T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1453
KARAR NO : 2025/1313
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/07/2023
NUMARASI : 2018/1125 Esas - 2023/539 Karar
DAVANIN KONUSU : Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili
KARAR TARİHİ : 02/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/10/2025
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06/07/2023 gün ve 2018/1125 Esas - 2023/539 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye.....tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, davacının davalı ...... Şirketi ile davalı.....Şirketi ' ndeki hisselerini boşanma davası sebebiyle eşinden mal kaçırma amacıyla muvazaalı ve bedelsiz olarak davalılardan ...'a devrettiği, davacı ve davalılar adına kayıtlı tüm varlığının davacı ile birlikte diğer 3 kardeşine eşit hisse ile ait olduğu, taraflar adına kayıtlı tüm mal varlığı ile ilgili olarak taraflar arasında mal varlığı paylaşım protokolü yapıldığı ancak protokolün tüm gereklerinin yerine getirilmediğinden bahisle davanın kabulü ile taşınırlar yönünden .....model.... yükleyici,....model ....ekskavatör, ... model ....ekskavatör ,... model ......, ....., ....., ......, ....., ...., ...., ...., ....., ...., ...., ...., ...., .... plaka sayılı araçların davacı adına kayıt ve tesciline, davanın kabulü ile taşınmazlar yönünden .... ilçesi .... Mah.... ada .... parsel,.... ilçesi....l Mah.... ada .... parselde kayıtlı tüm taşınmazlar, .... ilçesi.... Mah. .... ada .... parsel.... Blok...nolu bağımsız bölüm, ...ilçesi ... Mah. ..., ...,...., ...., .... ve .... parsel de kayıtlı tarlanın davacı adına kayıt ve tesciline, taşınır ve taşınmazlar yönünden devir ve tesciline karar verilmesinin fiilen ve hukuken mümkün olması halinde davanın taraflarının toplam öz varlık değerinin 1/4'ünün karar tarihine en yakın toplam değerinin dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, terditli alacak davası yönünden dava dilekçesinde belirtilen taşınır ve taşınmazların 14.000.000,00 TL lik kısmının ihtiyaten haczine, davalı şirketlerin kullanım hakkına haiz olduğu .... ilçesi..... Mah. ....-.....-....-.....parselde kayıtlı hazine arazileri ve davalıların kullanım hakkı bulunan mahkemece tespit edilecek diğer hazine arazileri ile ilgili olarak ayrı ayrı tüm hazine arazilerinin 1/4'ünün kullanım/irtifak hakkının davacıya ait olduğunun tespiti ile hazine arazilerinin Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nden davacılarca satın alınması halinde bu taşınmazların alış bedelinin 1/4'ü ..... tarafından ödenerek satış sonrası bu taşınmazların 1/4'ünün ..... adına tescil edileceğinin tespitine, taşınır taşınmaz ve hazine arazi kullanım haklarının davacıya devir-tesciline ve davanın taraflarının toplam öz varlık değerlerinin 1/4'ünün alacak yönünden tahsiline karar verilmesinin fiilen ve hukuken mümkün olmaması halinde dava tarihinde davacının davalı .....A.Ş., ..... Şti.nde ve ...... Şti.nde %25 hissedar olduğunun tespitine ve davalı..... AŞ. de ......'ın %25 hissesinin iptali ile davacıya devrine, .... Şti.nde ...'ın %25 hissesinin iptali ile davacıya devrine ve..... Şti.de ......'ın %25 hissesinin iptali ile davacıya devrine, bu devirlerin davalı şirketlerin pay defterine kaydı ile ticaret siciline tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davacın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının dilekçesinde iddia etmiş olduğu beyanların hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, davacının ..... Şirketinin sermaye şirketine dönmeden önce Kooperatif şirketinde ortak olduğunu, bu hissesini 1993 yılında abisi ......’a devrettiğini, ..... A.Ş.’de ise 2012 yılında ....’ devrettiğini, diğer davalı ..... Şti’deki hissesini, 22.09.2014 tarihli Genel Kurul kararı ile ...’ a devrettiğini, diğer davalı ....... Şti’deki hissesini ise ...’a devrettiğini, davacının bu hisseleri bedelsiz devrettiğini iddia etmişse de bunu ispatlayacak hiçbir delil öne süremediğini, TTK’daki tüm şekil şartlarına uygun olarak hisse devirleri gerçekleştirilmiş olup devirlerin davacının kendi hür iradesi ile yapıldığını, yapılan tüm devir işlemlerinin, şirket ana sözleşmesi ve yasalara uygun olarak gerçekleştirildiğini, edimler arasında dengesizlik bulunmadığını, hisse devirlerinin usulüne uygun olarak alınan ortaklar kurulu kararıyla şirket pay defterine işlendiğini ve pay devrinin tamamlandığını, davacının hisse devirlerini kendi isteğiyle, tüm pay bedelleri karşılığını alarak yaptığını, davacının muvazaa iddiasının gerçek olmadığını, 1993 yılından itibaren yapmış olduğu hisse devirlerine ilişkin 2018 yılının sonuna kadar hiçbir şekilde itiraz sunmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı .... Şirketi ile davalı .... Şirketi ' ndeki hisselerini boşanma davası sebebiyle eşinden mal kaçırma amacıyla muvazaalı ve bedelsiz olarak davalılardan ... ' a devrettiği iddiası ile ilgili olarak iddianın ileri sürülüş biçimine göre ve ayrıca dava dilekçesinde de belirtildiği üzere taraflar arasındaki hukuki ilişkinin inanç sözleşmesinden kaynaklandığı ve taraf muvazaasına dayandığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas, 1947/6 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere söz konusu talep yönünden davanın ancak yazılı belge ile kanıtlanabileceği, davacı tarafça bu hususta herhangi bir yazılı belge sunulmadığı, davacı tarafça tanık deliline dayanıldığı ancak davalı tarafın davacının tanık dinletilmesi talebine muvafakat etmediği, talep yönünden davacı tarafça yemin deliline de dayanıldığı, davalıların yapılan hisse devirlerinin hisse devrine yönelik olduğu, muvazaalı herhangi bir işlem söz konusu olmadığına ilişkin usulüne uygun yemin eda ettiği, yeminin kesin delil niteliğinde bulunduğu, davacının hisse devirlerinin bedelsiz olduğu iddiasının da hisse devirlerine ilişkin Torbalı 2. Noterliği ' nin 24/09/2014 tarih , 7941 nolu " Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi " ile Torbalı 2. Noterliği ' nin 24/09/2014 tarih , 7940 nolu " Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi " ndeki " Devir bedelini kendisinden nakten ve tamamen aldım " ibareleri göz önüne alındığında yine yazılı belge ile ispatının gerektiği, davacı tarafça bu hususta da yazılı delil ibraz edilmediği, davacının tanık dinletme talebine davalıların muvafakat etmediği, davalıların hisse devirlerinin bedelinin ödendiğine ilişkin de usulüne uygun yemin eda ettiği, yeminin kesin delil niteliğinde bulunduğu, bu hususlar göz önüne alındığında davacının davalı ..... A.Ş. ...... Şti.nde ve ...... Şti.nde % 25 hissedar olduğunun tespitine ve davalı...... AŞ. de.....'ın % 25 hissesinin iptali ile davacıya devrine, .... Şti.nde ...'ın %25 hissesinin iptali ile davacıya devrine ve ..... Şti.de....'ın %25 hissesinin iptali ile davacıya devrine, bu devirlerin davalı şirketlerin pay defterine kaydı ile ticaret siciline tesciline karar verilmesine yönelik talepleri yönünden davasını ispat edemediği, davacının davacı ve davalılar adına kayıtlı tüm varlığının davacı ile birlikte diğer 3 kardeşine eşit hisse ile ait olduğu, taraflar adına kayıtlı tüm mal varlığı ile ilgili olarak taraflar arasında mal varlığı paylaşım protokolü yapıldığı ancak protokolün gereklerinin yerine getirilmediği iddiaları yönünden de davanın niteliği ve dava değeri göz önüne alındığında iddiaların yazılı delil ile ispatının gerektiği, davacı tarafça sunulan 12/09/2018 tarihli imzasız " Mal Paylaşım Ve Ayrılma Protokolüdür " yazılı belgenin yazılı delil niteliğinde olmadığı gibi yazılı delil başlangıcı niteliğinde de olmadığı, davacının tanık dinletme talebine davalıların muvafakat etmediği, bu talepler yönünden de davacı tarafça yemin deliline de dayanıldığı, davalıların davacı ve davalıların adına kayıtlı tüm mal varlığının kim adına kayıtlı ise ona ait olduğu, hazine arazilerinin kullanım hakkının da şirkete ait olduğu, taraflar arasında mal paylaşımına yönelik herhangi bir protokol yapılmadığına ilişkin usulüne uygun yemin eda ettiği, yeminin kesin delil niteliğinde bulunduğu ve davacının taşınırlar yönünden 2000..... model .... yükleyici , ... model.... ekskavatör , .... model..... ekskavatör , ..... model ...., ...., ..., ...., ....., ..... plaka sayılı araçların davacı adına kayıt ve tesciline, davanın kabulü ile taşınmazlar yönünden .....ilçesi .....Mah..... ada....parsel, .... ilçesi .... Mah.... ada .... parselde kayıtlı tüm taşınmazlar, ...ilçesi ....Mah. ...ada ....parsel ... Blok ....nolu bağımsız bölüm, .... ilçesi.... Mah...., ....,...., .ve ....parsel de kayıtlı tarlanın davacı adına kayıt ve tesciline, taşınır ve taşınmazlar yönünden devir ve tesciline karar verilmesinin fiilen ve hukuken mümkün olması halinde davanın taraflarının toplam öz varlık değerinin 1/4'ünün karar tarihine en yakın toplam değerinin dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı şirketlerin kullanım hakkına haiz olduğu ..... ilçesi .... Mah.....-.....-......... parselde kayıtlı hazine arazileri ve davalıların kullanım hakkı bulunan mahkemece tespit edilecek diğer hazine arazileri ile ilgili olarak ayrı ayrı tüm hazine arazilerinin 1/4'ünün kullanım/irtifak hakkının davacıya ait olduğunun tespiti ile hazine arazilerinin Milli Emlak Genel Müdürlüğü ' nden davacılarca satın alınması halinde bu taşınmazların alış bedelinin 1/4'ü.....tarafından ödenerek satış sonrası bu taşınmazların 1/4'ünün ..... adına tescil edileceğinin tespitine ilişkin talepleri yönelik davasını da ispat edemediği, belirtilerek; davanın reddine, karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, eksik inceleme ile karar verildiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan 25.09.2018 tarihli Uzun Süreli Kira Sözleşmesi, 25.09.2018 tarihli Hazine Arazisi Kullanım Hakkı Verilmesi Ve Araç Devir Sözlesmesi, Torbalı 2. Noterliğinin 25.09.2018 tarih ve 10589 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ve Torbalı 2. Noterliğinin 25.09.2018 tarih ve 10590 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi yazılı belge olup taraflarca imzalandığını, davalılar devir bedelinin ödendiğini iddia ettiğinden ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalı ..... Şti. ile dava dışı..... A.Ş. arasında imzalanan 16.05.2018 tarihli Gayrimenkul Değerleme Hizmet Sözleşmesi, B Seri 187615 sıra numaralı 23.600 TL bedelli fatura ile B seri 187716 sıra numaralı 4.134,99 TL bedelli fatura, Makine değerleme hizmetine dair B seri, 187715 sıra numaralı fatura, Davalı .... Şti.nin muhasebe sorumlusu tarafından mail ile gönderilen tesis, ekipmanlar ve makinelerin listesi ve davalı şirketlerin borcuna dair mail ve borç tablosu ile taraflar arasında mal paylaşım işlemlerine geçildiği, bazı malların davacıya devredildiğinin sabit olduğunu, davalılar vekili 06.04.2023 tarihli duruşmadak"Hisse devri yapılmış ve bedeli ödenmiştir. Ben bunu müvekkillerimden öğrendim" şeklindeki beyanı ile Bu beyanla ispat yükü yer değiştiirdiğini, ispat yükü yer değiştiğine göre eda edilen yemin sonuç doğurmayacağını, dava tarihinden önce taraflarca, mal paylaşımı için davanın taraflarının öz varlık tespitinin yapıldığı, paylaşıma geçildiği, davacıya düşen haciz ve ipotekli olmayan araçların davacıya noterde devredildiği, haciz ve ipotekli araçların bedelsiz kira sözleşmesi ile davacıya teslim edildiği, 1 yıl sonra devredileceğinin kararlaştırıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığını, davadki uyuşmazlığın davadaki uyuşmazlık, 12.09.2018 tarihli mal paylaşım protokolünde yazılı olan davacıya devrine karar verilen ... İlçesi, .... Mah., ..... Ada, ..... Parselde kayıtlı taşınmaz (3.900.000 TL), .... İlçesi,.... Mah.,....Ada, .... parselde kayıtlı tüm daireler (3.565.000 TL), .... İlçesi, ....Mah., ..../.... Parsel, ...,... Blok,.... nolu bağımsız bölüm (275.000 TL),.... İlçesi, ...Mah., .... Parselde kayıtlı tarla (665.000 TL), .....İlçesi,.... Mah., .... Parselde kayıtlı tarla dışında, dava dilekçesinde bunlar haricinde talep edilen .... İlçesi, .... Mah. ... parsel (800.000 TL), 1761 parsel (760.000 TL), .... parsel (415.000 TL), .... parsel (415.000 TL), ..../yeni .... parsel (500.000) ve ....parselde (600.000 TL) kayıtlı taşınmazların davacıya düşüp düşmeyeceği hususunda toplandığını, bilirkişi heyet raporları uyarınca dava tarihi itibariyle davanın taraflarına ait toplam özvarlık değeri 65.096.710,10- TL olup bu tutarın 4'e bölünmesi neticesinde elde edilen değer ise 16.274.177,52-TL olduğunu, 18.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde tescili talep edilen araçların dava tarihi itibariyle toplam değerinin 3.491.000-TL, taşınmazların ise toplam değerinin 12.105.000-TL olduğu tespit edildiğini, davacı adına kayıt ve tescili talep edilen taşınır ve taşınmazların toplam değeri 3.491.000 + 12.105.000 = 15.596.000-TL olduğunu, bilirkişi raporları neticesinde; dava tarihi itibariyle her bir kardeşe düşen özvarlık değeri 16.274.177,52-TL olarak tespit edildiğinden davacıya protokolde verilenler dışında, dava dilekçesinde talep edilen .... İlçesi,..... Mah..... - ... -... - .... - ... ve.... parselde kayıtlı taşınmazları da istemesi adil ve hakkaniyetli olduğunu, davada taraflar mal paylaşım protokolünde adil bir paylaşım yapamadıklarından bu paylaşımın mahkemece yapılması talep edildiğini, taleple bağlılık kuralı gereği tahkikatın bitirilerek bu tutara karşılık dava dilekçesi sonuç ve istem bölümünde yazılı taşınır ve taşınmazların müvekkil adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile davanın redine karar verildiğini, davacının hisse devirlerinin onayına dair, davalı şirketlerin yönetim kurulu kararı altındaki imzaların davacıya ait olmadığına ilişkin suç duyurusu hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararına karşı yapılan itirazlarımız kabul edilerek soruşturmanın genişletilmesine karar verildiğini, davanın tespit yada alacak davası olmadığını, taraflar arasında yapılan mal paylaşımında, davacıya verilmesi gereken taşınmazlar, davalılarca eksik verilmek istendiği için açılan, özvarlık değerinin tespiti ile dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde talep edilen taşınır ve taşınmaz malların davacıya düşüp düşmeyeceğinin belirlenmesi ve düşüyorsa bu taşınır ve taşınmaz malların müvekkil adına kayıt ve tescili olduğunu, tedbir kararları çerçevesinde davacının haklılığını zaten yaklaşık ispat eden davacıya yemin delilinin hatırlatılması fiili duruma uygun olmadığını, dava tarihinden önce, 6 ay süre ile taraflar arasında mal paylaşım görüşmeleri yapıldığını, bu paylaşım çalışmaları için davalı ..... Şti. tarafından taraflara ait tüm taşınır ve taşınmaz malların kıymet takdirleri yapıldığını, davalılar tarafından davacıya paylaşıma esas taraflara ait aktif mal varlığı, borç listesi mail ile bildirildiğini, davacıya verilmesi kararlaştırılan üzerinde haciz veya ipotek olmayan araçlar Noterde davacıya bedelsiz devredildiğini, haciz ve ipotekli araçlar ise bedelsiz kira sözleşmesi ile davacıya teslim edildiğini, bu sözleşmede haciz ve ipoteklerin kaldırılarak en geç 1 yıl sonra araçların müvekkile devredileceği kararlaştırıldığını, davacıya davalılar tarafından her ay 6.000 TL kar payı ödendiğine dair hesap özeti bulunduğunu, Hayata geçirilen mal paylaşım protokolü ile de müvekkilin taşınır ve taşınmazlarda hak sahibi olduğunu, davacıya ait ....İli,.... İlçesi,.... Mah., .... ada, ....parsel,..... kat .... blok .... nolu bağımsız bölüm ile ... kat, ...blok... nolu bağımsız bölüm ile .... kat ...blok ... nolu bağımsız bölüm ile ... kat, .... blok .... nolu bağımsız bölüm ile .... blok ..... nolu bağımsız bölüm ve ..... kat ....blok ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı 6 adet taşınmaz 2002 yılından beri davalı şirketler tarafından şirket merkezi olarak kullanıldığını, davacının fiili durumda şirketlere ortak olduğunu, 2018 yılında yazılı sözleşme ile davacıya teslim edilen 15 adet kamyon ve iş makinelerinden de davalılar kira almadığını, davalıların dava dilekçesinde iddia olunan hususlarda isticvap edilmesi gerektiğini, tanıkların dinlenmediğini, Yeminin hatırlatılması ile ilgili ara karardan rücu talebinin reddi üzerine tarafımızca 09.03.2023 tarihli dilekçe ile davalılara usulüne uygun yemin davetiyesi çıkartılması talebinde bulunulmuş ve 33 soruluk yemin metninin sunulduğunu, mahkemece tebliğ edilen yemin metnindeki sorular haricinde uyuşmazlık dışı, sarih ve net olmayan sorular sorulduğunu, mahkemece re'sen hazırlanan yemin metni maddi gerçeğin bulunmasına engel olduğunu, Torbalı 2. Noterliğinin 24.09.2014 tarih 7942 ve 7943 yevmiye numarasıyla tasdik edilen genel kurul kararlarında, müvekkil .... ismi altına atılan imzaların müvekkile ait olmadığı grafoloji uzmanı .... tarafından tanzim edilen 04.03.2019 tarihli "imza incelemesine dair uzman görüşü" ile sabit olduğunu, 04.12.2020 tarihli Uzmanlık Raporunda dâhi 12054 yevmiye numaralı 2013/3 sayılı kararın bulunduğu 3. sayfadaki imzanın davacı ....'A ait olmadığı tespit edildiğini, noterde hisse devir sözleşmeleri 24.09.2014 tarihinde yapılmış olmasına rağmen kurul onayları hisse devrinden önce 22.09.2014 tarihinde yapıldığını, davalı şirketlerin hisse devrinin onayına dair kararları sahte olduğunu, davacının 25.09.2018 tarihinden beri kendi payına düşen araçları ve iş makinelerini kullandığını, tapuda kendi adına kayıtlı taşınmazların dâhi kira bedelleri davalılar tarafından tahsil edildiğini, dava tarihinden sonra müvekkil dışındaki diğer kardeşler arasında da mal paylaşımı yapıldığını, belirterek; kararın kaldırlmasını talep etmiştir.
Davalılar vekilli davacının istinaf başvurusnun yerinde olmadığından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, şirket ortakılığına dayalı davalılar adına kayıtlı taşınır taşınmaz mal varlığının tescil ve alacak istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2.Bilindiği üzere, yemin bir tarafın mahkeme önünde belirli bir vakıanın doğruluğu konusunda yasanın öngördüğü şekilde yaptığı beyandır. İspat yükü altında bulunan taraf delil listesinde bulunması koşuluyla uyuşmazlığı çözüme bağlayıcı bir vakıa hakkında hasmına yemin teklifinde bulunabilir. Yemin, son çare olarak başvurulan bir delildir. Başka bir deyişle, yemin deliline başvurabilmek için öncelikle yemin önerisinde bulunanın ileri sürdüğü diğer delillerin incelenmesi ve bunların yeterli olmadığının anlaşılması gerekir. Bu nedenle tüm deliller toplanıp değerlendirilmeden mahkemece davacıya yemin teklif edilmesine bir sonuç bağlanamaz.
3.Bu çerçevede, ilk derece mahkemesi tarafından davacının davalı şirketlerin ortağı iken boşanma davası nedeniyle şirket hisselerini bedelsiz olarak geri verilmek üzere davalılara devir ettiğini olgusuna yönelik ileri sürdüğü iddialar esasta inançlı işlem niteliğinde olduğundan inançlı işlem iddiası ancak yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı yoksa ikrar, yemin gibi kesin delillerle ispat edilebilecek olup taraflar yakın akraba olsalar dahi inanç ilişkisinin varlığının tanıkla kanıtlanamayacak olması nedeniyle, hisse devir sözleşmesinin tarafı olan davalı hissedarlardan sadır olan yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir delil de sunulmadığından davacının yazılı şekilde yapılan hisse devir sözleşmesine yönelik iddiaları hakkında tanık dinlenmesi mümkün olmadığından bu isteme yönelik tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiş olması yerinde ise de; özellikle, davacının delil olarak dayandığı imzasız protokole ilişkin, protokole taraf olan yakın akrabalar yönünden protokol hükümleri kapsamında ileri sürülen iddialara yönelik olarak 6100 sayılı HMK'nın 203/1-a maddesi gereğince tanık dinlenmesi mümkün olduğundan, bu hususta ifa edilen yemin beyanına üstünlük tanınarak, davacının delilleri tam olarak toplanmaksızın, hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmek suretiyle yargılama yapılıp davanın reddine karar verilmiş olmasında hukuki isabet görülmemiştir.
4.Bunun ötesinde davacının delil olarak dayandığı imzasız protokol çerçevesinde varılan mutakabat doğrultusunda, bir kısmın mal varlığının kendisine devredildiğini, bir kısım mal varlığı üzerinde ise haciz ve tedbir şerhleri olduğundan devir yapılamasına hukuki ve fiili engel bulunması nedeniyle devir yapılamaması nedeniyle bu mal varlığının devir amacına yönelik kira ve devir sözleşmeleri düzenlendiğini belirterek, protokolün yürürlüğe konulduğunu ileri sürmüş ise de ilk derece mahkemesi tarafından davacının bu iddiası doğrulusunda söz konusu protokolün taraflarca benimsenmek suretiyle uygulanıp uygulanmadığı hususunda herhangi bir inceleme ve değerlendirme de yapılmadığından davalıların sorumluluğunun tespiti konusunda yapılan araştırma eksiktir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.
5.Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından, davacının delil olarak dayandığ imzasız protokole taraf olan yakın akrabalar yönünden ileri sürülen iddialara yönelik olarak ispat yükü üzerinde bulunan davacının tanıkların usulüne uygun davetiye ile celp edilerek dinlenmesini müteakip davacı ve diğer taraflara yapılan devirler ve davacının delil olarak dayandığı kira ve devir sözleşmeleri ile tüm delillerin birlikte değerledirilerek, gerekiyorsa bu hususta bilirkişi incelemesi de yaptırılması suretiyle söz konusu protokolün tüm taraflarca benimsenmek suretiyle fiilen uygulanıp uygulanmadığı, yürürlüğe konulup konulmadığı, bu protokol kapsamında davacının talepte bulunup bulunamayacağı değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek, davacının tüm taleplerini karşılayacak ve infaza elverişli şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06/07/2023 gün ve 2018/1125 Esas - 2023/539 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.