T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/366
KARAR NO : 2025/1381
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21.11.2022
NUMARASI : 2020/679 Esas 2022/810 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
DAVA TARİHİ : 09.12.2020
KARAR TARİHİ : 09.10.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 09.10.2025
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.11.2022 tarih 2020/679 Esas 2022/810 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine Modüler Kurumsal Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan ... A.Ş.'nin faaliyet gösterdiği fabrikada 26/09/2019 tarihinde elektrik kesintisi ve voltaj dalgalanması nedeniyle işyerinde bulunan elektrik ve elektronik malzemelerin zarar gördüğünü, muafiyet bedellerinin mahsubu ile belirlenen 354.919,89-TL bedelin 16/04/2020 tarihinde sigortalısına ödendiğini belirterek TTK m. 1472 ve TBK m. 183 hükümlerine göre sigortalısına halef olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; 354.919,89-TL tazminatın ödeme günü olan 16/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini istemiştir.
CEVAP :Davalı vekili, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre bakımından reddi gerektiğini, davacının sigortalısının özel trafolu abone olup, trafonun bakım ve sorumluluğunun özel işletme sorumlusuna ait olduğunu, davacı sigortalısı 24709658 nolu tesisat abonesi ....A.Ş'nin yapılan bağlantı anlaşması gereği kendi özel trafosundan beslendiğini, kendilerine ait özel trafo üzerinden enerji alan abonelerin trafoların işletme, bakım ve sorumluluğunun kendilerine ait olduğundan Elektrik Mühendisleri Odası(EMO) tarafından yetkilendirilmiş ‘Yüksek Gerilim Tesisleri İşletme Sorumluluğu' belgesi bulunan bir elektrik mühendisi ile sözleşme yaparak trafo merkezinin işletilmesi, bakımı ve manevralarının yürütülmesi hizmetini bu kişiler aracılığıyla yaptığını, davacı sigortalısının özel trafolu abone olup olmadığının ... A.Ş.'den de sorulması gerektiğini, özel trafoların işletme ve bakım sorumluluğunun özel trafonun işletme sorumlusu/mühendisine ait olmakla özel trafolu abonelerin hatlarının bakım, işletilmesi ve onarımının özel trafo işletme sorumlusuna ait olduğu ve illiyet bağının kesileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemece alınan kusur ve hasara ilişkin bilirkişi raporunda; meydana gelen hasarın fabrika iç tesisatından kaynaklı olabileceği bildirildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, bilirkişilerin olay günü elektrik kesintisi olduğunu kabul etmelerine rağmen ve olay gününe ilişkin verilen elektrik değerini tespit edemediklerini belirtmelerine rağmen davalının kusuru bulunmadığı sonucuna nasıl ulaştıklarının anlaşılamadığını, bilirkişiler sigortalı işletmede yapılan ölçümlerin normal olduğunu ifade etmişlerse de, olay gününe ait gerilimi tespit edemedikleri halde davalının kusuru olmadığı sonucuna vardıklarını, olay tarihinde elektrik gerilim hattında arıza olduğu ve elektriğin kesildiği, 1 saat sonrasında yeniden verildiğinin sabit olduğunu, 1 saatlik arıza kesintisinden sonra davalı tarafça yeniden elektrik verildiğinde "voltaj dalgalanması" olmadığı sonucuna nasıl ulaştıklarını açıklayamadıklarını, ayrıca cihazların yüksek akımdan hasar gördüğü belirtilmişken ve verilen gerilim değeri tespit edilememişken olay günü teknik cihazların "yüksek gerilime bağlı hasarlanmasını" açıklayamadıklarını, "fabrika iç tesisatında sorun olabilir" gibi farazi bir yorumu kabul etmediklerini, bilirkişilerin tesisatta bir sorun olması halinde bunu göreceklerini, sigortalı firmanın iç tesisatında bir sorun olması halinde davaya konu olay haricinde 3 sene boyunca başkaca teknik arızaların da olacağı, teknik servis raporuna göre cihazın yüksek gerilim ve voltaj dalgalanmasına maruz kaldığına ilişkin rapor verildiğini, Yargıtay kararları uyarınca elektrik kesintisi olması halinde yüksek gerilim ve voltaj dalgalanması olduğunun kabul edilerek davalı kurumun kusurlu bulunması gerektiğini, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, davanın reddi halinde davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken AAÜT m.13/3 maddesine aykırı şekilde 52.688,78-TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 2022 yılı Asliye Mahkemeleri maktu vekalet ücreti olan 9.200-TL'ye hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
GEREKÇE : Dava, TTK'nun 1472. Maddesi gereğince sigortalısına ödemede bulunan davacı ... şirketince söz konusu hasar bedelinin zarara neden olduğu iddia edilen davalı kurumdan tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, davacı ... tarafından sigortalanan dava dışı sigortalıya ait fabrikada 26/09/2019 tarihinde meydana gelen elektrik kesintisi ve voltaj dalgalanması sonrasında işyerinde bulunan elektrik ve elektronik malzemelerin zarar gördüğü, belirlenen 354.919,89-TL tutarındaki hasar bedelinin 16/04/2020 tarihinde davacı ... tarafından sigortalısına ödendiği, eldeki davanın TTK'nun 1472. Maddesi gereğince sigortalısına ödemede bulunan davacı ... şirketince söz konusu hasar bedelinin zarara neden olduğu iddia edilen davalı kurumdan tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Yerel mahkemece aralarında elektrik elektronik ve makine mühendisi bilirkişilerin de bulunduğu bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek bilirkişi raporlarına göre işletmeye ait bir adet trafo merkezi olduğu, olay tarihinde OG fider açması nedeniyle 1 saat kesinti yaşandığı, elektrik kesintisi olmasının voltaj dalgalanması oduğu anlamına gelmeyeceği, voltaj dalgalanması olduğunu anlamak için işletme sayaç gerilim değerlerinin okunması gerektiği, olayın üzerinden 3 yıl geçtiğinden bu değerlerin okunamadığı, ancak davalı şirketten alınan ve olay gününe ait işletmeye gelen gerilimin 34.5 KV seviyelerinde olup, voltaj dalgalanması görülmediğini, ayrıca olay günü elektrik kesintisi sebebiyle fabrika çevresinden voltaj dalgalanmasından kaynaklı arıza ihbarı gelmediği, meydana gelen hasarın fabrika iç tesisatından kaynaklı olabileceğinin belirtildiği, mahkemece söz konusu asıl ve ek raporlar doğrultusunda davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, özellikle de davacı tarafça söz konusu hasarın meydana gelmesinde davalı kurumun kusuru bulunduğunun kanıtlanamamış olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Diğer taraftan, davanın niteliğinin esas itibarıyla tazminata ilişkin olup AAÜT'nin 13/4 maddesi gereğince davanın reddi halinde AAÜT'nin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde isabet bulunmadığı, bu yönüyle davacı vekilinin istinaf itirazının yerinde olduğu, ancak iş bu hususun da yeniden yargılamayı gerektirmediği değerlendirilmekle HMK'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.11.2022 tarih 2020/679 Esas 2022/810 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-İstinaf nedenleriyle ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;
Davanın REDDİNE,
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 6.061,15-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.445,75-TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinden davacıya iadesine,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 13/4 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 492,00-TL başvurma harcı, 27,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 519,00-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.