T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1262
KARAR NO : 2025/1246
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19.04.2024
NUMARASI : 2020/542 E. - 2024/314 K.
DAVANIN KONUSU : Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ : 22.09.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 22.09.2025
İzmir 4:Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.04.2024 tarih 2020/542 E. - 2024/314 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... . tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili, 29.08.2017 tarihinde, davalı şirketin ZMM sigortacısı, davalı .....'ın sürücüsü olduğu .... plakalı aracın yaya geçidinden karşıya geçmek isteyen müvekkiline çarparak yaralanmasına sebep olduğunu, Kuşadası C.Başsavcılığı'nda 2017/9430 sayılı soruşturmanın başlatıldığını belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere 100,00 TL mahrum kalınan kazanç, 100,00 TL ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklanan tazminat, 100,00 TL bakıcı gideri, 100,00 TL güç ve efor kaybı tazminatı ve sadece davalı sürücü yönünden 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 21.06.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; 25.05.2023 tarihli aktüerya ek bilirkişi raporu doğrultusunda geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemini 928.572,33 TL'ye, bakıcı gideri tazminatı istemini 1.559.700,15 TL'ye yükseltmiştir.
Davacı vekili 20.09.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; geçici ve sürekli sürekli iş göremezlik tazminatı istemlerini 1.061,702,01 TL'ye, bakıcı gideri tazminatı istemini 1.804.041,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davacı vekili 19.03.2024 tarihli açıklama dilekçesi ile; dava dilekçesinde 100,00 TL olarak talep edilen iş göremezlik tazminatı istemini 12.257,91 TL olarak, dava dilekçesinde 100,00 TL olarak talep edilen tazminatı istemini 1.049.44,09 TL olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı ......'ın yargılama sırasında 27.02.2022 tarihinde vefat etmesi nedeniyle mirasçıları olan kızı ....ve oğlu....'ın davaya dahil edildikleri anlaşılmıştır.
CEVAP: Davalı.... A.Ş. vekili, davacının KTK'nın 97. maddesi gereğince başvuru şartını yerine getirmediğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sürücünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur ve iş göremezlik durumunun belirlenmesi gerektiğini, TRH-2010 tabloları esas alınarak tazminat hesabı yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik gideri, tedavi giderleri, ulaşım giderleri ve diğer giderlerden SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, faizin dava tarihinden itibaren ve yasal faiz olması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 14.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın %80 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'nın kusurunun bulunmadığı; olay yerinde ışık kontrollü kavşak alanında sürücülere hitaben bulunan ışık sistemine rağmen yer işaretleri ile belirlenen yaya geçidine hitaben ışık sistemi ve levhanın bulunmamasının mevcut kazaya etkenlik göstermesi nedeniyle olayda yol yapım ve bakımından sorumlu kurum/kuruluş kişi/kişilerin %20 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği; Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 06.10.2021 tarihli raporda, Erişkinler için Engellilik Ölçütü ve Sınıflandırılması Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre davacının kalıcı iş göremezlik oranının %70 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 ay olduğu, frontal lop sendromu nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olduğunun tespit edildiği; davalı ... A.Ş.'nin ZMMS poliçesinde ölüm/sakatlık giderleri teminatı limitinin ayrı ayrı 310.000,00 TL olarak belirlendiği, aktüerya bilirkişi tarafından TRH 2010 ulusal mortalite tablosu esas alınmak ve progresif rant yöntemi uygulanmak suretiyle davacının %80 kusur oranına göre 1.049.444,09 TL sürekli iş göremezlik, 1.804.041,00 TL bakıcı gideri ve 12.257,91 TL geçici iş göremezlik zararı alacağının doğmuş bulunduğu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında teminat türlerinin sayıldığı, bunların maddi zararlar teminatı, sağlık giderleri teminatı, sürekli sakatlık teminatı ve destekten yoksun kalma teminatı olduğu, sağlık giderleri teminatı SGK'nın sorumluluğunda olduğu, sigorta şirketinin sorumluluğunun 2918 sayılı KTK'nın 98. maddesi gereği sona erdiği, bakıcı giderlerinin ise sürekli sakatlık teminatı kapsamında olduğu, hesap uzmanı bilirkişinin "sürekli bakıcı giderinin sağlık gideri teminatı kapsamında kaldığı" yönündeki görüşünden uzaklaşıldığı, sonuç olarak davacının, davaya konu kaza sebebiyle 1.049.444,09 TL sürekli iş göremezlik, 1.804.041,00 TL bakıcı gideri ve 12.257,91 TL geçici iş göremezlik tazminatı alacağına hak kazandığı; ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı 100,00 TL tazminat istemi yönünden ispata yarar delil sunulamadığı; davacının davalı sigorta şirketine başvuru zorunluluğunu dava açıldıktan sonra yerine getirmiş olması sebebiyle davalı sigorta şirketinin dava tarihinde temerrüte düştüğü gerekçesiyle, davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 12.257,91 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren, diğer mirasçı davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine; 1.049.444,09 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.804.041,00 TL sürekli bakıcı gideri tazminatı toplamı olan 2.853.485,09 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketinin bu miktarın poliçe teminat limiti olan 310.000,00 TL’si ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydı ile) davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren, diğer mirasçı davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının davalı ... hakkında açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte mirasçı davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporunda, kazanın meydana gelmesinde Karayolları Genel Müdürlüğü'nün yol yapımındaki eksik nedeniyle kusurunun bulunduğunun tespit edildiğini, Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine açtıkları ve eldeki dava ile birleştirilen davanın tefrikine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin mahkemenin davacının aylık geliri hususunda dosya içerisindeki delillere itibar etmeden asragi ücret üzerinden yapılan hesaplamaya itibar etmesinin hatalı olduğunu, davacının kaza tarihi itibariyle aylık kazancının tanık beyanları ve bu beyanları destekleyen zabıta araştırması ile kanıtlanmış olduğunu, davalı sigorta şirketi yönünden iş göremezlik tazminatının ve sürekli bakıcı giderinin ölüm ve sakatlanma teminatı kapsamında olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, bakıcı giderlerinin tedavi giderleri kapsamında olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... mirasçıları vekili, hükme esas alınan maluliyet raporunda belirlenen %70 maluliyet oranının çok yüksek olduğunu, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesince ve ona da itiraz edilmesi halinde ATK Genel Kurulu aracılığıyla rapor alınarak maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının da hatalı belirlendiğini, 14.04.2021 tarihli Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığından alınan Adli Tıp Raporu'nda "Yol yapım ve bakımından sorumlu kurum/kuruluş kişi/kişiler olay mahalli ışık kontrollü kavşak alanında sürücülere hitaben bulunan ışık sistemine rağmen yer işaretleri ile belirlenen yaya geçidine hitaben ışık sistemi ve levhanın bulunmamasının mevcut kazaya etkenlik gösterdiği anlaşılmakla olayda (KGM) kusurludur." şeklinde yapılan değerlendirmede sürücü ...'a %80 gibi yüksek bir kusur oranı atfedilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda TRH 2010 hayat tablosunun ve %1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, Belirsiz alacak davalarında talep sonucu belli olduğu takdirde davacının, bir defaya mahsus olarak talep sonucunu artırabileceğini, bir dava dosyasında 2 defa harç tamamlama yapılamayacağını, davacının ikinci kez yaptığı artırımı kabul etmediklerini, manevi tazminat isteminin ıslah ile artırılamayacağını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, belirlenen maluliyet oranının çok yüksek olduğunu, hükme esas alınan kusur raporundaki kusur oranlarını da kabul etmediklerini, mahkemece kusur oranına göre tazminata hükmedilmesi gerekirken, müvekkili şirketin hesaplanan tazminatın tamamından sorumlu olduğuna dair hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, aktüerya bilirkişi raporunda TRH yaşam tablosu ve 1,8 teknik faize göre hesasaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderlerinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, bu hususta sorumluluğun SGK'ya ait olduğunu, davacının belgelendirilmiş bir geliri tespit edilemediğinden asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, ilk derece mahkemesince eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğunu, ömür boyu bakıcı gideri tazminatının sürekli sakatlık teminatı kapsamında olduğunu, poliçede sürekli sakatlık tazminatı ve bakıcı gideri talepleri için tek bir teminat limiti öngörüldüğünü, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları gereğince müvekkili sigorta şirketinin tedavi giderleri kapsamında sürekli bakıcı tazminatı ödeme yükümlülüğünün ortadan kalktığını, Genel Şartlar A.5-C maddesi uyarınca bakıcı gideri tazminatının da sürekli sakatlık teminatı kapsamında olduğunu, davacının talebinin 04.12.2021 tarihinde yürülüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartlarına aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ile sürücüsünden geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile sürekli bakıcı gideri; ayrıca sürücüden manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, manevi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davacı vekilinin Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın tefrik edilmesinin hatalı olduğu, davalı ... mirasçıları vekili ve davalı ... A.Ş. Vekilinin kusur oranlarının hatalı belirlendiği yönündeki istinaf sebeplerinin incelenmesinde; ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığınca düzenlenen 14.04.2021 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü (müteveffa) ...'ın sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahalde gece vakti seyir halinde iken olay mahalli ışık kontrollü kavşağa yaklaştığı sırada seyrini tedbir alabilecek vaziyette sürdürmediği, istikametine göre sol taraftan sağ tarafa doğru yer işaretleri ile belirlenen yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacı yayaya ilk geçiş hakkını vermediği, bu davranışı nedeniyle %80 oranında kusurlu olduğu, kazanın meydana geldiği ışık kontrollü kavşak alanında sürücülere hitaben ışık sistemi bulunmasına rağmen, yer işaretleri ile belirlenen yaya geçidine hitaben ışık sistemi ve levha konulmaması nedeniyle yol yapım ve bakımından sorumlu kurum/kuruluş, kişi/kişilerin %20 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş olup, davalı müteveffa sürücü bakımından tespit edilen kusur oranının kaza tespit tutanağı, ceza dosyası ve eldeki dosya kapsamına uygun olduğu, Karayolları Genel Müdürlüğüne karşı açılan ve eldeki dosyadan tefrik edilen davalarda eldeki dosyada alınan kusur oranlarının değerlendirileceğinin de tabii bulunmasına göre, tarafların bu yöndeki istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
Davacı vekili, aktüerya bilirkişi raporunda davacının aylık gelirinin asgari ücret üzerinden hesaplamaya dahil edilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, davacının asgari ücretin üzerinde gelirinin olduğunun kanıtlanamamasına göre davacı vekilinin bu istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili de asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmış olduğundan bu istinaf sebebi reddedilmiştir.
Davalı ... mirasçıları vekili ve davalı ... A.Ş. vekili maluliyet oranının yüksek belirlendiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulunca düzenlenen 06.10.2021 tarihli raporunda, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının %70 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğu tespit edilmiş olduğundan, bu istinaf sebeplerinin de reddi gerekmiştir.
Davalı ... mirasçıları vekili ve davalı ... A.Ş. vekili, aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosunun ve %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüşler ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40 -2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. HD 22.06.2021 tarih 2021/3089 E, 2021/3441 K). Davalıların bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.
Davalı ... mirasçıları vekili, davacının ikinci kez yaptığı değer artırımını kabul etmediklerini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK'nın 107. maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK'nın 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. (Yargıtay 17. HD 04.11.2019 tarih 2017/2842 E. 2019/10129 K. sayılı kararı) Bu nedenle davalı ... mirasçıları vekilinin bu istinaf sebebi yerinde değildir.
Davacı vekili, davalı sigorta şirketi yönünden iş göremezlik tazminatının ve sürekli bakıcı giderinin tedavi giderleri kapsamında olduğuna ilişkin istinaf sebebinin incelenmesinde; zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinde tedavi giderlerine ilişkin ayrı bir teminat limiti bulunmadığından, bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, ilk derece mahkemesince kusur oranlarına göre tazminata hükmedilmesi gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, tek bir olaya bağlı aynı haksız eylemden değişik hukuki nedenlerle sorumlu olanlardan her biri, TBK’nun 61 ve 62. maddeleri uyarınca zarardan müteselsilen sorumludurlar. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, TBK’nun 162. maddesine göre borcun tamamından sorumludurlar. Nitekim, 2918 sayılı KTK'nun 88/1. maddesinde trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Davacı, müteselsil sorumluluk ilkesi gereği zararın tamamını isterse sorumluların tamamından, isterse bir kısmından isteyebilir. Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Davacı açıkça davalının sigortaladığı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu tutulmasını istemediğine göre, davalının müteselsil sorumluluğu bulunduğundan davalının zararın tamamından sorumlu tutulması yerindedir. (Yargıtay HGK 28.12.1983 tarih ve 9-721/1421 E/K; Yargıtay 17. HD'nin 2015/15236 E. - 2018/11491 K.; 2016/10126 E. 2019/4053 K.; 2018/3768 E. 2020/1237 K.) Davalı vekilinin bu istinaf sebebinin de reddi gerekmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, ömür boyu bakıcı gideri tazminatının sürekli sakatlık teminatı kapsamında olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları gereğince müvekkili sigorta şirketinin tedavi giderleri kapsamında sürekli bakıcı tazminatı ödeme yükümlülüğünün ortadan kalktığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği, zarar görenin tedavisinin devam ettiği döneme ilişkin geçici bakıcı gideri zararının, geçici işgöremezlik zararının ve tedavi giderlerinin sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de, 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98. maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır.
Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesi'nin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alınıp TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici iş göremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. (Yargıtay 4. H.D 10.03.2022 tarih 2021/12001 E, 2022/4532 K ve 24.03.2022 tarih 2021/22793 E, 2022/5790 K sayılı kararları). Davalı sigorta vekilinin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ... mirasçıları olan dahili davalılar .... ve .... yönünden istinaf karar harcı olan 197.125,10 TL'den peşin alınan 44.059,26 TL'nin mahsubu ile bakiye 153.065,84 TL harcın dahili davalılar ... ve ....'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davalı ... A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 22.013,43 TL'den peşin alınan 5.503,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 16.510,03 TL harcın ... A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,
5-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.