T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/477
KARAR NO : 2025/1451
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/12/2022
NUMARASI : 2021/645 E. 2022/1031 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 16.10.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 16.10.2025
İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.12.2022 tarih 2021/645 E. 2022/1031 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye.... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, müvekkiline ait .....plakalı aracın 06.07.2021 tarihinde davalının sigortacısı olduğu ..... plakalı araçla karıştığı kazada hasarlandığını, kaza tutanağı ve SBM’ye göre davalının sigortalısı olduğu aracın kazada %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin zararının ödenmediğini, kaza ihbarı sonrası davalı sigortanın 35.000 TL civarı hasar tespiti yapıldığını, herhangi bir ödeme yapılmadığını, tamirhanece hazırlanan tamir listesinin sigorta şirketince beyan edilenden daha fazla olduğunu, müvekkili zararını karşılamadığını,..... üzerinden ekspertiz raporu düzenlenmesi için .... firmasından hasar raporu alındığını, ayrıca eksper raporunun faturalandırıldığını, iş bu bedelin sigortadan tahsilinin gerektiğini, ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 22.000 TL maddi hasara ilişkin tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile ödenmesini, ekspertiz ücretinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, kazaya karıştığı belirtilen .... plakalı aracın kaza tarihinde ZMMS sigortacısı olduğunu, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, 40.000 TL maddi hasar tespit edildiğini, kaza tutanağındaki %75 kusura göre müvekkili şirket tarafından 28.09.2021 tarihinde davacı vekiline 30.000 TL ödendiğini, zararın karşılandığını, bakiye zarar kalmadığını, aracın 2012 model olduğunu, araç tamir edilip teslim edildiğinden bakiye zarar olmayacağını, sorumluluklarının kusur oranı ve poliçe limiti dahilinde olduğunu, kasko sigortacısına ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, bilirkişi incelemesi ile aracın rayiç, sovtaj değeri ve onarımın ekonomik olup olmadığının ve gerçek zararın tespiti gerektiğini, tek taraflı eksper raporunu kabul etmediklerini, talebin fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 6.07.2021 tarihinde saat 21.30 sıralarında, ZMMS ile sigortalı aracın sürücüsü ..., idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile, yönü Ödemiş istikametinden Kiraz istikametine doğru iken, karayolu üzerinde aracı ile sola veya geriye dönmek üzere manevra yaptığı esnada, aracının sol arka yan kısımlarına, yine arkasından Ödemiş istikametinden Kiraz istikametine doğru gelen sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın, ön kısımları ile çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ZMMS ile sigortalı aracın sürücüsü ..., idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile, karayolu üzerinde arkasındaki trafiği dikkate almadan, hatalı ve kurallara aykırı bir biçimde, dikkatsiz, tedbirsiz ve kontrolsüz olarak sola ve hatalı geri manevrası neticesinde, kazanın oluşumuna sebep ve etken olduğu, sürücünün bu davranışı ile, 2918 s. KTK’nun m.67/a, m.84/f ve m. 84/j maddelerini ihlal ettiğinden %100 (Yüzdeyüz) oranında Asli ve Tam Kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücüsü ..., idaresindeki ... plakalı aracı ile, Ödemiş istikametinden Kiraz istikametine hız sınırının 110 km/h olduğu Ödemiş- Kiraz karayolunda sol şeritte seyir halinde iken, ön kısmı ile şeridine; sağından gelerek sola doğru hatalı ve ani manevra yaparak şeridine giren davalı sigortalı aracın sol arka yan kısımlarına çarpmak zorunda kalmasıyla gerçekleşen kazada, kazanın oluş biçimi göz önüne alındığında kazayı önlemek adına alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığı gibi kurallara aykırı olumsuz davranış faktörü de görülmediğinden herhangi bir kusurunun olmadığı, eksper ..... Raporundaki iskontosuz olarak 61.933,44 TL yedek parça, 12.000,00 TL işçilik olmak üzere toplam 73.933,44 TL +kdv, kdv dahil 87.241,46 TL olarak hesaplanmasının bilirkişi tarafından da benimsenmiş olduğu, ancak, davaya konu aracın onarım miktarının, raporlara göre 128.158,03 TL, 87.241,46 TL, 69.000,00 TL, 47.200,00 TL ve 39.445,84 TL gibi değerler olması, eksper raporlarında tespit edilen iskontolu ve iskontosuz tüm onarım bedellerinin, rayiç değerinin % 50’sini aşması, yapılan piyasa araştırması neticesinde aracın rayiç değerinin 80.000,00 TL olması, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde Sovtaj değerinin 25.000,00 TL olması, nedeniyle aracın onarım bedelinin hem rayiç değerinin % 50’sini aşması nedeniyle (mevcut Yargıtay kararları doğrultusunda değerlendirildiğinde) onarımının ekonomik olmayacağı, bu nedenle pert-total ışlemıne tabı tutulması gerektığı, pert-total işlemine tabi tutulduğunda gerçek zararının rayiç değeri (80.000 tl) ile sovtaj değeri (25.000 tl) farkı miktarı 55.000,00 TL olduğu, .....Servisince sunulan 23.08.2021 tarihli 40.000,00 TL anahtar teslimi alternatif onarım teklifine göre, davalı sigorta şirketinin hasar miktarını belirlemiş olduğu, eksper .....’nun Oto Ekspertiz Raporunu (40.000,00 TL+kdv bedele) bu rakama göre kapatmış olduğu, davalı sigorta şirketinin bu bedeli, sigortalısının kazadaki %75 kusur oranına göre 30.000,00 TL belirleyerek davacı tarafa ödediği, davacının bu bedeli hakları saklı kalmak kaydıyla kabul ettiği anlaşıldığından, davalı sigortanın, davacıya 23.08.2021 tarihinde ödediği 30.000,00 TL düşüldüğünde, (55.000 TL-30.000 TL) kalan bakiye hasar onarım bedelinin, 25.000,00 TL olacağının tespitinin yapıldığı, davacının 22.000,00-TL hasar bedeli bedeli isteğinde bulunduğu, davalının dava açıldıktan sonra 23.08.2021 tarihinde 30.000,00 TL ödeme yaptığı, poliçe teminat limitinin 43.000,00TL olduğu bakiye teminat limitinin 13.000,00 TL kaldığı, davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile bu bedeli talep ettiği, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, talep edilen davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan bakiye hasar zararından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 29.08.2021 tarihinde temerrüde düştüğü, 22.000,00-TL hasar bedeli yönünden dava konusuz kaldığından bu miktar yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 13.000,00- TL bakiye hasar bedelinin temerrüt tarihi 29.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davacı aracının dava tarihinden evvel onarımı amacıyla mutabakatname düzenlendiği, bu durumun davacıyı bağlayacağı, yapılan tamirat ödemesi ile davacı zararının karşılandığı, aracın pert kabul edilmesi halinde trafikten çekme belgesinin de ibraz edilmesi gerektiği gibi kararda bu yönden bir şerhin bulunmasının gerekli olduğu, bu husus değerlendirilmeden eksik inceleme yapılmış olacağı, hasarın belirlenmesine yönelik bilirkişi incelemesi ile değerlendirme ve incelemenin yerinde olmadığı, kusurlu aracın davacı aracı olduğu hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, trafik kazası sebebiyle araç hasarından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dava trafik kazasından kaynaklı hasar sebebiyle açılan maddi tazminat davası olup haksız fiil temelinde ileri sürüldüğünden haksız fiilin unsurlarının tespiti ile sonuca gidilmesi gerekmektedir.
Mahkemece bilirkişi incelemesine başvurulduğunda; raporun, olayın özelliklerine ve uyuşmazlığın çeşidine göre yapılması gerekli olan inceleme ve değerlendirmeleri içermesi, raporda hâkimin uyuşmazlığı çözmesi için gerekli olan tüm özel ve teknik bilgilere ve açıklamalara usulünce yer vermesi, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını gerekçeleriyle ve olayın teknik özellikleriyle tartışması, bu tartışmanın da denetime elverişli olması gerekmektedir. Bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşımaması, denetime elverişli olmaması, mevcut bilirkişi raporları ile çelişki oluşturması ya da verilen bilgilere göre somut olayın özellikleri ve var olan teknik verilere göre kendi içinde çelişki oluşturur tarzda olması hâlinde söz konusu rapor hükme esas alınamayacaktır. Hâkim bu durumda, davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için bilirkişiden ek rapor almalı ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır. Bu çerçevede; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile ZMMS ile sigortalı aracın sürücüsü ... davranışının 2918 s. KTK’nun m.67/a, m.84/f ve m. 84/j maddelerini ihlal ettiği, davacıya ait aracın sürücüsü ...'nin ise kazayı önlemek adına alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığı gibi kurallara aykırı olumsuz davranış faktörü de görülmediğinin belirtilmesi üzerine davalı yan yönünden tam kusurun varlığı kabul edilerek değerlendirme yapıldığı, kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında ise...... yönünden 2918 sayılı yasanın 52/1c bendini ihlal niteliğinde davranışının bulunduğuna yönelik değerlendirme yapıldığı ve davalı yanca kusura yönelik itirazda bulunulduğu görülmekte ise de bilirkişi tarafından kaza tespit tutanağında yapılan değerlendirmenin yerinde olmadığı yönündeki inceleme ve değerlendirmeler somut olaya uygun nitelikte olduğu gibi Dairemizce de benimsendiğinden bahse konu kazanın oluşumunda davacı yan yönünden kusur izafe edilmesini gerektirir bir durum olmadığı ve bu sebeple bilirkişi değerlendirmesi yerinde kabul edilerek bu yönden davalı yanın istinaf istemi yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K.) Hasar bedeli araç rayicini % 50'si aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir. (yargıtay 17. hd'nın 18.05.2016 tarih ve 2016/3196 e. - 2016/6047 k.) Bununla birlikte aracın davacıya bırakılması halinde araç sovtaj değeri tazminattan düşülerek hesaplama yapılmasında çekme belgesi aranmasına gerek olmayacaktır. (Yargıtay 17. HD'nın 18.05.2016 tarih ve 2016/3196 E. - 2016/6047 K.) Bu nedenle hükme esas alınan rapordaki hasar tespitine yönelik inceleme ve değerlendirme yerinde olduğu gibi yukarıda benimsenen ilke ve esaslara ve örnek nitelikteki emsal Yargıtay kararları ile uyumlu olduğundan bu yönden davalı yanın istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Davalı yanca, davacıdan onarıma dair alınan muvafakatin aksine bilirkişi tarafından aracın pert olarak kabul edilmesinin yerinde olmadığı belirtilmiş ise de davacı yanca verilen muvafakat "haklar saklı kalmak kaydıyla" kabul edildiğinden içeriği itibariyle ibraname olarak değerlendirilmesi mümkün görülmediğinden makbuz hükmünde olduğu kabul edilmiş bu yönden davalı yanın istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı yanın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 888,03-TL'den peşin alınan 223,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 665,03-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.