takmadığı için %10 oranında kusur yüklenmiş ise de; bu durum kazanın doğrudan meydana gelmesi ile doğrudan ilgili olmayıp müterafik kusur olarak kabul edilmiş, her iki araç sürücüsü yönünden bilirkişiler tarafından öngörülen bu %10 oranın müterafik kusur olarak değerlendirildiği, esasen aktüer bilirkişisi de davacı anne ve baba için destekten yoksun kalma tazminatını hesaplarken %10 oranındaki indirimi gözettiğini, Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli, 2019/40 Esas - 2020/40 Karar sayılı kararı uyarınca PMF yaşam tablosuna göre hesaplanması gerektiği gerekçesiyle, davacı ... tarafından tüm davalılar hakkında açılan maddi tazminat davası ile ilgili olarak; 68.848,81 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... bu tutarın tamamından kaza tarihi 29/05/2018'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ....A.Ş bu tutarın 59.181,84 TL'lik bölümünün eksik ödemenin yapıldığı 27/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte sorumlu olması kaydıyla- davalılar ... ve ... A.Ş'den müteselsilen alınarak davacı ...'na verilmesine, davacı ...'nun fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacı ... tarafından tüm davalılar hakkında açılan maddi tazminat davası ile ilgili olarak, 42.558,07 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... bu tutarın tamamından kaza tarihi 29/05/2018'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...A.Ş bu tutarın 34.545,43 TL'lik bölümünün eksik ödemenin yapıldığı 27/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte sorumlu olması kaydıyla- davalılar ... ve .... A.Ş'den müteselsilen alınarak davacı ...'na verilmesine, 12.656,28 TL destekten yoksun kalma tazminatının -davalılar... ve ... yönünden kaza tarihi 29/05/2018'den itibaren yasal faiz yürütülmek, davalı .... A.Ş yönünden temerrüt tarihi 27/06/2018'den itibaren ticari faizi yürütülmek suretiyle- davalılar...., ... ve ... A.Ş'den müteselsilen alınarak davacı ...'na verilmesine, 1.925,00 TL cenaze ve defin giderinin -davalılar ... yönünden kaza tarihi 29/05/2018'den itibaren yasal faiz yürütülmek, davalı ....A.Ş yönünden temerrüt tarihi 27/06/2018'den itibaren ticari faizi yürütülmek suretiyle- davalılar ... ve .... A.Ş'den müteselsilen alınarak davacı ...'na verilmesine, 440,00 TL cenaze ve defin giderinin -davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi 29/05/2018'den itibaren yasal faiz yürütülmek, davalı ....A.Ş yönünden temerrüt tarihi 27/06/2018'den itibaren ticari faizi yürütülmek suretiyle davalılar ...., ... ve .... A.Ş'den müteselsilen alınarak davacı ...'na verilmesine, davacı ...'nun fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, tüm davacılar tarafından davalılar ..., ... ve ... haklarında açılan manevi tazminat davaları ile ilgili olarak, 25.000,00 TL manevi tazminatın 20.000,00 TL'lik bölümünün davalı ...'den münferiden, 5.000,00 TL'lik bölümünün davalılar ... ve ...'dan müteselsilen -kaza tarihi 29/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte- alınarak davacı ...'na verilmesine, davacı ...'nun fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, 25.000,00 TL manevi tazminatın 20.000 TL'lik bölümünün davalı ...'den münferiden, 5.000,00 TL'lik bölümünün davalılar ... ve ...'dan müteselsilen kaza tarihi 29/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte- alınarak davacı ...'na verilmesine, davacı ...'nun fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın 8.000,00 TL'lik bölümünün davalı ...'den münferiden, 2.000,00 TL'lik bölümünün davalılar ... ve ...'dan müteselsilen -kaza tarihi 29/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte- alınarak davacı ...'na verilmesine, davacı ...'nun fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 4.000,00 TL'lik bölümünün davalı ...'den münferiden, 1.000,00 TL'lik bölümünün davalılar ... ve ...'dan müteselsilen kaza tarihi 29/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte- alınarak davacı ...'na verilmesine, davacı ...'nun fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı .... vekili ve davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
DAİREMİZ KALDIRMA KARARININ ÖZETİ : Dairemizce, ''... somut olayda davacılar ... ve ...'nun çocuklarının ve diğer davacıların kardeşlerinin ölümü dolayısıyla maruz kaldıkları acı ve elem ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle oluşan manevi zararına karşılık, takdir edilen manevi tazminatın anılan ilke ve esaslar çerçevesinde az olup daha fazla miktarda manevi tazminata hükmedilmesi, bu arada kardeşler arasındaki manevi tazminat noktasındaki farkın izahı gerektiği, kabule göre ise; davalı .... A.Ş yönünden ticari faize hükmedilmesinin isabetli olmadığı, kaza tarihinin 29.05.2018 olarak gösterilmesi gerekir iken, 29.08.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yerinde değildir...'' gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıları murisinin yolcu olarak bulunduğu ...'ın sürücü belgesinin bulunmadığı ve hatır taşımasının söz konusu olduğu ancak, yapılan kusur incelemesinden söz konusu sürücünün kusursuz olduğu tespit edildiğinden hesaplanan tazminattan herhangi bir hatır taşıması ya da sürücü belgesi bulunmayan bir kişinin aracına binmesinden dolayı mütefarik kusur indirimi yapılmadığı, davacı vekilinin davacı ... yönünden 93.808,57-TL ve ... yönünden ise 60.853,42-TL talep ettiğinin anlaşıldığı, ayrıca, söz konusu ıslah dilekçesinde davalı ... A.Ş.'nin sorumluluk tutarının 129.456,07 TL olduğunu beyan ederek bu miktar yönünden .... A.Ş.'den talepte bulunduğu, mahkemece verilen ilk karar ile hüküm altına alınan maddi tazminatlar yönünden davacılar vekilince herhangi bir istinaf dilekçesi sunulmadığı gibi, maddi tazminatlara yönelik verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirtildiği dikkate alındığında, davalılar yönünden maddi tazminatlar bakımından usuli kazanılmış hak dikkate alınarak, kaldırma kararı öncesinde hükme ve davacılar vekilinin ıslah dilekçesine esas alınan 24/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda yer alan mali veriler esas alınarak hesaplama yapıldığı, yine mahkemece verilen ilk kararda hüküm altına alınan maddi tazminatlardan davalı .... A.Ş.'nin davacı ... yönünden hüküm altına alınan tutara ilişkin sorumluluk miktarının 59.191,84-TL ve davacı ... yönünden hüküm altına alınan tutara ilişkin sorumluluk miktarının 34.545,43-TL olarak hüküm altına alındığı ve bu husus da davacı tarafça istinafa konu edilmeyerek bu miktarlar yönünden de davalı ...A.Ş. yönünden usuli kazanılmış hak doğduğu, müteveffanın herhangi bir koruyucu ekipman kullanmadığı ve bu davranışı ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu kanaati ile hesaplanan tazminatlardan %20 mütefarik kusur indirimi yapıldığı, hüküm altına alınan manevi tazminat tutarları davacıların acı ve elemleri dikkate alınarak bir miktar yükseltildiği gibi olay nedeni ile kardeşler arasında yaşanacak acı ve ızdırap arasında bir fark olmayacağı kanaati ile tüm kardeşler bakımından aynı tutarlarda manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle davacı ... tarafından davalılar ... (mirasçıları ... ve ...), ... ve ...plakalı motosikletin ZMM sigortacısı sıfatı ile davalı ....A.Ş yönünden açılan davanın reddine, davacı ... tarafından davalılar ... ve ... plakalı aracın ZMM sigortacısı sıfatı ile .... A.Ş. yönünden açılan maddi tazminat davası ile ilgili olarak; 93.808,57-TL destekten yoksun kalma tazminatının -davalı ... bu tutarın tamamından kaza tarihi 29/05/2018'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı .... A.Ş bu tutarın 59.181,84 TL'lik bölümünün eksik ödemenin yapıldığı 27/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması kaydıyla- davalılar ... ve ...A.Ş'den müteselsilen alınarak davacı ...'na verilmesine, Davacı ...'nun fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, Davacı ... tarafından Davalılar ... (mirasçıları ... ve ...), ... ve .... plakalı motosikletin ZMM sigortacısı sıfatı ile davalı ... A.Ş yönünden açılan davanın reddine, Davacı ... tarafından davalılar ... ve ... plakalı aracın ZMM sigortacısı sıfatı ile ... .. A.Ş. yönünden açılan maddi tazminat davası ile ilgili olarak, 58.378,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... bu tutarın tamamından kaza tarihi 29/05/2018'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı .... A.Ş bu tutarın 34.545,43 TL'lik bölümünün eksik ödemenin yapıldığı 27/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması kaydıyla davalılar ... ve .... A.Ş'den müteselsilen alınarak davacı ...'na verilmesine, 1.925,00 TL cenaze ve defin giderinin davalılar ... yönünden kaza tarihi 29/05/2018'den itibaren yasal faiz yürütülmek, davalı ...A.Ş yönünden temerrüt tarihi 27/06/2018'den itibaren yasal faizi yürütülmek suretiyle davalılar ... ve ... A.Ş'den müteselsilen alınarak davacı ...'na verilmesine, davacı ...'nun fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili katılma yoluyla istinafında, kazadan sonra davalı sürücüler ... ve İ... hakkında Karşıyaka 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama neticesinde her iki davalının da cezalandırıldığını, hal böyleyken yerel mahkemece, davalı sürücü müteveffa ...'ın kaza da kusurunun olmadığına karar verilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkemece verilen ilk kararda hem üçlü heyetten hem de İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kazaya ilişkin olarak alınan her iki kusur raporunda ve ceza mahkemesi dosyasında da alınan kusur raporunda davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun tespit edildiğini, raporlar arasında mübayenet olduğunu, yerel mahkemenin kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın kusurunun bulunmadığı yönündeki kanaatinin hatalı olduğunu, yine davacılar lehine takdir edilen manevi tazminatın yine düşük kaldığını, kaza sonrasında davalı sürücülerin emniyet güçlerini yanıltmaya çalışmış olmalarını, suçu mütveffa ...'nun üzerine atmaya çalışmış olmalarını, yalan beyanda bulunmalarını, kazanın oluşumunda müteveffanın kusursuz olmasını, ölenin ölüm tarihindeki yaşını, ailenin henüz 14 yaşında olan erkek evladını yitirmiş olmasını, paranın satın alma gücü gibi unsurları da dikkate alarak hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı ... vekili, kazanın gerçekleşme biçiminin yanlış tespit edildiği ve bu nedenle de kusur değerlendirilmesinin hatalı yapıldığını, olayın belirtilen şekilde gerçekleşmediğini, müvekkilin önüne çıkan ve ışıkları yanmayan motosikleti 5-6 metre mesafeden öncesinde görebilmesinin mümkün olmadığını, zira Menemen Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2018/3149 soruşturma sayılı dosyası içerisinde mevcut olan 01/06/2018 tarihli soruşturma tutanağında diğer davalı ...'ın ifadesinde açıkça “aniden yola çıktım…üzerime atılı suçlamayı bu şekilde kabul ederim.” diyere kazanın meydana gelmesinde asli ve tek kusurlu olduğunu ikrar ettiğini, davalıya çekici tırı hızlı kullandığı ve önünde seyir halinde olan motosikleti fark edemediği gerekçesiyle tam kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun Mahkeme tarafından daha önceden alınmış olan bilirkişi raporları ile çeliştiğini, bu çelişki giderilmeden, daha önce hiçbir raporda %100 kusur atfedilmemiş olmasına rağmen çelişkili bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, motosiklet sürücüsünün ehliyetsiz araç kullanma, kavşaklarda geçiş önceliğine uymama, diğer şeride tecavüz etme eylemlerinin ağır kusur teşkil ettiğini, müterafik kusur indiriminin oldukça az olduğunu, daha fazla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, mahkemece müteveffanın yalnızca kask takmaması değerlendirilmişe de müteveffanın sürücü belgesi olmadığını, yaşça küçük olup, yola gece karanlığında aniden fırladığını, bu hususların da müteveffanın kusuruna dahil edilmesi gerektiğini, aktüerya bilirkişi hesaplamasında müteveffanın kaza anında 14 yaşında olduğu için babaya ödenecek olan tazminattan yetiştirme giderlerinin tamamının düşülmesi gerekirken yalnızca yarısının düşürülmesi hakkaniyete uymadığını, bilirkişi raporunda yapılan bu ödeme, ödeme tarihinden rapor tarihine kadar faiz işletilerek düşürüldüğünü, oysa ki ödenen bu miktarın karar tarihine kadar işlemiş faizi hesaplanıp bu faiz tutarı ve ödenen ana paranın tazminat tutarından düşürülmesi gerektiğini, ölenin 18 yaşını doldurduktan hemen sonra iş bulduğu varsayımıyla yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, işsiz olunan dönemin de tazminattan indirilmesi gerektiğini, anne ve babanın müteveffa oğulları için gerekli ve yeterli korumayı ve gözetimi yerine getirmediklerinden tazminat miktarlarında indirime gidilmesi gerektiğini, olayda hatır taşımacılığı olduğu mahkemece kabul edilmesine rağmen, hatır taşıması indirimi uygulanmadığını, mahkemece belirlenen maddi ve manevi tazminat miktarlarının oldukça yüksek olup, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının da göz önüne alınması gerektiğini belirtmiştir.
Davalı ... vekili, :müvekkil şirketçe 27.06.2018 tarihinde 27.078,91 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin yeterli olup, bakiye tazminat bulunmadığını, ödeme tarihinden itibaren faiz güncellemesi yapılarak tazminattan mahsubunun gerektiğini, tazminat hesabına esas alınan asgari ücretin müvekkil şirket lehine oluşmuş usuli kazanılmış hak ve aleyhe bozma yasağı ilkeleri gözetilerek 2018 yılı ücreti olması gerektiğini, 2020 yılı verileri ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, bakiye ömrün hatalı hesaplandığını, TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz oranı esas alınması gerektiğini, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı ve aylık bağlanıp bağlanılmadığının tespiti gerektiğini, hatır taşımacılığı indirmi yapılması gerektiğini, usuli kazanılmış hak" ilkesi dikkate alınmadan hazırlanan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, %5 oranında yetiştirme gideri tenzili yapılması gerektiğini, cenaze ve defin giderinin poliçe kapsamında olmadığını, müvekkil şirket işbu kazada römorkun sigortalısı olup sigortalı araca ilişkin bir kusur atfı yapılmadığını, kusur raporunun dosyaya sunulan tüm kusur raporları ile çeliştiğini, kazada birden fazla kişinin zarar görmesi nedeniyle teminat limitine ilişkin garameten paylaşım yapılması gerektiğini, bakiye poliçe limiti bilirkişi raporunda 348.923,13 TL olarak yanlış belirtilmiş ise de, bakiye poliçe limitinin 332.921,09-TL olduğunu belirtmiştir.
GEREKÇE :Dava, 29.05.2018 tarihinde meydana gelen kazada vefat eden .... mirasçılarının kazaya karışan araçların sürücü, işleten ve zorunlu mali mesuliyet sigortasını tanzim eden sigorta şirketine yönelik maddi ve manevi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davalılar ... mirasçıları, ... ve davalı ... şirketi aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı ... şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) Buna karşın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 90. maddeleri kapsamında davacıların manevi zararından işleten sıfatına haiz araç maliki ile araç sürücüsünün kusuru oranında sorumludur.
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. (Yargıtay 4. HD'nın 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/6173 E. - 2021/3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K. )
Davalı ... şirketinin ödemede bulunmasına rağmen davacıların tazminat talep etmesi nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır. Zarar sorumlusu Sigorta Şirketi tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark tespitinin yapılması halinde, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanacak tazminattan, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalının ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri düşülerek sonuç tazminatın belirlenmelidir.( Yargıtyay 17. HDB'nın 25.11.2020 tarih ve 2019/3548 E. - 2020/7605 K. Sayılı ilamı)
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusurun olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, destekten yoksun kalma zararın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda davalılar yararına oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek kaldırma kararından önce alınan hesap raporu tarihindeki veriler kullanılarak tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, KTK'nun 111. Maddesi uyarınca sigortacının davadan önce ödediği miktarlar ile ödemesi gereken miktarlar arasında açık yetersizlik bulunduğu tespit edildiğinden, ödenen bedelin rapor tarihine güncelleştirilerek hesaplanan tazminattan mahsup edilmesine, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı ... şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, ölenin emniyet kemeri takmadığının anlaşılmasına göre hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmış olmasına, davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek gerçekte davacı tarafın hak ettiği miktarın altında bir tutarla tazminata hükmolunması nedeniyle, söz konusu tazminat tutarlarından hatır taşıması indirimi yapılmamış olmasının neticesi itibarıyla sonuca etkili olamasına, diğer taraftan kaldırma kararı dışında kalan hususlar ile taraflar yönünden usuli kazanılmış hak oluşturan hususlarda yeniden istinaf incelemesi yapılmasına gerek olmamasına, yine dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda hüküm altına alınan manevi tazminat tutarlarının davacıların acı ve elemleri dikkate alınarak yükseltilmiş olmasına ve olay nedeni ile kardeşler arasında yaşanacak acı ve ızdırap arasında fark olmayacağı gerekçesiyle tüm kardeşler bakımından aynı tutarlarda manevi tazminata hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamasına, bu itibarla hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince maddi tazminat yönünden verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, yerinde görülmeyen maddi tazminata ilişkin istinaf itirazlarının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... vekili, davalı ...A.Ş.vekili ve katılma yoluyla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 15.992,19 TL'den peşin alınan 4.050,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 11.942,19 TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ... A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 6.534,00 TL'nin peşin alınan 7.676,10 TL'den mahsubu ile fazla yatan 1.142,10 TL harcın istek halinde bu davalıya iadesine,
4-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'nin peşin alınan 6.154,00 TL'den mahsubu ile fazla yatan 5.538,60 TL harcın istek halinde davacılara iadesine,
5-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 03.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.