T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/352
KARAR NO : 2025/1373
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24.11.2022
NUMARASI : 2022/115 E. - 2022/1108 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 08.10.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 08.10.2025
İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.11.2022 tarih 2022/115 E. - 2022/1108 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ....tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, 13/08/2021 tarihinde davacıya ait .... plakalı araçla davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araçların çarpışması nedeniyle davacı aracında hasar meydana geldiğini, davalının tam kusurlu olduğunu, aracının pert olarak değerlendirilmesiyle hasarsız piyasa değeri olan 130.000 TL'den hurda değeri 100.000 TL düşülerek 30.000 TL ödeme yapıldığını, aracın hasarsız emsal değerinin daha fazla olduğunu, pert değerinin yüksek belirlendiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100 TL tazminatın davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini istemiştir.
Davacı vekili değer arttırım dilekçesi ile bakiye hasar bedeli istemini 13.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP:Davalı vekili, davacıya ait araçta meydana gelen zarar nedeniyle 30.000 TL hasar bedelinin davacı tarafa ödendiğini, yapılan bu ödeme ile müvekkili sigorta şirketinin başkaca sorumluluğunun kalmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacıya ait ...plakalı araçta KDV dahil 105.407,68 TL'lik hasar meydana geldiği, kaza ile hasarın örtüştüğü, davacıya ait aracın kaza öncesindeki hasar durumu ve pazarlık payı dikkate alındığında kaza öncesinde piyasa rayiç değerinin 130.000,00TL olup, hasar bedelinin aracın emsal piyasa değerini %50 'sini geçtiğinden tamirinin ekonomik olmadığı, pert kabul edilmesi gerektiği, davacıya ait aracın hasarlı olarak değerinin 70.000,00 TL olduğu, bu durumda hasar bedeli 130.000,00TL-70.000,00TL= 60.000,00TL olup, yapılan 30.000,00 TL tutarındaki ödemenin mahsubuyla 30.000,00 TL bakiye hasar bedeli hesaplandığı, davalı sigorta şirketinin 43.000,00 TL limitle hasardan sorumlu olması nedeniyle 43.000,00TL-30.000,00 TL=13.000,00 TL bakiye hasar bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle 13.000,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, araç hasarının ödenmiş olması nedeniyle müvekkilinin sorumluluğu kalmadığını, müvekkili şirket sigortalısının kusursuz olduğunu, kusur hususunda yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini belirtmiştir.
GEREKÇE :Dava, bakiye araç hasar bedelinin ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.)
Mahkemece aldırılan kusur ve hasara ilişkin bilirkişi heyet raporunda davalı sigortalısının kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacıya ait .... plakalı araçta KDV dahil 105.407,68 TL'lik hasar meydana geldiği, aracın kaza öncesindeki piyasa rayiç değerinin 130.000,00TL olması nedeniyle aracın pert kabul edilmesi gerektiği, davacıya ait aracın hasarlı değerinin 70.000,00 TL olduğu, bu durumda hasar bedelinin 60.000,00TL olup, yapılan 30.000,00 TL tutarındaki ödemenin mahsubundan sonra bakiye hasar bedelinin 30.000,00 TL olarak hesaplandığı, mahkemece söz konusu rapor dikkate alınarak davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe bedeli olan 13.000 TL ile sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Bu durumda, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketince kanıtlanamamış olmasına, mahkemece hükme esas alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 888,03 TL'nin peşin alınan 2.169,63 TL'den mahsubu ile fazla yatan 1.281,60 TL harcın istek halinde davalıya iadesine,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.